Close Menu
Risale-i Nur
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
    • Risale-i Nur Dinle
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Sorular Cevaplar
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Son Eklenenler

Mülk Suresinde ölümün hayattan önce zikredilişi

Ağustos 23, 2026

Beşinci Reşha: Arkadaş! Şu zat-ı nurani (asm) mürşid-i imanî, Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm bak

Ağustos 23, 2026

Dördüncü Hastalık: “Sû-i zan”dır.

Ağustos 22, 2026

Nur Divanı, Risale-i Nur’u sadece okumak için değil; anlamak, hazmetmek ve hayata taşımak için kurulmuş bir izah platformudur. “Anlaşılmaz bir kitap muallimsiz olsa, manasız bir kâğıttan ibaret kalır.” Bu sebeple metinler; şerh ve izahlarla açılır, mânânın zihne ve kalbe yerleşmesi hedeflenir.

Facebook X (Twitter) Instagram YouTube TikTok
Facebook Instagram YouTube X (Twitter) TikTok
Risale-i Nur
Facebook X (Twitter) Instagram
Pazar, Ağustos 23
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
    • Risale-i Nur Dinle
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Sorular Cevaplar
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Risale-i Nur
Ana Sayfa»Kur'an'dan İnciler»Ayetlerdeki İncelikler
Kur'an'dan İncilerAyetlerdeki İncelikler

Allah demedikçe!

46 0
By Nur Divanı on Mart 13, 2026 Ayetlerdeki İncelikler

Zindan… Taş duvarların arasında geçen uzun geceler… Sessizliğin içinde yalnız bir kalp ve yalnız bir dua… Hazret-i Yûsuf (aleyhisselâm) o dar hücrede yalnız değildi. Onunla beraber sabır vardı, teslimiyet vardı ve Rabbine yönelen bir kalbin derin niyazı vardı.

Bir gün zindandan çıkacak gibi görünen bir kapı aralandı. Zindandaki iki mahkûmdan biri serbest kalacaktı. Hazret-i Yûsuf (a.s) ona döndü ve şöyle dedi:  اُذْكُرْنِي عِنْدَ رَبِّكَ  “Efendinin yanında beni an.”

وَقَالَ لِلَّذ۪ي ظَنَّ اَنَّهُ نَاجٍ مِنْهُمَا اذْكُرْن۪ي عِنْدَ رَبِّكَۘ فَاَنْسٰيهُ الشَّيْطَانُ ذِكْرَ رَبِّه۪ فَلَبِثَ فِي السِّجْنِ بِضْعَ سِن۪ينَۜ۟

Ve (Yûsuf) doğrusu içlerinden kurtulacak olanın o olduğunu zannettiği kimseye: “Efendinin yanında beni an! (Umulur ki beni bu durumdan kurtarır)” dedi. Fakat şeytan ona, efendisine anmayı unutturdu da (Yûsuf) senelerce zindanda kaldı.
(Yûsuf, 42)

İşte bu hadise büyük ariflerin kalbinde derin bir ibret bırakmıştır. Büyük zahid Mâlik bin Dînâr bu kıssayı anlatırken şöyle bir rivayet nakleder: Hazret-i Yûsuf (a.s) o anda bir kula yönelince Rabbinden bir ikaz geldi ve zindan müddeti uzadı.

Bunu işiten tâbiînin büyük imamı Hasan-ı Basrî her defasında gözyaşlarını tutamaz ve şöyle derdi: “Başımıza bir sıkıntı gelince hemen insanlara koşuyoruz. Bu hâlimizle âkıbetimiz ne olacak?

Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) de bu kıssayı hatırlatarak şöyle buyurmuştur:

“Allah kardeşim Yûsuf’a rahmet etsin! Eğer o şarabdâra: ‘Efendinin yanında beni an’ demeseydi, zindanda daha uzun süre kalmayacaktı.”

Peygamberlerin makamı son derece yüksek olduğu için, onlardan beklenen tevekkül derecesi de çok daha yücedir.  Bu sebeple bazı âlimler, Hazret-i Yûsuf’un bu sözünü günah olarak değil; o yüksek makama tam uygun düşmeyen, daha yüksek bir tevekkül derecesine nazaran eksik görülen bir hâl olarak değerlendirmişlerdir. Mesele, peygamberlerin eriştiği tevekkül ve teslimiyet makamının inceliğidir.

Bu yüzden bazı büyük âlimler şöyle ifade etmişlerdir: Peygamberlerin makamı çok yüksek olduğu için, onların hayatında en küçük bir hal bile ilâhî terbiyeye vesile olur. Peygamberlerin yüce makamı düşünüldüğünde “bizim için evlâ olanı, onların terk etmesi” şeklinde değerlendirilir.

Ve bu hâdise bir ceza değildir. Peygamberlerin hayatındaki imtihanlar azap değil, terfi vesilesidir. Onların çektiği sıkıntılar: kalplerini saflaştıran bir rahmet, derecelerini yükselten bir lütuf, Rablerine yakınlaştıran bir ikramdır.

