Close Menu
Nur Divanı
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Soru- Cevap
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Son Eklenenler

Kur’ân, münafıkları neden isim isim ifşa etmez?

Nisan 19, 2026

Kalp nedir?

Nisan 19, 2026

Hidayet-i İlahî, bir burak olup mü’minlere gönderilmiştir.

Nisan 19, 2026
Facebook Instagram YouTube X (Twitter) TikTok
Nur Divanı
Facebook X (Twitter) Instagram
Pazartesi, Nisan 20
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Soru- Cevap
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Nur Divanı
Ana Sayfa»Risale-i Nur Kavramlar
Risale-i Nur Kavramlar

Risale-i Nur’da Geçen Arapça İbareler

0
By Nur Divanı on Mart 30, 2026 Risale-i Nur Kavramlar

اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ عَلٰى كُلِّ حَالٍ سِوَى الْكُفْرِ وَ الضَّلَال

 Küfür ve dalâlet dışında her türlü halimiz için Allah’a hamd olsun.

 

 اَلْوَاحِدُ لَا يَصْدُرُ اِلَّا عَنِ الْوَاحِدِ

 Bir mevcudun vahdeti varsa, elbette bir vâhidden, bir elden sudur edebilir.

 

 مَنْ طَلَبَ وَ جَدَّ وَجَدَ

   Kim taleb eder ve ciddi isterse, isteğine ulaşır.

 

 اَلْعَدَمُ لَا يُثْبَتُ

   Yokluk ispat edilemez.

 

 لَا عِبْرَةَ لِلْاِحْتِمَالِ الْغَيْرِ النَّاشِىءِ عَنْ دَل۪يلٍ

   Yani: “Bir emareden gelmeyen bir ihtimal-i zâtî ise, bir imkân-ı zihnî olmaz ki, şübhe verip, ehemmiyeti olsun.” “Bir delilden neş’et etmeyen bir ihtimalin hiç ehemmiyeti yoktur.

 

إِنَّ الْإِمْكَانَ الذَّاتِيَّ لَا يُنَافِي الْيَقِينَ الْعِلْمِيَّ

   İmkân-ı zatî, yakîn-î ilmîye aykırı değildir.

(bk. el-Gazâlî, el-Menhûl: s.122; el-Müceddidî, Kavâidü’l-fıkh: s.11, 143)

 

لَا مُؤَثِّرَ فِى الْكَوْنِ اِلَّا اللّٰهُ

   Mükevvenatta Allah’tan başka müessir yoktur.

 

عِبَارَاتُنَا شَتَّىٰ وَحُسْنُكَ وَاحِدٌ، وَكُلٌّ إِلَىٰ ذَاكَ الْجَمَالِ يُشِيرُ

   Söylediğimiz sözler ayrı ayrı ise de, senin hüsnün birdir. Bütün sözlerimiz, o hüsn-ü cemale işaret ediyorlar.

 

اَلطُّرُقُ اِلَى اللّٰهِ بِعَدَدِ اَنْفَاسِ الْخَلَٓائِقِ

Allah’a giden yollar, mahlûkatın nefesleri sayısıncadır.

 

 تَاَمَّلْ سُطُورَ الْكَٓائِنَاتِ فَاِنَّهَا  مِنَ الْمَلَاِ الْاَعْلٰى اِلَيْكَ رَسَٓائِلُ   

Kâinatın satırlarını dikkatle mütalâa et.  Zira onlar, Mele-i Âlâdan sana gönderilmiş mektuplardır.

 

وَفِي كُلِّ شَيْءٍ لَهُ آيَةٌ تَدُلُّ عَلَى أَنَّهُ وَاحِدٌ

   Her şeyde Allah’ın birliğini gösteren bir delil vardır.

