Close Menu
Nur Divanı
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Soru- Cevap
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Son Eklenenler

Kur’ân, münafıkları neden isim isim ifşa etmez?

Nisan 19, 2026

Kalp nedir?

Nisan 19, 2026

Hidayet-i İlahî, bir burak olup mü’minlere gönderilmiştir.

Nisan 19, 2026
Facebook Instagram YouTube X (Twitter) TikTok
Nur Divanı
Facebook X (Twitter) Instagram
Pazartesi, Nisan 20
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Soru- Cevap
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Nur Divanı
Ana Sayfa»Risale-i Nur Kavramlar
Risale-i Nur Kavramlar

Mübâşeretsiz ve Muâlecesiz Yaratma ne demektir?

0
By Nur Divanı on Ocak 19, 2026 Risale-i Nur Kavramlar

“Emr-i tekvinîsi, kudret ve irâdeyi tazammun ettiğini ve bütün eşya evâmirine gayet musahhar ve münkad olduklarını ve mübâşeretsiz, muâlecesiz halk ettiği için icadındaki suhulet-i mutlakayı ifade için, sırf bir emirle işler yaptığını, Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyân ile ferman ediyor.” On Altıncı Söz.

Hayatın yaratılması konusunda da Üstadımız şöyle der;

“…Dest-i kudret, esbabın perdesini vaz’ etmeyerek, doğrudan doğruya mübaşeret ediyor.” (Yirmi Dokuzuncu Söz, Birinci Maksat

Mübâşeret, yani doğrudan temas ederek iş yapmak, yalnızca iki maddî varlık arasında söz konusudur.

Muâlece, bir işi uğraşarak, aşama aşama, emek ve zaman harcayarak yapma demektir.

  • Muâlece: Zorluk, yavaşlık ve emek ister. İnsan bir evi tuğla tuğla örer; yorulur, zaman harcar.
  • Mübâşeret: Doğrudan temasla yapılan iştir. El temas eder, taşır, iter, kaldırır.
  • Mübâşeretsiz, muâlecesiz halk: Ne temas, ne yorgunluk, ne zaman kaybı vardır. Bir emirle iş olur.

Mübâşeret ve Muâlece sadece maddî varlıklar arasında geçerlidir. İki varlık da maddî ise, birinin diğerini etkilemesi için arada fizikî temas gerekir. El taşır, iter, kaldırır; çünkü el de dokunduğu da maddîdir.

Maddeden uzaklaştıkça temas ihtiyacı azalır.

İnsan bir kitabı eliyle tuttuğunda, el ile kitap maddî olduğu için temas şarttır. El işini dokunarak yaparken göz dokunmadan görür; çünkü görme fiilinde araya ışık girer. Işık, maddeye tam bağlı olmadığı için temas olmadan görme gerçekleşir. Akıl ise ne ele ne göze muhtaçtır; mânâyı tamamen mübâşeretsiz kavrar.

İki şey maddi olunca mübaşeret şarttır. Maddeden uzaklaştıkça Mübaşeretsiz ve  Muâlecesiz iş yapmaya yaklaşılır.

Lamba ışık, temas olmadan tesir eder.
Lamba, odadaki eşyalara değmez. Buna rağmen her şeyi görünür kılar. Işık, temasla değil, yayılma ve aydınlatma yoluyla iş görür.

Elektrik temas etmeden etki eder.
Elektriğin bizimle mübâşereti yoktur. Elektrik bize doğrudan temas etse yaşamak mümkün olmazdı. Fakat temas etmeden; ışık verir, cihazları çalıştırır, şehirleri ayakta tutar.

Güneş gezegenleri mübâşeretsiz idare eder.
Güneş, gezegenlere dokunmaz. Buna rağmen onları çekim kuvvetiyle yörüngelerinde tutar. Bu idare, temasla değil, kanun ve kuvvetle gerçekleşir.

Kuvvetler temas istemez.
Mıknatıs, demiri el gibi tutmaz. Arada bir dokunma yoktur; ama çekme fiili kesindir. Kuvvet, temassız tesir eder.

Ruh bedeni temas etmeden yönetir.
Elimizi kaldırırken kaslar çalışır; fakat kasları çalıştıran kas değildir. Bu emri veren ruhtur. Ruh, bedene dokunmaz; ama bedeni idare eder.

