Close Menu
Nur Divanı
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Soru- Cevap
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Son Eklenenler

Cennette nimet getirilir, sen zahmet etmezsin

Nisan 20, 2026

Cennet nimetlerinden sıkılmak yoktur

Nisan 20, 2026

Cennet rızkının dört büyük sırrı

Nisan 20, 2026
Facebook Instagram YouTube X (Twitter) TikTok
Nur Divanı
Facebook X (Twitter) Instagram
Pazartesi, Nisan 20
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Soru- Cevap
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Nur Divanı
Ana Sayfa»Kur'an'dan İnciler
Kur'an'dan İnciler

Cennet bir hak mı, bir lütuf mu?

0
By Nur Divanı on Nisan 20, 2026 Kur'an'dan İnciler

Kur’ân-ı Kerîm’de Cennet’in müjdelendiği “وَبَشِّرْ” ifadelerinde çok ince, derin bir mana saklıdır. Zahirde bu kelime, sadece bir müjde verme gibi anlaşılabilir. Fakat dikkatle bakıldığında, bu tabirin arkasında Cennet’in mahiyetine ve ibadet–mükâfat ilişkisine dair büyük bir hakikat gizlidir.

Üstad Bediüzzaman Said Nursî, İşârâtü’l-İ‘câz’da bu inceliğe işaret ederek şöyle der.

Beşaret” tabiri; Cennet’in, Cenab-ı Hakk’ın fazl-ı kereminden bir hediye-i İlahiye olup, amelin ücreti mukabilinde vâcib bir hak olmadığına işarettir. Çünki hak ve ücretin verilmesi, beşaretle tabir edilemez. Buna binaen yapılan ibadet, Cennet için olmamalıdır. İşarat-ül İ’caz – 148

“Beşaret” tabiri, Cennet’in Cenâb-ı Hakk’ın fazl u kereminden bir hediye-i İlâhiye olduğunu gösterir. Yani Cennet, kulun yaptığı amellere karşılık zorunlu bir ücret değildir. Çünkü ücret, hak edene verilir; müjde ise lütfedilene verilir.

Meselâ bir işçi düşün: Gün boyu çalışır, akşam maaşını alır. Bu bir haktır; kimse buna “müjde” demez. Ama patronu işçisine, yaptığı işten çok daha büyük bir ihsanda bulunsa bu artık ücret değil, lütuf ve ihsandır.

Yahut bir talebe düşün: Dersine çalışır, sınavı geçer. Aldığı not, emeğinin karşılığıdır.
Fakat hocası, onu beklemediği bir şekilde ödüllendirir, ona fazladan bir ihsan verir. Bu, artık hak değil; bir ikramdır.

Aynen bunun gibi, insanın ibadeti de: Sınırlıdır, kusurludur, eksiktir.  Buna karşılık verilen Cennet ise: Sonsuzdur, kusursuzdur, ebedîdir.

Sınırlı bir amel, sonsuz bir Cennet’in karşılığı olamaz. Demek ki Cennet, bir ücret değil; rahmetin hediyesidir.

Bu sebeple ibadet, Cennet’i kazanmak için değil; Allah’ın rızasını elde etmek için yapılmalıdır. Cennet ise bu rızanın bir neticesi olarak verilen bir müjdedir.

Tebşirin sîga-i emir kıyafetiyle zikri, tebliğin takdirine işarettir. Çünki Resul-ü Ekrem (A.S.M.) tebliğe memurdur, tebşire mükellef değildir. Takdir-i kelâm: “Müjdeleyerek tebliğ et” demektir.

“Tebşir”in emir sigasıyla zikredilmesi, zahirde bir müjde verme emri gibi görünse de hakikatte daha derin bir manaya işaret eder. Çünkü Resûl-i Ekrem (A.S.M.)’ın asıl vazifesi müjde vermek değil, tebliğ etmektir. Yani hakikati olduğu gibi insanlara ulaştırmaktır. Müjde ise bu tebliğin içinde yer alan bir üslup, bir anlatım tarzıdır.

Bu sebeple burada takdir edilen mana şudur: “Hakikati tebliğ et; fakat bunu müjdeleyerek yap.”

Meselâ bir doktor düşün: Hastasına sadece hastalığı söylemekle kalmaz, aynı zamanda iyileşme ümidini de verir. Çünkü kuru bir bilgi, kalbi daraltır; müjde ile verilen hakikat ise kalbi açar.

Yahut bir öğretmen düşün: Talebesine sadece eksiklerini söylemez; aynı zamanda başarabileceğini de hatırlatır. Çünkü müjde, insanı harekete geçirir.

Aynen bunun gibi, Peygamber Efendimiz (A.S.M.) de:

  • Sadece hüküm bildiren değil
  • Aynı zamanda ümit veren
  • Kalpleri açan bir tebliğle gönderilmiştir
📥 PDF İndir
cennet
Paylaş: Facebook Twitter Email Telegram WhatsApp Copy Link
Önceki KonuAllah hakkında “كَانَ” ne ifade eder?
Sonraki Konu Cennet neden “Cennetler” diye anlatılır?

