Art arda altı kez atılan bir zarın; önce 1, sonra 2, sonra 3, sonra 4, sonra 5 ve en sonunda 6 gelmesi ihtimali (1/6)⁶, yani 46.656’da birdir. Basit bir zar oyununda bile böyle bir sıralamanın gelmesi son derece düşük bir ihtimaldir.
Şimdi insanın kulağına bakalım… Kulakta altı küçük kemik bulunur. Farz edelim ki bu kemikler tesadüfen meydana geldi. Peki bu kemiklerin, bugün gördüğümüz o hassas düzen içinde, görevlerine uygun şekilde dizilmesi ihtimali kaçta kaçtır? İşte bu da 46.656’da bir ihtimaldir.
Ama bu sadece bir insan içindir.
Şimdi bunu bütün insanlara uygulayalım… Yeryüzünde milyarlarca insan var ve her birinin kulak kemikleri aynı düzen, aynı sistem ve aynı ölçüyle yaratılmış. Eğer bunun tesadüf olduğunu iddia edersek, 46.656 ihtimalini milyarlarca kez çarpmamız gerekir.
Ortaya çıkan rakamı ne hesaplayabilirsiniz ne de telaffuz edebilirsiniz.
İşte ey inkâr eden insan! Basit bir zarın bile belli bir düzenle gelmesini tesadüfe veremezken, bu kadar hassas, bu kadar düzenli ve bu kadar yaygın bir sistemi kör tesadüfe nasıl veriyorsun?
Bu düzen tesadüfün değil, ilmin eseridir. Bu ölçü körlüğün değil, kudretin imzasıdır.