Kur’ân’ın sık sık:
يَا بَنِي إِسْرَائِيلَ “Ey İsrâiloğulları!”
diye hitap etmesi, sadece bir kavmi isimlendirmek değildir. Bunun içinde ciddi bir mana saklıdır. Çünkü İsrâil, Hz. Yâkub’un lakabıdır. Yani bu hitap aslında şöyle bir mana taşır:
“Ey Yâkub’un evlatları! Ey bir peygamber soyundan gelenler! Ey atanız bir nebi olduğu halde, size bu hâl yakışıyor mu?” Nasıl ki birine: “Sen falan zatın evladı değil misin? Sana bu yakışır mı?” denildiğinde, bu söz hem hatırlatma hem tariz taşırsa; Kur’ân’ın bu hitabı da böyledir.
Özellikle nimetlerin sayıldığı, ahitlerin hatırlatıldığı ayetlerde bu mana çok açıktır:
Yani mana: “Ey Yâkub’un torunları! Atanız Allah’a teslim olmuş bir kul ve büyük bir peygamberdi. Siz onun soyundan geldiğiniz halde nasıl haktan yüz çevirirsiniz?”
Böyle bir soya mensup olduğunuz halde nankörlük, isyan, tahrif ve peygamberlere karşı gelmek size yakışır mı?” Bu yönüyle “Yâ Benî İsrâil” hitabında hem bir hatırlatma, hem bir ikaz, hem de ince bir tariz bulunmaktadır.