 

 لَيْسَ فِى الْاِمْكَانِ اَبْدَعُ مِمَّا كَانَ

   İmkân dairesinde, şu varlık âleminden daha mükemmeli, daha üstünü yoktur. (İmam-ı Gazalî)

 

وَالْعَدَمُ الْمُطْلَقُ لَا يُثْبَتُ إِلَّا بِمُشْكِلَاتٍ عَظِيمَةٍ

Mutlak yokluk, ancak pek büyük güçlüklerle ispat edilebilir.

 

سُبْحَانَ مَنِ اخْتَفَى لِشِدَّةِ ظُهُورِهِ

   Her türlü kusurdan münezzehtir o Zat ki, şiddet-i zuhurundan gizlenmiştir.

 

نَعَمْ، وَسُبْحَانَ مَنِ اخْتَفَى لِعَدَمِ ضِدِّهِ

وَلَوْلَا الْجَنَّةُ وَالزَّمْهَرِيرُ لَمَا عَذَّبَتْ جَهَنَّمُ وَلَا أَحْرَقَتْ

   Evet, adem-i zıttı olmadığından istitar etmiş olan Zât-ı Akdes her türlü noksandan münezzehtir. Cennet olmasa, Cehennem tâzip etmez. Zemherir olmasa, yakmaz.

 

لَيْسَ كَمِثْلِهِ شَيْءٌ، جَلَّ جَلَالُهُ، سُبْحَانَ مَنِ اخْتَفَى لِشِدَّةِ ظُهُورِهِ،

سُبْحَانَ مَنِ اسْتَتَرَ لِعَدَمِ ضِدِّهِ، سُبْحَانَ مَنِ احْتَجَبَ بِالْأَسْبَابِ لِعِزَّتِهِ

   Onun benzeri hiçbir şey yoktur. Münezzehtir o Zât ki, şiddet-i zuhurundan ihtifâ etmiştir. Münezzehtir o Zât ki, zıddı ve rakibi olmadığı için istitar etmiştir. Münezzehtir o Zât ki, esbabı izzetine perde yapmıştır.

 

اَيْنَ الثَّرَا مِنَ الثُّرَيَّا وَ اَيْنَ الضِّيَٓاءُ السَّاطِعُ مِنَ الظُّلْمَةِ الطَّامِسَةِ

   Serâ nerede, Süreyyâ nerede? Her şeyi gösteren ışık nerede, herşeyi örtüp saklayan zulmet nerede?

 

سُبْحَانَكَ لَا قُدْرَةَ لَنَا، إِنَّكَ أَنْتَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ

 Seni tenzih ederiz; bizim hiçbir gücümüz yoktur. Şüphesiz Sen, Azîz ve Hakîm’sin.

 

 اِنَّمَا الْاَشْيَٓاءُ تُعْرَفُ بِاَضْدَادِهَا

   Eşyânın hakikati, ancak zıtlarıyla bilinir.  

 

 طُوبٰى لِمَنْ عَرَفَ حَدَّهُ وَلَمْ يَتَجَاوَزْ طَوْرَهُ

   Haddini bilen ve haddini tecaavüz etmeyen kimseye ne mutlu.

   Buhârî, et-Tarihu’l-Kebîr 3:338; Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr 5:71; Beyhâkî, es-Sünenü’l-Kübrâ 4:182

 

 اِنَّ لِلّٰهِ اَنْ يَخْتَبِرَ عَبْدَهُ وَ لَيْسَ لِلْعَبْدِ اَنْ يَخْتَبِرَ رَبَّهُ

   Allah kulunu tecrübe eder. Fakat kul Rabbini tecrübe edemez.

   Maverdî, Edebü’d-Dünyâ ve’d-Dîn s. 12; Ma’mer b. Râşid, el-Câmi’ 11:113; Ebû Nuaym, Hilyetü’l-Evliyâ 4:12; İbnü’l-Cevzî, Telbîsü İblîs 1:344; İbni Hacer, el-İsâbe 4:764

 

اَلْحَرِيصُ خَائِبٌ خَاسِرٌ

   Hırs, hasaret ve muvaffakiyetsizliğin sebebidir.

