“Kâne” Fiilinden Doğabilecek Yanlış Anlamın Giderilmesi
Cenâb-ı Hak şöyle buyurur:
وَكَانَ اللّٰهُ عَفُوًّا غَفُورًا
“Allah çok affedici ve çok bağışlayıcıdır.”
(Nisâ, 4:99)
Arapçada “kâne” fiili zahiren geçmiş zaman ifade eder. Bu sebeple ayeti ilk okuyan kimsenin zihnine şöyle bir yanlış mana gelebilir:
“Sanki Allah önceden affedici ve bağışlayıcı değildi de sonradan böyle oldu.”
Hâlbuki Allah hakkında böyle bir mana düşünmek mümkün değildir. Çünkü Cenâb-ı Hakk’ın sıfatları sonradan kazanılmış değildir; hepsi ezelîdir. Allah ezelden beri Afûv ve Gafûr olduğu gibi ebediyen de öyledir.
Bu sebeple âlimler burada geçen “kâne” fiilinin geçmiş zaman manası için değil, sıfatın sürekliliğini ve sabitliğini ifade etmek için kullanıldığını söylemişlerdir. Yani ayetin manası şudur:
“Allah ezelden beri affedicidir ve bağışlayıcıdır.” Dolayısıyla burada geçmiş zaman manası değil, sıfatın daimi ve değişmez oluşu nazara verilmektedir.
Kur’ân’da buna benzer birçok ifade vardır. Meselâ:
Kur’ân’da “كَانَ اللَّهُ …” Kalıpları ve Manaları
| Ayetteki İfade | Türkçe Mana | Verdiği Anlam |
| وَكَانَ اللَّهُ غَفُورًا رَحِيمًا | Allah çok bağışlayıcı ve merhametlidir | Affının ve rahmetinin sürekliliği |
| وَكَانَ اللَّهُ عَلِيمًا حَكِيمًا | Allah her şeyi bilen ve hikmet sahibidir | İlminin ezelî ve kuşatıcı oluşu |
| وَكَانَ اللَّهُ سَمِيعًا بَصِيرًا | Allah işiten ve görendir | Her şeyi sürekli işitmesi ve görmesi |
| وَكَانَ اللَّهُ عَزِيزًا حَكِيمًا | Allah mutlak galip ve hikmet sahibidir | Kudret ve hikmetinin daimiliği |
| وَكَانَ اللَّهُ عَفُوًّا غَفُورًا | Allah çok affedici ve bağışlayıcıdır | Günahları affetmesinin genişliği |
| وَكَانَ اللَّهُ عَلِيًّا كَبِيرًا | Allah yüce ve büyüktür | Ulviyet ve azametinin sabitliği |
| وَكَانَ اللَّهُ لَطِيفًا خَبِيرًا | Allah çok latif ve her şeyden haberdardır | Gizli şeyleri bilmesi |
| وَكَانَ اللَّهُ قَوِيًّا عَزِيزًا | Allah çok güçlü ve mutlak galiptir | Kudretinin mutlaklığı |
| وَكَانَ اللَّهُ غَنِيًّا حَمِيدًا | Allah zengin ve övülmeye layıktır | Hiçbir şeye muhtaç olmaması |
| وَكَانَ اللَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمًا | Allah her şeyi bilendir | İlminin her şeyi kuşatması |
| وَكَانَ اللَّهُ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرًا | Allah her şeye kadirdir | Kudretinin sonsuzluğu |
| وَكَانَ اللَّهُ وَلِيًّا نَصِيرًا | Allah dost ve yardımcıdır | Müminlere yardımının sürekliliği |
Bu ayetler de Allah’ın sonradan âlim veya hakîm olduğunu değil; ezelden beri bu sıfatlara sahip olduğunu bildirir.
Böylece ayetteki “kâne” ifadesi, Allah’ın sıfatlarının değiştiğini değil; bilakis onların ezelî ve daimî olduğunu daha kuvvetli bir şekilde ifade eder.