Bir maymunu daktilonun başına oturtsak ve tuşlara tamamen rastgele bassın desek, acaba ortaya anlamlı bir kelime çıkar mı? Diyelim ki çıktı; peki anlamlı bir cümle? Hadi onu da farz edelim; ya anlamlı bir sayfa? Daha da ileri gidelim: Böyle rastgele vuruşlarla hikmetli, düzenli, baştan sona manalı bir kitap meydana gelebilir mi? Elbette hayır.
- Çünkü böyle bir daktiloda sadece “A” harfinin gelme ihtimali bile 29’da 1’dir.
- “AT” kelimesinin oluşma ihtimali 841’de 1’dir.
- Yedi harfli “TESADÜF” kelimesinin rastgele yazılma ihtimali ise 29⁷, yani 17.249.876.309’da 1’dir.
Sadece yedi harfli bir kelime için ihtimal bu kadar düşüyorsa, anlamlı bir cümlenin, bir sayfanın, hele hele bir kitabın tesadüfen oluşması aklen mümkün müdür?
Şimdi buradan canlılara bakalım. Acaba bir insan, yedi harfli bir kelimeden daha mı basittir? Bir kuş, bir göz, bir kalp, bir beyin; bir kelimeden daha mı az sanatlıdır?
Canlıları bir kenara bırakalım, sadece DNA’ya bakalım. Bir DNA molekülünde milyarlarca harften oluşan muazzam bir bilgi dizilimi vardır. Yedi harflik “TESADÜF” kelimesinin bile rastgele oluşması 17 milyarda bir ihtimal ise, milyarlarca harften oluşan DNA’daki bu düzenin kör tesadüfle meydana gelmesi nasıl izah edilebilir?
İşte ey tesadüfe sığınan insan! Yedi harfli bir kelimeyi bile rastgeleliğe veremiyorsun; fakat milyarlarca harfle yazılmış hayat kitabını tesadüfe vermeye çalışıyorsun. Bu akıl değil, aklın iflasıdır.
DNA bir kitap gibidir.
Her canlı, o kitabın okunmuş hâlidir.
Kitap varsa kâtip vardır.
Nizam varsa ilim vardır.
Hayat varsa Hayy olan Allah’ın kudreti var