(bk. İbni Kays, Kura’d-Dayf 4:301; el-Meydânî, Mecmeu’l-Emsâl 1:24)

 

 عَلَيْكُمْ بِدِينِ الْعَجَائِزِ

   Âhirzamanda, ihtiyare kadınların samimî dinlerine ve kuvvetli itikadlarına tâbi’ olunuz.

(Keşfü’l-Hafâ, 2: 70)

 

 اَلْفَقْرُ فَخْرِى

   Fakrım, iftiharımdır.

 

 اَلْكَلَامُ كَالْمَالِ لَا يَجُوزُ فِيهِ الْاِسْرَافُ

Söz mala benzer, onda yapılan israf câiz olmaz.

 

 خُذْ مَا صَفَا دَعْ مَا كَدَرْ

Güzel ve huzur vereni al, çirkin ve keder vereni bırak.

 

خُذْ مِنْ كُلِّ شَيْءٍ أَحْسَنَهُ

Her şeyin en güzelini ve hoş olan yönünü al

 

 لَا خَيْرَ فِى الدُّنْيَا بِلَا دِينٍ

Din olmadan dünyada hayır yoktur.

 

 وَ الْفَضْلُ مَا شَهِدَتْ بِهِ الْاَعْدَاءُ

Fazilet odur ki. Düşmanlar dahi onu tasdik etsin.

 

 مَا لَا يُدْرَكُ كُلُّهُ لَا يُتْرَكُ كُلُّهُ

   Birşey bütünüyle elde edilmezse, tamamen de terk edilmez.

 

اَلْمَلَامُ عَلٰى مَنِ اتَّبَعَ الْهَوٰى وَالسَّلَامُ عَلٰى مَنِ اتَّبَعَ الْهُدٰى

Bütün levm ve itâb ve nefret, hevâ ve hevese tâbi olanlara olsun. Selâm ve selâmet, hüdâya tâbi olanlar üstüne olsun.

 

 اَلْجَزَٓاءُ مِنْ جِنْسِ الْعَمَلِ

   Verilecek cezâ yapılan iş ve davranışın türüne göredir.

 

 اَلْحَقُّ يَعْلُو وَلا يُعْلَى عَلَيْهِ

Hak daima üstün gelir; hakka galebe edilmez

 

 تَفَكُّرُ سَاعَةٍ خَيْرٌ مِنْ عِبَادَةِ سَنَةٍ

   Bir saat tefekkür, bir sene nafile ibadetten daha hayırlıdır.

(el-Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ, 1:310; Gazâlî, İhyâ-u Ulûmi’d-Dîn, 4:409 (Kitâbu’t-Tefekkür); el-Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid, 1:78)

 

لِكُلِّ دَاءٍ دَواءٌ إلاّ الحَماقَةَ

Ahmaklık dışında her derdin bir devası vardır

 

 لَيْسَ بَعْدَ بَيَانَ الْقُرْاٰنِ بَيَانٌ

Kur’ân’ın beyânından sonra artık beyân yoktur.

 

نَعَمْ، اِذَا طَلَعَتِ الشَّمْسُ اِخْتَفَتِ النُّجُومُ وَ انْطَفَتْ السُّرُجُ

   Evet, Güneş doğduğu zaman yıldızlar gizlenir, kandiller söner!

 

وَتَزْعُمُ أَنَّكَ جِرْمٌ صَغِيرٌ، وَفِيكَ انْطَوَى الْعَالَمُ الْأَكْبَرُ

   Sen kendinin küçük bir varlık olduğunu zannedersin. Halbuki senin içinde büyük âlem dürülmüştür.

 

 كَلِّمِ النَّاسَ عَلٰى قَدَرِ عُقُولِهِمْ

İnsanlarla anlayış seviyelerine göre konuş.

