Close Menu
Nur Divanı
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Soru- Cevap
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Son Eklenenler

Kur’ân, münafıkları neden isim isim ifşa etmez?

Nisan 19, 2026

Kalp nedir?

Nisan 19, 2026

Hidayet-i İlahî, bir burak olup mü’minlere gönderilmiştir.

Nisan 19, 2026
Facebook Instagram YouTube X (Twitter) TikTok
Nur Divanı
Facebook X (Twitter) Instagram
Pazartesi, Nisan 20
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Soru- Cevap
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Nur Divanı
Ana Sayfa»Risale-i Nur Kavramlar
Risale-i Nur Kavramlar

Kâinat Mef’uldür; Öyleyse Faili Vardır

0
By Nur Divanı on Mart 2, 2026 Risale-i Nur Kavramlar

“Kâinat mef’ul ve münfaildir. Mef’ul failsiz olamadığı gibi, mef’ulün camid bir cüzü de fail olamaz.”

Bu cümle, basit bir nahiv kuralı üzerinden sarsıcı bir hakikate kapı açar.

Mef’ul, yapılan işten etkilenen şeydir. Bir cümlede mef’ul varsa, o fiili yapan bir fail de olmak zorundadır. Bu, dilin değil, aklın zarurî hükmüdür.

“Cam kırıldı.” dediğimizde cam fail gibi görünür. Ama cam kendini kıramaz. O, fiilin tesirine maruz kalmıştır. Öyleyse ortada bir kıran vardır. İster açık olsun ister gizli, fail olmadan mef’ul düşünülemez.

Münfailde, fiilden etkilenen demektir. Yani bir işin tesirine maruz kalan şeydir. Mef’ul ile benzerlik gösterir; ikisi de yapılan işten etkilenir. Fakat aradaki fark şudur: Mef’ul doğrudan nesne olarak görünür; münfail ise cümlede fail gibi durur ama hakikatte etkilenendir.

Mesela “Ali camı kırdı.” dediğimizde, “cam” açıktan mef’uldür. Kırma fiilinden etkilenmiştir. Fail bellidir: Ali.

Ama “Cam kırıldı.” dediğimizde, bu defa “cam” cümlede özne gibi görünür. Sanki kendi kendine kırılmış gibi bir yapı oluşur. Halbuki aklen biliriz ki cam kendi kendini kıramaz. Bu cümlede cam, fail gibi görünse de hakikatte münfaildir; yani kırma fiilinin tesirine maruz kalmıştır. Gerçek fail gizlidir.

Şimdi bu kaideyi kâinata tatbik edelim. Yağmur yağıyor. Çiçek açıyor. Kalp atıyor. Yıldızlar dönüyor. Bütün bunlar birer fiildir. Hepsi bir tesirin neticesidir. Kâinat baştan sona fiillerle doludur. O hâlde bu fiillerin bir faili olmalıdır.

Bir kitap düşün. Sayfaları yazılı, cümleleri düzenli, manaları yerli yerinde. Kitap mef’uldür; yazılmıştır. Yazı varsa yazar vardır. Hiç kimse, “Bu kitap kendi kendine yazıldı.” demez. Çünkü yazı, bilinç ve irade ister.

Şimdi kâinata bak. Bir hücrenin içindeki DNA, başlı başına bir kütüphane kadar bilgi taşıyor. Atomlar ölçülü, galaksiler dengeli, kanunlar sabit. Bu muazzam düzen bir mef’uldür; yapılmıştır. Öyleyse bir faili olmalıdır.

Peki bu fail kim olabilir?

Mef’ulün camid bir cüzü fail olamaz.

Cümlenin manası şudur: Yapılmış olan bir şeyin, şuursuz bir parçası, o şeyin yapıcısı olamaz.

Kâinatın bir parçası, bütününe fail olamaz. Çünkü parça hem yapılmış hem de etkilenmiştir; yani o da mef’uldür. Mef’ul olan fail olamaz. Yapılan, yapıcı olamaz.

Bir tren düşün. Vagonlar hareket ediyor. Hiçbir vagon diğerini hareket ettiremez; hepsi çekilmektedir. Çekilen şey çeken olamaz. Öyleyse bir lokomotif gerekir. Ama o lokomotif de sistemin içinde sıradan bir vagon olamaz; farklı bir konumda olmalıdır.

Kâinatın içindeki her şey vagon gibidir: hareket eden, etkilenen, değişen. Hepsi münfaildir. Öyleyse bunların üstünde, bunlara tesir eden bir Fail-i Mutlak gereklidir.

