Hipofiz Bezi: Küçük Bir Organ, Büyük Bir İdare
İnsan beyninin içinde yaklaşık 0.5 gram ağırlığında, bezelye tanesi kadar küçük bir organ vardır: hipofiz bezi. Görünüşte küçücük bir et parçası olan bu bez, bedenin en hayati merkezlerinden biri olarak yaratılmıştır. Çünkü vücuttaki birçok sistemi yöneten hormonların sevk ve idaresinde son derece önemli bir vazife görür. Küçük cüssesine rağmen büyük işlere memur edilmiştir.

Bedenin İçindeki Sessiz Yönetim
İnsan aynı anda görür, duyar, konuşur, düşünür, dokunur, hareket eder ve çevresinden gelen uyarıları değerlendirir. Başımızı çevirirken gözümüz görmeye, kulağımız işitmeye, zihnimiz anlamaya devam eder. Elimizi sıcak bir şeye değdirdiğimizde bunu hemen fark ederiz. Karşımızdaki insanın sesini işitir, sözlerini anlayıp cevap veririz.
Bütün bu uyumlu işleyişin arkasında, beden içinde şaşmadan çalışan çok hassas bir haberleşme sistemi vardır. Hipofiz bezi de bu sistemin en önemli merkezlerinden biridir.
Hormonlardaki Kusursuz Düzen
Hipofiz bezi, çeşitli hormonların salgılanması ve yönlendirilmesinde vazife görür. Büyümeden metabolizmaya, su dengesinden üremeye kadar çok sayıda sistem bu düzenle ilişkilidir. Burada en hayret verici nokta şudur: Bu haberleşmede gecikme, karışıklık ve düzensizlik normal şartlarda görülmez. Görme başka vakitte, işitme başka vakitte, dokunma başka vakitte çalışmaz. Her şey yerli yerinde, tam zamanında ve büyük bir uyum içinde gerçekleşir. Bu da, bedenimizde son derece hassas bir ölçü ve denetim bulunduğunu gösterir.
Küçücük Bir Parça Bunu Kendiliğinden Yapabilir mi?
Şimdi düşünelim: Sadece 0.5 gram ağırlığındaki bir et parçası, nasıl oluyor da bütün bedenle ilgili böylesine hassas bir yönetimde rol alıyor?
Kendisi protein, su ve yağdan oluşan şuursuz bir doku parçası, bu kadar farklı vazifeyi kendi bilgisiyle yapabilir mi?
Hangi hormonun ne zaman salgılanacağını, nereye etki edeceğini, ne kadar çalışacağını kendisi bilebilir mi?
Elbette hayır. Çünkü o bezin ne aklı vardır, ne şuuru vardır, ne de bağımsız bir kudreti vardır.
Fiilin Hakiki Faili
Hipofiz bezi çalışır; fakat onu çalıştıran bezin kendisi değildir. Hormonlar görev yapar; fakat onlara vazife veren hormonların kendisi değildir. Bedenimizdeki bu kusursuz haberleşmeyi kuran, sürdüren ve bir an bile şaşırmadan işleten Allah’tır. Hipofiz bezi sadece ilahi kudretin vazifeli bir memurudur. Hakiki fail, yaratan, yöneten ve her şeyi hikmetle idare eden Allah’tır.
Her Şey O’nun Dilemesiyle
İnsan bedeninde gördüğümüz her hassas denge, Allah’ın kudretinin bir tecellisidir. Ne hipofiz bezi, ne beyin, ne hormonlar, ne de diğer organlar Allah’tan bağımsız bir güce sahip değildir. Hepsi O’nun dilemesiyle çalışır, O’nun emriyle vazife görür. Bedenimizdeki bu düzen, Rabbimizin ilmini, kudretini ve hikmetini açıkça göstermektedir.
Sonuç
Kısacası hipofiz bezi, küçüklüğüne rağmen büyük işlere memur edilen yaratılış harikası bir organdır. Yaklaşık 0.5 gram ağırlığındaki bu bezin bedendeki sayısız sistemi kusursuz bir düzenle etkilemesi, tesadüfle açıklanamaz.
Bu kadar ince ayar, bu kadar kapsamlı bir denetim ve bu kadar şaşmaz bir uyum, ancak sonsuz ilim ve kudret sahibi Allah’ın eseri olabilir.