 

 اَلتَّنَزُّلَاتُ الْاِلٰهِيَّةُ اِلٰى عُقُولِ الْبَشَرِ

   Beşerin akılları seviyesinde ilahî tenezzülat. Yani Allâh-u teâlanın insanların anlayabilecekleri seviyede onlara hitab etmesi.

 

لاَ يَلْزَمُ مِنْ لُزُومِ صِدْقِ كُلِّ قَوْلٍ قَوْلُ كُلِّ صِدْقٍ

Her sözün doğru olmalı; fakat her doğruyu söylemek doğru değil.

 

اَلْعِلْمُ فِي الصُّدُورِ لَا فِي السُّطُورِ

İlim satırlarda değil, sadırlardadır.

 

مَا لاَ يُدْرَكُ كُلُّهُ لاَ يُتْرَكُ كُلُّهُ

Birşey bütünüyle elde edilmezse, tamamen de terk edilmez.

 

كُلِ الْعَسَلَ وَلاَ تَسَلْ

Balı ye, kaynağını sorma.

 

لَيْسَ الْكُحْلُ كَالتَّكَحُّلِ

Fıtrî karagözlülük, sun’î (yapma) karagözlülük gibi değildir.

 

لِلْكُلِّ حُكْمٌ لَيْسَ لِكُلٍّ

 Genelin hükmü, her ferde aynen uygulanmaz.

 

لاَ عِبْرَةَ  لِلدَّلاَلَةِ  فِى مُقَابَلَةِ التَّصْرِيحِ

Sarih (açık olan) karşısında delalete itibar edilmez.

 

يُخْتَارُ اَهْوَنُ الشَّرَّيْنِ

“Ehven-i şerreyn ihtiyar olunur.” 

 

دَرْءُ الْمَفَاسِدِ اَوْلَى مِنْ جَلْبِ الْمَنَافِعِ

 Def-i mefâsid celb-i menâfi’den evlâdır. 

 

لاَ يُنْكَرُ تَغَيُّرُ اْلاَحْكَامِ  بِتَغَيُّرِ  اْلاَزْمَانِ

Ezmanın tegayyürü ile ahkâmın tegayyürü inkâr olunamaz.

 

آفَةُ الْعِلْمِ النِّسْيَانُ

İlmin belası unutmaktır.

 

الْإِنْسَانُ عَبْدُ الْإِحْسَانِ

İnsan ihsanın kuludur.

 

النَّاسُ أَعْدَاءُ مَا جَهِلُوا

İnsanlar bilmedikleri şeyin düşmanıdırlar

 

إِنْ كُنْتَ رِيحًا فَقَدْ لَاقَيْتَ إِعْصَارًا

Eğer rüzgâr isen fırtına ile karşılaşırsın.

 

اِسْأَلْ عَنِ الرَّفِيقِ قَبْلَ الطَّرِيقِ

Yoldan önce arkadaşı sor.

 

وَ لَوِ اتَّبَعَ الْحَقُّ اَهْوَٓاءَهُمْ لَفَسَدَتِ السَّمٰوَاتُ وَ الْاَرْضُ

   Eğer her ferdin keyfine göre hareket edilirse dünyanın nizam ve intizamı fesada gider. 

 

📥 PDF İndir
Paylaş: Facebook Twitter Email Telegram WhatsApp Copy Link
Önceki KonuTevhid ile bütün eşyayı, Vâhid-i Ehad’e isnad etmediğin takdirde…
Sonraki Konu İnkılâb-ı hakaik muhaldir ne demek?

İlgili Konular

Risale-i Nur Kavramlar

Kalp nedir?

Risale-i Nur Kavramlar

Tavzif nedir?

Risale-i Nur Kavramlar

Tanzif nedir?