Ses Misali

Bir insan konuşur, diğeri dinler. Konuşanın ağzı, dinleyenin kulağına dokunmaz. Arada ne bir el vardır ne de maddî bir temas. Ses, havada dalgalar hâlinde yayılır; fakat işiten kulakta gerçekleşen tesir, ağız ile kulak arasında temas olmadan meydana gelir. Burada açıkça görülür ki: Temas yok, tesir vardır.

Koku Misali

Bir çiçek bulunduğu yerde durur; kimse ona el sürmez. Buna rağmen kokusu etrafa yayılır ve insanlar onu hisseder. Çiçek ile burun arasında hiçbir temas yoktur. Koku, dokunarak değil; varlıktan çıkan görünmez bir tesirle algılanır. Burada da aynı hakikat ortaya çıkar: Tesir, temasla sınırlı değildir.

Radyo Dalgaları Misali

Bir verici çalıştırılır; kilometrelerce uzaktaki alıcı harekete geçer. Verici ile alıcı arasında ne kablo vardır ne de maddî temas. Aradaki bağ, gözle görülmez; fakat etkisi inkâr edilemez. Burada işi gören şey dokunma değil, dalga ve emirdir. Yani: Merkez uzaktadır, fiil yakındadır.

Drone Kontrolü Misali

Bir operatör yerde durur; elindeki kumandayla drone gökte uçar, döner, yükselir ve iner. Operatör ile drone arasında hiçbir maddî temas yoktur. Ne bir kablo vardır ne de fizikî bir itme.

Burada açıkça görülür ki: İrade yerde, fiil havadadır. Drone, operatörün eline değil, iradesine ve emrine itaat eder. Aradaki bağ görünmezdir; fakat tesiri inkâr edilemez.

Uzaktan Kumanda Misali

Bir insan elindeki uzaktan kumandaya basar. Televizyon açılır, kapanır veya kanal değiştirir. Kumanda ile televizyon arasında hiçbir temas yoktur. Arada görünen bir kablo, bir el, bir itme yoktur. Kumandaya basan kişinin eli de televizyona değmemiştir. Fakat televizyon, onun iradesine itaat eder. Çünkü arada, görünmez ama etkili bir iletim vasıtası vardır.

Demek bir fiilin gerçekleşmesi için mutlaka maddî temas gerekmez. İrade, emir ve kanun, temas olmadan da hükmedebilir.

“İ’lem Eyyühel-Aziz! Maddiyattan olmayan, bilhâssa mahiyetleri mütebayin(mahiyetleri birbirine zıt) olan bir çoklukta tasarruf eden bir zâtın, o çokluğun her birisiyle bizzât mübaşeret ve mualecesi lâzım değildir.

Evet asker neferatı arasında bir kumandanın tasarrufatı, tanzimatı, ancak emir ve iradesiyle husule gelir. Eğer o kumandanlık vazifeleri ve işleri neferata havale edilirse, her bir neferin bizzât mübaşeret ve hizmetiyle veya her bir neferin bir kumandan kesilmesiyle vücud bulacaktır.

Binaenaleyh Cenab-ı Hakk’ın mahlukatındaki tasarrufu, yalnız bir emir ve irade ile olur. Bizzât mübaşereti yoktur. Şemsin kâinatı tenvir ettiği gibi.”  Mesnevi-i Nuriye, Zeylü’l-Hubab.

İnsan çoğu zaman gafletle, kendisini yalnızca bedeniyle düşünür. Bedeni maddî olduğu için de, maddî eliyle temas etmeden hiçbir iş yapamadığını görür. Buradan hareketle, temas olmadan tasarruf olamayacağını zanneder ve mübâşeretsiz tasarrufu inkâra sürüklenir.

Hâlbuki insanın içinde bulunan ruh, bedeni temas etmeden idare etmektedir. Bedenin hareketleri, maddî bir dokunmayla değil, ruhun sevk ve idaresiyle gerçekleşir.

