Close Menu
Risale-i Nur
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Sorular Cevaplar
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Son Eklenenler

İntizam vahdetin mührüdür

Haziran 15, 2026

Hücrelerin sessiz yolculuğu

Haziran 15, 2026

Uhuvvet nedir?

Haziran 14, 2026
Facebook Instagram YouTube X (Twitter) TikTok
Risale-i Nur
Facebook X (Twitter) Instagram
Salı, Haziran 16
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Sorular Cevaplar
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Risale-i Nur
Ana Sayfa»Risale-i Nur Kavramlar
Risale-i Nur Kavramlar

Adem-i Kabul ve Kabul-ü Adem Nedir?

0
By Nur Divanı on Ocak 6, 2026 Risale-i Nur Kavramlar

Üstadımız Ayet-ül Kübra’da küfrü “adem-i kabul” ve “kabul-ü adem” diye ikiye ayırıyor. Bu iki kavram birbirine benziyor gibi görünse de aralarında  fark vardır.

Öncelikle her iki ifade  Arapçada birer isim tamlamasıdır (izâfet terkibi). Arapçada izafet yapılırken kaide şudur: İki isim yan yana gelir, birinci kelime muzâf, ikinci kelime muzâfun ileyh olur. Türkçeye tercüme edilirken ise tam tersine, mana bakımından önce ikinci kelimeden başlanır.

  • اَدَمُ القَبُولِ – “Adem-i kabul”
    Burada “adem” kelimesi muzâf, “kabul” kelimesi muzâfun ileyhtir.
    Türkçe kaideyle çevrildiğinde: Kabulün ademi, kabulün yokluğu olur.
  • قَبُولُ العَدَمِ – “Kabul-ü adem”
    Bu terkibde ise “kabul” muzâf, “adem” muzâfun ileyhtir.
    Türkçeye çevrilince: Ademin kabulü, yokluğun kabulü manası ortaya çıkar.

Adem-i kabul, “kabulün yokluğu” demektir. Yani bir insanın kalbinde Allah’ın varlığına dair tasdik bulunmaz. Bu kişi “Allah yoktur” diye iddialı bir inanç taşımaz; sadece iman hakikatlerine karşı kayıtsızdır. İlgisizlikten gelen bir boşluk hali içindedir. Bu yüzden bu küfür çeşidi, daha çok bir cehalet ve hükümsüzlük hükmündedir.

Üstad bu kısma işaretle şöyle der: “Birisi: Adem-i kabuldür. Yalnız ispatı tasdik etmemektir. Bu ise bir cehildir, bir hükümsüzlüktür ve kolaydır. Bu da bahsimizden hariçtir.”

Kabul-ü adem ise bambaşka bir yoldur. Bu ifade “yokluğun kabulü” anlamına gelir. Burada artık kalpte bir iddia yerleşmiştir: kişi Allah’ın yokluğunu tasdik eder.

Yani “Allah yoktur” diye bir itikadı benimser. İşte tasdik etmek, ister varlığa ister yokluğa olsun, bir hükümdür. Her hüküm ise delil ister. Bu yüzden kabul-ü adem, inkâra dönüşmüş bir inanç sistemi olduğu için ispata muhtaçtır.

Üstad bunu da açıkça belirtir: “İkincisi: Kabul-ü ademdir. Kalben, ademini tasdik etmektir. Bu kısım ise bir hükümdür, bir itikaddır, bir iltizamdır… nefyini ispat etmeye mecburdur.”

Adem-i kabul, “Ben bu kitabı okumadım” demek gibidir. Ortada bir hüküm yoktur. Kabul-ü adem ise “Bu kitap faydasızdır” diye kesin bir karar vermek gibidir. Artık o kararı savunman gerekir.

Demek küfürde: Birinci kısımda iman yoktur, ikinci kısımda ise imanın zıddı olan bir red ve inkar vardır. Her ikisi de sonuçta küfür dairesine girer; fakat mahiyetleri farklıdır. İman etmemek başka şeydir, inkâr etmek başka şey. Yani: İman yokluğu başka, inkârın varlığı bambaşka. Çoğu insan farkına varmadan adem-i kabulden yola çıkar; fakat kabul-ü ademe sapınca iş ciddileşir. Çünkü artık kalp, inkârı sahiplenmiş olur.

Üstad Bediüzzaman’ın “kabul-ü adem” dediği küfür çeşidi, yalnızca “iman etmemek”ten ibaret değildir; aksine Allah’ın yokluğu iddiasını kalben benimseyip onu savunmaktır. Bu gruba girenleri daha iyi tanımak için evrimciler, ateistler, deistler ve hatta deistler gibi görünen bazı modern felsefeciler örnek verilebilir.

Bu kişiler: Kâinattaki yaratılışı evrime verir, Allah’ın isim ve sıfatlarını devre dışı bırakmaya çalışır, dini hakikatleri “bilimle çelişiyor” diyerek küçümser, inanç konusunda şüphe üretmeyi bir meslek haline getirirler.

İşte Üstad Hazretleri bu ayrımı özellikle şunun için yapıyor: Çünkü küfürdeki tavırlar aynı değildir.

Birinci kısım olan adem-i kabulde lakaytlık vardır. Bu kişi İslâm’a ve imana karşı soğuktur; fakat doğrudan bir mücadele yürütmez. Daha çok kendi halinde yaşar. Kalbinde tasdik bulunmadığı için küfür dairesindedir; ama bu küfür, İslâm toplumuna fazla ilişmez, başkalarını saptırmaya yönelik bir program taşımaz.

Fakat ikinci kısım olan kabul-ü adem ise imanın hakikatleriyle savaş halindedir.