Yorum Ekle
Yorum Yap Yanıtı İptal Et

Risale-i Nur Kavramlar içerikleri
  • Acizlik nedir?
  • Fakirlik nedir?
  • Vâhidiyet ve Ehadiyet Nedir?
  • Rububiyet nedir?
  • Bürhan-ı Limmî ve Bürhan-ı İnnî nedir?
  • Vacibu’l-Vücud nedir?
  • Cemal-i İlahi denildiğinde ne anlamalıyız?
  • Kemal-i Rabbanî nedir?
  • Kemâl-i İntizam ve Kemâl-i Mizan
  • Adem-i Kabul ve Kabul-ü Adem Nedir?
  • Mana-yı harfî ve mana-yı ismî ne demek?
  • Şuunat-ı İlahîye Nedir?
  • İnsanın mahiyetinin cami olması ne demektir?
  • İnsanın İlâhî İsimlere En Câmi Ayna Olması
  • İbda’ ve İnşa nedir?
  • Yetmiş bin perde tabiri nedir?
  • Mübâşeretsiz ve Muâlecesiz Yaratma ne demektir?
  • “Şiddet-i Zuhur” ne demektir?
  • Kudret-i İlâhiye zâtiyedir
  • Madde Ezeli midir?
  • Mazhar – Ma’kes / Masdar – Menba nedir?
  • Vasıfla ittisaf arasında fark vardır
  • Kesret ve vahdet nedir?
  • Kâinat Mef’uldür; Öyleyse Faili Vardır
  • Cüz-Küll, Cüzi-Külli kavramları
  • Cüz-i İrade ve Cüz-i İhtiyarî ne demektir?
  • “İstidat” ve “Kabiliyet” ne demektir?
  • Emr-i İtibarî ile Emr-i Nisbî ne demektir?
  • İbadet ve Ubudiyet Arasındaki Fark
  • Latife-i Rabbaniye nedir?
  • Mülk ve Melekût Nedir?
  • Şeriat-ı fıtrîye ne demektir?
  • Mana-yı harfî, kasdî hükümlere mahkûm-u aleyh olamaz.
  • Bu’diyet ve Kurbiyet ne demektir?
  • Tesadüf bir açıklama mı, yoksa kaçış mı?
  • Tevhid ile bütün eşyayı, Vâhid-i Ehad’e isnad etmediğin takdirde…
  • Risale-i Nur’da Geçen Arapça İbareler
  • İnkılâb-ı hakaik muhaldir ne demek?
  • Hakimâne tabiri
  • Alimâne tabiri
  • Rahimâne tabiri
  • Teshir nedir?
  • Tedbir nedir?
  • Tedvir nedir?
  • Tanzim nedir?
  • Tanzif nedir?
  • Tavzif nedir?
  • Kalp nedir?

Nur Divanı, Risale-i Nur’u sadece okumak için değil; anlamak, hazmetmek ve hayata taşımak için kurulmuş bir izah platformudur. “Anlaşılmaz bir kitap muallimsiz olsa, manasız bir kâğıttan ibaret kalır.” Bu sebeple metinler; şerh ve izahlarla açılır, mânânın zihne ve kalbe yerleşmesi hedeflenir.

Facebook X (Twitter) Instagram YouTube TikTok
Son Yazılar
  • Kur’ân, münafıkları neden isim isim ifşa etmez?
  • Kalp nedir?
  • Hidayet-i İlahî, bir burak olup mü’minlere gönderilmiştir.
  • Müfessirler neden farklı konuşuyor?
  • اِنَّ ile hükmün tahkiki
Risale-i Nur Cümle İzahları
  • Risale-i Nur
  • Sözler
  • Lem’alar
  • Mektubat
  • Şualar
  • Mesnevî-i Nuriye
Takip Edin
  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram
  • YouTube
  • TikTok
© 2026 Feyyaz Medresem - Maddi çıkar gözetilmemesi şartıyla tüm içeriği kaynak göstererek paylaşabilirsiniz.
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • RİSALE OKU

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.