Meselâ elimizdeki bir taşı kaldırırken, taşı elimizle kaldırırız. Bu doğrudur. Fakat burada asıl soru şudur: Elimizi ve kolumuzu ne ile kaldırıyoruz? El, kendi kendini kaldıramaz. Kas, kendi başına hareket edemez. Bu hareketi başlatan şey, ruhun verdiği emirdir. Ruh, kola dokunmaz; kolu tutmaz; fakat kol, ruhun emrine itaat eder.

Demek ki insanın kendi varlığında bile, mübâşeretsiz bir idare ve tasarruf vardır. İnsan bunu fark edemediği için, temas olmadan iş görülmesini inkâr etmeye meyleder. Oysa bizzat kendisi, her an bunun canlı bir misalini taşımaktadır.

Mahlûkatta gördüğümüz bütün bu mübâşeretsiz  idare ve tasarruf, maddeden tamamen münezzeh ve müberrâ olan Cenâb-ı Hakk’ın tasarrufunda mübâşeret bulunmadığı açıkça anlaşılır. Yani Allah, fiillerini maddî temasla değil, kudreti ve iradesiyle icra eder. Bununla beraber, bu tasarrufun nasıl gerçekleştiğinin keyfiyetini ancak Allah bilir. Bize düşen, mübâşeretsiz tasarrufu anlamak ve teslim olmaktır; keyfiyetini kurcalamak değil.

Biz, ruhun bedeni nasıl idare ettiğini bile tam olarak kavrayamıyoruz. Ruhun kasla, sinirle ve hücreyle ilişkisini bütün yönleriyle çözemeyen aklımızla; ruhun da bedenin de yaratıcısı olan Sâni-i Zülcelâl’in tasarrufunun mahiyetini idrak etmeye kalkmamız elbette mümkün değildir.

Zaten bizden istenen şey, bu tasarrufların mübâşeretsiz olduğunu kabul etmek ve iman etmektir. Bu işlerin mahiyetini, yani “nasıl” ve “ne şekilde” olduğunu bütünüyle kavramak, hiçbir mahlûkun vazifesi ve gücü dahilinde değildir.

Buraya kadar ele aldığımız bütün misallerin ortak noktası şudur: Madde arttıkça temas zaruret hâline gelir; madde azaldıkça mübâşeret ortadan kalkar. Nur, kuvvet ve mânâ sahasında ise temas tamamen hükmünü kaybeder. El dokunarak iş görürken, göz temas etmeden görür; akıl ise bütünüyle mübâşeretsiz idrak eder. İnsan, bu hakikati kendi varlığında; ruh ile beden arasındaki ilişkide, ses, koku, ışık, elektrik ve irade misallerinde açıkça müşahede eder.

Eğer ruh, bedeni mübâşeretsiz olarak idare ediyorsa; mahlûkat âleminde bile mübâşeretsiz tasarruf bu kadar mümkünken maddeden tamamen mücerred ve muallâ ve hiçbir kayıt ve sınıra girmeyen bir Zât’ın tasarrufunda mübâşeret aramak, meselenin özünü hiç kavrayamamak demektir.

Çünkü bu mertebede artık mesafe bir engel değildir. Uzak ile yakın arasında fark kalmaz; büyük ile küçük eşitlenir; çokluk ve azlık zorlayıcı olmaktan çıkar. Bütün varlıklar, ehadiyet cihetiyle bir tek fert gibi, aynı anda, aynı kolaylıkla ve aynı kudretin ve ilmin tasarrufuna girer.

Bu hakikatten dolayıdır ki, mahlûkat âleminde dahi mübâşeretsiz tasarruf açıkça mümkünken; maddeden mücerred, zaman ve mekândan münezzeh, sıfatları her şeyi kuşatan ve şuunatı küllî olan Zât-ı Akdes için ne bir iş ağırdır, ne bir fert uzaktır, ne bir şey gizli kalabilir, ne de herhangi bir tasarruf zor ve müşkil olabilir.

اِنَّمَٓا اَمْرُهُٓ اِذَٓا اَرَادَ شَيْـًٔا اَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ

“Bir şeyin olmasını murad ettiği zaman, onun işi sadece ‘Ol!..’ demektir; o da oluverir.” (Yâsin, 36/82)

📥 PDF İndir
Paylaş: Facebook Twitter Email Telegram WhatsApp Copy Link
Önceki KonuYetmiş bin perde tabiri nedir?
Sonraki Konu “Şiddet-i Zuhur” ne demektir?