Bu yola sapan kimseler: İmanı hedef alır, Allah’ın varlığını gösteren delillerle alay eder, gençlerin zihinlerine sürekli “inkâr fikirleri” pompalamaya çalışır, insanları dinden uzaklaştırmayı bir vazife gibi görürler. Artık burada basit bir ilgisizlik değil; aktif bir inkar cephesi vardır.

Bu yüzden Üstad’ın imanî mücadelesi daha çok bu gruplarladır. Risale-i Nur’da en çok çürütülen fikirler de, işte kabul-ü ademden doğan bu sistemli inkâr düşünceleridir. Çünkü onlar yalnız iman etmemekle kalmaz; başkalarının imanını da bozmak isterler.

Mahiyet Farkını Bir Daha Vurgulayalım

  • Adem-i kabul: İman yokluğu – pasif bir hal
  • Kabul-ü adem: İnkârın varlığı – aktif bir iddia

İslâm’a karşı en tehlikeli tavır ikincisidir. Zira bu tavır, insanları saptırmaya çalışır, kalpleri ifsad eder. Demek ki: Adem-i kabul, umursamazlıktan gelen bir boşluktur. Kabul-ü adem ise şüphe üreten, imanla mücadele eden bir inançtır.

İşte küfrün bu kısmı, toplumun ve özellikle gençlerin imanına en çok zarar veren cephe olduğundan, Kur’ân hizmetkârı olan Üstad, bütün gayretini bu inkâr cereyanlarının iptaline sarf etmiştir.

📥 PDF İndir
Adem-i Kabul Kabul-ü Adem
Paylaş: Facebook Twitter Email Telegram WhatsApp Copy Link
Önceki KonuKemâl-i İntizam ve Kemâl-i Mizan
Sonraki Konu Mana-yı harfî ve mana-yı ismî ne demek?
Yorum Ekle
Yorum Yap Yanıtı İptal Et

Risale-i Nur Kavramlar içerikleri
  • Acizlik nedir?
  • Fakirlik nedir?
  • Vâhidiyet ve Ehadiyet Nedir?
  • Rububiyet nedir?
  • Bürhan-ı Limmî ve Bürhan-ı İnnî nedir?
  • Vacibu’l-Vücud nedir?
  • Cemal-i İlahi denildiğinde ne anlamalıyız?
  • Kemal-i Rabbanî nedir?
  • Kemâl-i İntizam ve Kemâl-i Mizan
  • Adem-i Kabul ve Kabul-ü Adem Nedir?
  • Mana-yı harfî ve mana-yı ismî ne demek?
  • Şuunat-ı İlahîye Nedir?
  • İnsanın mahiyetinin cami olması ne demektir?
  • İnsanın ilâhî isimlere en câmi ayna olması
  • İbda’ ve İnşa nedir?
  • Yetmiş bin perde tabiri nedir?
  • Mübâşeretsiz ve Muâlecesiz Yaratma ne demektir?
  • “Şiddet-i Zuhur” ne demektir?
  • Kudret-i İlâhiye zâtiyedir
  • Madde Ezeli midir?
  • Mazhar – Ma’kes / Masdar – Menba nedir?
  • Vasıfla ittisaf arasında fark vardır
  • Kesret ve vahdet nedir?
  • Kâinat Mef’uldür; Öyleyse Faili Vardır
  • Cüz-Küll, Cüzi-Külli kavramları
  • Cüz-i İrade ve Cüz-i İhtiyarî ne demektir?
  • “İstidat” ve “Kabiliyet” ne demektir?
  • Emr-i İtibarî ile Emr-i Nisbî ne demektir?
  • İbadet ve Ubudiyet Arasındaki Fark
  • Latife-i Rabbaniye nedir?
  • Mülk ve Melekût Nedir?
  • Şeriat-ı fıtrîye ne demektir?
  • Mana-yı harfî, kasdî hükümlere mahkûm-u aleyh olamaz.
  • Bu’diyet ve Kurbiyet ne demektir?
  • Tesadüf bir açıklama mı, yoksa kaçış mı?
  • Tevhid ile bütün eşyayı, Vâhid-i Ehad’e isnad etmediğin takdirde…
  • Risale-i Nur’da Geçen Arapça İbareler
  • İnkılâb-ı hakaik muhaldir ne demek?
  • Hakimâne tabiri
  • Alimâne tabiri
  • Rahimâne tabiri
  • Teshir nedir?
  • Tedbir nedir?
  • Tedvir nedir?
  • Tanzim nedir?
  • Tanzif nedir?
  • Tavzif nedir?
  • Kalp nedir?
  • Vicdan nedir?
  • Nefis nedir?

Nur Divanı, Risale-i Nur’u sadece okumak için değil; anlamak, hazmetmek ve hayata taşımak için kurulmuş bir izah platformudur. “Anlaşılmaz bir kitap muallimsiz olsa, manasız bir kâğıttan ibaret kalır.” Bu sebeple metinler; şerh ve izahlarla açılır, mânânın zihne ve kalbe yerleşmesi hedeflenir.

Facebook X (Twitter) Instagram YouTube TikTok
Son Yazılar
  • İntizam vahdetin mührüdür
  • Hücrelerin sessiz yolculuğu
  • Uhuvvet nedir?
  • Hayvan gibi değil, insan gibi yaşamak için neler vermezdik
Risale-i Nur Cümle İzahları
  • Risale-i Nur
  • Sözler
  • Lem’alar
  • Mektubat
  • Şualar
  • Mesnevî-i Nuriye
Takip Edin
  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram
  • YouTube
  • TikTok
© 2026 Feyyaz Medresem - Maddi çıkar gözetilmemesi şartıyla tüm içeriği kaynak göstererek paylaşabilirsiniz.
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • RİSALE OKU

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.