Vücut Elbisesi: İnsana Biçilen Harika Suret
İnsanın bir yaşındaki elbisesi beş yaşında ona olmaz. Beş yaşındaki elbisesi on yaşında dar gelir. On yaşındaki elbisesi yirmi yaşında artık tamamen küçük kalır. Çünkü insan büyüdükçe dışındaki elbiseler eski ölçüsünü kaybeder. Fakat insanın büyüdükçe daralmayan, gelişmesine engel olmayan, şişmanladıkça genişleyen, zayıfladıkça küçülen çok özel bir elbisesi vardır: vücut elbisesi.

Büyüdükçe Genişleyen Elbise
İnsan çocukluktan gençliğe, gençlikten olgunluğa doğru ilerlerken bedeni de onunla beraber değişir. Derisi genişler, kemikleri uzar, kasları gelişir, yüz hatları değişir, organları büyür. Bu vücut elbisesi ne erken yırtılır, ne gelişmeyi engeller, ne de ölçüsüz şekilde genişler. Her yaşa, her hâle ve her ihtiyaca göre yeniden ayarlanır. Sanki görünmeyen bir terzi, insanın bedenine sürekli yeni ölçü alıyor ve ona en uygun sureti giydiriyor.
Ne Dar Ne Bol: Tam Ölçülü Bir Terzilik
Şimdi düşünelim: Bu elbiseyi kim dikiyor? Beden büyüdükçe deriyi büyüten kimdir? Şişmanlayınca genişleten, zayıflayınca küçülten, yaralanınca tamir eden, yaş ilerledikçe sureti değiştiren kimdir? İnsan kendi derisini kendisi dikmez. Hücrelerine “şimdi çoğalın, şimdi durun, şimdi tamir edin” diye emir veremez. Fakat beden, hikmetli bir ölçüyle büyür, değişir ve hâlden hâle geçer.
Hayvanlarda ve Bitkilerde de Aynı Sanat
Aynı hakikat hayvanlarda da görünür. Bir kuş yumurtadan çıkar, büyür, tüyleri değişir, kanatları güçlenir. Bir yavru ceylan büyür, bedeni koşmaya uygun hâle gelir. Bir kelebek tırtıl hâlinden bambaşka bir surete çevrilir. Bitkilerde de böyledir. Küçücük bir filiz büyür, gövdesi kalınlaşır, yaprakları açılır, çiçek ve meyve elbisesi giyer. Her varlık, kendi hayatına en uygun suretle donatılır.
Suret Veren Kimdir?
Bu kadar canlıya ayrı ayrı şekil veren, her birini kendi vazifesine uygun bedenle yaratan, onları hâlden hâle değiştiren kimdir? Tohuma ağaç elbisesi giydiren, tırtılı kelebeğe çeviren, yavruyu büyüten, insan bedenini yaşına ve hâline göre ayarlayan kimdir? Tesadüf terzi olamaz. Tabiat ölçü alamaz. Sebepler güzellik seçemez. Şuursuz maddeler, canlıya uygun suret dikemez.
Netice
İnsanın üzerindeki en harika elbise, kumaştan yapılan değil; bizzat bedenidir. Bu elbise büyür, değişir, yenilenir, tamir olur ve her hâle uygun şekilde ayarlanır. Ne dar gelir, ne de başıboş bırakılır. İşte bütün insanlara, hayvanlara ve bitkilere en uygun vücut elbisesini giydiren; onları en güzel suretlerle yaratan, hâlden hâle çeviren ve her birine vazifesine uygun şekil veren ancak Allah’tır.