İlgili Konular

Risale-i Nur Kavramlar

Kalp nedir?

Risale-i Nur Kavramlar

Tavzif nedir?

Risale-i Nur Kavramlar

Tanzif nedir?

Yorum Ekle
Yorum Yap Yanıtı İptal Et

Risale-i Nur Kavramlar içerikleri
  • Acizlik nedir?
  • Fakirlik nedir?
  • Vâhidiyet ve Ehadiyet Nedir?
  • Rububiyet nedir?
  • Bürhan-ı Limmî ve Bürhan-ı İnnî nedir?
  • Vacibu’l-Vücud nedir?
  • Cemal-i İlahi denildiğinde ne anlamalıyız?
  • Kemal-i Rabbanî nedir?
  • Kemâl-i İntizam ve Kemâl-i Mizan
  • Adem-i Kabul ve Kabul-ü Adem Nedir?
  • Mana-yı harfî ve mana-yı ismî ne demek?
  • Şuunat-ı İlahîye Nedir?
  • İnsanın mahiyetinin cami olması ne demektir?
  • İnsanın İlâhî İsimlere En Câmi Ayna Olması
  • İbda’ ve İnşa nedir?
  • Yetmiş bin perde tabiri nedir?
  • Mübâşeretsiz ve Muâlecesiz Yaratma ne demektir?
  • “Şiddet-i Zuhur” ne demektir?
  • Kudret-i İlâhiye zâtiyedir
  • Madde Ezeli midir?
  • Mazhar – Ma’kes / Masdar – Menba nedir?
  • Vasıfla ittisaf arasında fark vardır
  • Kesret ve vahdet nedir?
  • Kâinat Mef’uldür; Öyleyse Faili Vardır
  • Cüz-Küll, Cüzi-Külli kavramları
  • Cüz-i İrade ve Cüz-i İhtiyarî ne demektir?
  • “İstidat” ve “Kabiliyet” ne demektir?
  • Emr-i İtibarî ile Emr-i Nisbî ne demektir?
  • İbadet ve Ubudiyet Arasındaki Fark
  • Latife-i Rabbaniye nedir?
  • Mülk ve Melekût Nedir?
  • Şeriat-ı fıtrîye ne demektir?
  • Mana-yı harfî, kasdî hükümlere mahkûm-u aleyh olamaz.
  • Bu’diyet ve Kurbiyet ne demektir?
  • Tesadüf bir açıklama mı, yoksa kaçış mı?
  • Tevhid ile bütün eşyayı, Vâhid-i Ehad’e isnad etmediğin takdirde…
  • Risale-i Nur’da Geçen Arapça İbareler
  • İnkılâb-ı hakaik muhaldir ne demek?
  • Hakimâne tabiri
  • Alimâne tabiri
  • Rahimâne tabiri
  • Teshir nedir?
  • Tedbir nedir?
  • Tedvir nedir?
  • Tanzim nedir?
  • Tanzif nedir?
  • Tavzif nedir?
  • Kalp nedir?

Nur Divanı, Risale-i Nur’u sadece okumak için değil; anlamak, hazmetmek ve hayata taşımak için kurulmuş bir izah platformudur. “Anlaşılmaz bir kitap muallimsiz olsa, manasız bir kâğıttan ibaret kalır.” Bu sebeple metinler; şerh ve izahlarla açılır, mânânın zihne ve kalbe yerleşmesi hedeflenir.

Facebook X (Twitter) Instagram YouTube TikTok
Son Yazılar
  • Kur’ân, münafıkları neden isim isim ifşa etmez?
  • Kalp nedir?
  • Hidayet-i İlahî, bir burak olup mü’minlere gönderilmiştir.
  • Müfessirler neden farklı konuşuyor?
  • اِنَّ ile hükmün tahkiki
Risale-i Nur Cümle İzahları
  • Risale-i Nur
  • Sözler
  • Lem’alar
  • Mektubat
  • Şualar
  • Mesnevî-i Nuriye
Takip Edin
  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram
  • YouTube
  • TikTok
© 2026 Feyyaz Medresem - Maddi çıkar gözetilmemesi şartıyla tüm içeriği kaynak göstererek paylaşabilirsiniz.
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • RİSALE OKU

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.