Kur’ân da bu hâdiseyi anlatırken Yûsuf (a.s)’ın zindanda kalmasını şöyle bildirir:

فَأَنْسَاهُ الشَّيْطَانُ ذِكْرَ رَبِّهِ فَلَبِثَ فِي السِّجْنِ بِضْعَ سِنِينَ
“Şeytan ona efendisinin yanında Yûsuf’u anmayı unutturdu. Böylece Yûsuf zindanda birkaç yıl daha kaldı.”
Yûsuf Suresi 42. Ayet

Ey Nefsim!

Hazret-i Yûsuf’un (aleyhisselâm) zindanını dinliyorsun… Onun sabrını anlatıyorsun… Onun tevekkülünü övüyorsun… Ama kendi hâline hiç bakıyor musun?

O büyük peygamber, bir anlık sebebe yöneliş sebebiyle yıllarca daha zindanda kaldı diye ibret alıyorsun; fakat sen başına küçük bir sıkıntı gelince hemen insanlara koşuyorsun.

Bir kapı kapanınca hemen başka bir kapı arıyorsun. Bir iş zorlaşınca hemen bir insana tutunuyorsun. Bir darlık gelince hemen sebeplere sarılıyorsun.

Peki ey nefsim! Ne zaman Allah diyeceksin? Ne zamana kadar kurtuluşu insanlarda arayacaksın? Ne zamana kadar kalbin sebeplere dayanacak?

Unutma! Allah demedikçe kesretin zindanında mahkûm kalır, vahdetin sultanına ulaşamazsın.”

📥 PDF İndir
Paylaş: Facebook Twitter Email Telegram WhatsApp Copy Link
Önceki KonuKur’ân’ın nazmındaki mucize
Sonraki Konu Mânâdaki yakınlığın lafızlardaki tecellisi
Yorum Ekle
Yorum Yap Yanıtı İptal Et

Ayetlerdeki İncelikler içerikleri
  • Günah dağ gibi olsa da Allah’ın rahmeti ondan büyüktür
  • Can mı önce, mal mı? Kur’ân’daki tertibin hikmeti
  • Allah hakkında kullanılan “kâne” fiilinin manası
  • Ruhun bedenle ölmediğinin delili
  • Kur’an’ın icazı onun lafızlarında parlar
  • Kur’ân’ın nazmındaki mucize
  • Allah demedikçe!
  • Mânâdaki yakınlığın lafızlardaki tecellisi
  • Kur’ân’ın hitabındaki hayret veren incelik
  • Kur’ân neden “Yâ Benî İsrâil” der?
  • Allah gökleri ve yeri neden altı günde yarattı?
  • Hz. Süleyman (a.s) neden kendi ismini, Allah’ın isminden önce zikretti ?
  • Ya kapı bağışa, ya bağış kapıya uygun olmalı
  • Neden “Rabbi’l-Âlemîn” Denildi?
  • اِنَّ ile hükmün tahkiki
  • Hidayet-i İlahî, bir burak olup mü’minlere gönderilmiştir.
  • Allah ümit eder mi? “لَعَلَّ”ın hakikati
  • Allah hakkında “كَانَ” ne ifade eder?
  • Hidayette olan neden “İhdinâ” der?
  • Fâtiha’da neden “Ben” değil “Biz” denir?
  • Kur’an karıncalar için neden ezilme demedi?
  • Tevbe kelimesi, Allah ve kul ile vasfedildiğinde mana ne olur?
  • Hüküm Allah’ındır ayeti dünyada ve ahirette nasıl anlaşılmalıdır?
  • O’na döndürüleceksiniz hitabının manası nedir?
  • Mülk Suresinde ölümün hayattan önce zikredilişi
Nur Divanı, Risale-i Nur’u sadece okumak için değil; anlamak, hazmetmek ve hayata taşımak için kurulmuş bir izah platformudur. “Anlaşılmaz bir kitap muallimsiz olsa, manasız bir kâğıttan ibaret kalır.” Bu sebeple metinler; şerh ve izahlarla açılır, mânânın zihne ve kalbe yerleşmesi hedeflenir.
Son Yazılar
  • Mülk Suresinde ölümün hayattan önce zikredilişi Ağustos 23, 2026
  • Beşinci Reşha: Arkadaş! Şu zat-ı nurani (asm) mürşid-i imanî, Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm bak Ağustos 23, 2026
  • Dördüncü Hastalık: “Sû-i zan”dır. Ağustos 22, 2026
  • Onuncu Deva Ağustos 18, 2026
  • Üçüncü Hastalık: “Gurur”dur. Ağustos 14, 2026
Risale-i Nur Cümle İzahları
  • Risale-i Nur
  • Sözler
  • Lem’alar
  • Mektubat
  • Şualar
  • Mesnevî-i Nuriye
Takip Edin
  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram
  • YouTube
  • TikTok
© 2026 Feyyaz Medresem - Maddi çıkar gözetilmemesi şartıyla tüm içeriği kaynak göstererek paylaşabilirsiniz.
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • RİSALE OKU

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.