İlgili Konular

Kur'an'dan İnciler

Cennette nimet getirilir, sen zahmet etmezsin

Kur'an'dan İnciler

Cennet nimetlerinden sıkılmak yoktur

Kur'an'dan İnciler

Cennet rızkının dört büyük sırrı

Yorum Ekle
Yorum Yap Yanıtı İptal Et

Kur'an'dan İnciler içerikleri
  • Kur’an’da Allah niçin biz diyor ben demiyor?
  • Günahların sevaba çevrilmesi ne demektir?
  • Namaz insanı günahlardan nasıl alıkoyar?
  • Ataların günahına razı olanlar da sorumlu olur mu?
  • İnsan kaybolur, ateş ağlar!
  • “Dinde zorlama yoktur” ayeti nasıl anlaşılmalı?
  • Amelin sonuna ulaşamayan sevabını kaybeder mi?
  • Kur’ân’a göre günahın sorumluluğu kime aittir?
  • Günah dağ gibi olsa da Allah’ın rahmeti ondan büyüktür
  • Zikir sadece dil ile mi yapılır?
  • Yanlış insanları takip etmenin sonu nedir?
  • Melekler insanın fesat çıkaracağını nasıl bildi?
  • Kur’an’da yeryüzü mü önce yaratıldı, gök mü?
  • Hz. Âdem’in ağaca yaklaşması günah mı, hikmet mi?
  • Can mı önce, mal mı? Kur’ân’daki tertibin hikmeti
  • Allah hakkında kullanılan “kâne” fiilinin manası
  • Kasten mümini öldürenin hükmü ve tevbesi
  • Allah mekân ve cihetten münezzehtir
  • Ruhun bedenle ölmediğinin delili
  • Yalandan şeytan bile utanır
  • Şeytanla barış olmaz
  • Allah gizliyi getirir
  • Kalbi diriltmek için nefsin dört kuşunu öldür
  • Neden Hz. İbrahim’e (a.s.) hemen, Hz. Uzeyr’e (a.s.) yüz yıl sonra?
  • İyiliğin reklamı, fakirin mahcubiyeti
  • Hz. İsa (as) yakında insanlarla konuşacak
  • Kur’ân’a göre imanda delilin önemi
  • Delil yakîni artırır
  • Kur’an’ın icazı onun lafızlarında parlar
  • Kur’ân’ın nazmındaki mucize
  • Kıble meselesi vahy-i gayr-i metlûvu ispat eder
  • Kur’ân’ı anlamak için sünnet gerekli mi?
  • Kapılar kapanınca başlayan imtihan
  • Allah demedikçe
  • İmanınız size ne kötü şey emrediyor!
  • İlmiyle konuşup hâliyle yalanlayanlar
  • Namaz ağırsa, kalbi yokla
  • Cumartesi ashabı ve bugünün insanları
  • Karun gibi yükselenler, Karun gibi batar
  • Cennet bir ücret değil, ilâhî bir müjdedir
  • Mânâdaki yakınlığın lafızlardaki tecellisi
  • Hatırlanmak mı, unutulmak mı?
  • Peygamberleri inkâr etmeyiz; derecelerini de inkâr etmeyiz
  • Şeâire saygı, takvanın alametidir
  • Kur’ân’ın hitabındaki hayret veren incelik
  • Kur’ân neden “Yâ Benî İsrâil” der?
  • İsa’nın misali Âdem’in misali gibidir
  • Neden lânetleşmeye cesaret edemediler?
  • “Zallâm” denmesi, Allah hakkında zulme kapı açar mı?
  • Allah gökleri ve yeri neden altı günde yarattı?

Nur Divanı, Risale-i Nur’u sadece okumak için değil; anlamak, hazmetmek ve hayata taşımak için kurulmuş bir izah platformudur. “Anlaşılmaz bir kitap muallimsiz olsa, manasız bir kâğıttan ibaret kalır.” Bu sebeple metinler; şerh ve izahlarla açılır, mânânın zihne ve kalbe yerleşmesi hedeflenir.

Facebook X (Twitter) Instagram YouTube TikTok
Son Yazılar
  • Cennette nimet getirilir, sen zahmet etmezsin
  • Cennet nimetlerinden sıkılmak yoktur
  • Cennet rızkının dört büyük sırrı
  • Cennet neden “Cennetler” diye anlatılır?
  • Cennet bir hak mı, bir lütuf mu?
Risale-i Nur Cümle İzahları
  • Risale-i Nur
  • Sözler
  • Lem’alar
  • Mektubat
  • Şualar
  • Mesnevî-i Nuriye
Takip Edin
  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram
  • YouTube
  • TikTok
© 2026 Feyyaz Medresem - Maddi çıkar gözetilmemesi şartıyla tüm içeriği kaynak göstererek paylaşabilirsiniz.
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • RİSALE OKU

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.