Bu fail: Kâinatın parçası olamaz, değişime maruz kalamaz, aciz ve şuursuz olamaz. Çünkü aciz olan yapamaz, şuursuz olan bilemez, muhtaç olan icat edemez.

Bir bina düşünelim. Tuğlalar var, demirler var, çimento var. Şimdi diyebilir misin ki: “Bu tuğlalardan biri binayı yaptı.”? Hayır. Çünkü: Tuğla da yapılmıştır demir de üretilmiştir çimento da karışımdır. Parça, bütünün faili olamaz.

Sonuç açıktır: Kâinat mef’uldür. Mef’ul failsiz olmaz. Mef’ul olan bir parça fail olamaz.

Öyleyse bütün fiillerin arkasında, her tesirin üstünde, her değişimin ötesinde bir Fail-i Mutlak vardır. O da Allah’tır. Bu hakikat, sadece bir nahiv kaidesi değil; varlığın dilinden yükselen zorunlu bir hükümdür.

📥 PDF İndir
Paylaş: Facebook Twitter Email Telegram WhatsApp Copy Link
Önceki KonuKesret ve vahdet nedir?
Sonraki Konu Cüz-Küll, Cüzi-Külli kavramları

İlgili Konular

Risale-i Nur Kavramlar

Kalp nedir?

Risale-i Nur Kavramlar

Tavzif nedir?

Risale-i Nur Kavramlar

Tanzif nedir?

Yorum Ekle
Yorum Yap Yanıtı İptal Et

Risale-i Nur Kavramlar içerikleri
  • Acizlik nedir?
  • Fakirlik nedir?
  • Vâhidiyet ve Ehadiyet Nedir?
  • Rububiyet nedir?
  • Bürhan-ı Limmî ve Bürhan-ı İnnî nedir?
  • Vacibu’l-Vücud nedir?
  • Cemal-i İlahi denildiğinde ne anlamalıyız?
  • Kemal-i Rabbanî nedir?
  • Kemâl-i İntizam ve Kemâl-i Mizan
  • Adem-i Kabul ve Kabul-ü Adem Nedir?
  • Mana-yı harfî ve mana-yı ismî ne demek?
  • Şuunat-ı İlahîye Nedir?
  • İnsanın mahiyetinin cami olması ne demektir?
  • İnsanın İlâhî İsimlere En Câmi Ayna Olması
  • İbda’ ve İnşa nedir?
  • Yetmiş bin perde tabiri nedir?
  • Mübâşeretsiz ve Muâlecesiz Yaratma ne demektir?
  • “Şiddet-i Zuhur” ne demektir?
  • Kudret-i İlâhiye zâtiyedir
  • Madde Ezeli midir?
  • Mazhar – Ma’kes / Masdar – Menba nedir?
  • Vasıfla ittisaf arasında fark vardır
  • Kesret ve vahdet nedir?
  • Kâinat Mef’uldür; Öyleyse Faili Vardır
  • Cüz-Küll, Cüzi-Külli kavramları
  • Cüz-i İrade ve Cüz-i İhtiyarî ne demektir?
  • “İstidat” ve “Kabiliyet” ne demektir?
  • Emr-i İtibarî ile Emr-i Nisbî ne demektir?
  • İbadet ve Ubudiyet Arasındaki Fark
  • Latife-i Rabbaniye nedir?
  • Mülk ve Melekût Nedir?
  • Şeriat-ı fıtrîye ne demektir?
  • Mana-yı harfî, kasdî hükümlere mahkûm-u aleyh olamaz.
  • Bu’diyet ve Kurbiyet ne demektir?
  • Tesadüf bir açıklama mı, yoksa kaçış mı?
  • Tevhid ile bütün eşyayı, Vâhid-i Ehad’e isnad etmediğin takdirde…
  • Risale-i Nur’da Geçen Arapça İbareler
  • İnkılâb-ı hakaik muhaldir ne demek?
  • Hakimâne tabiri
  • Alimâne tabiri
  • Rahimâne tabiri
  • Teshir nedir?
  • Tedbir nedir?
  • Tedvir nedir?
  • Tanzim nedir?
  • Tanzif nedir?
  • Tavzif nedir?
  • Kalp nedir?

Nur Divanı, Risale-i Nur’u sadece okumak için değil; anlamak, hazmetmek ve hayata taşımak için kurulmuş bir izah platformudur. “Anlaşılmaz bir kitap muallimsiz olsa, manasız bir kâğıttan ibaret kalır.” Bu sebeple metinler; şerh ve izahlarla açılır, mânânın zihne ve kalbe yerleşmesi hedeflenir.

Facebook X (Twitter) Instagram YouTube TikTok
Son Yazılar
  • Kur’ân, münafıkları neden isim isim ifşa etmez?
  • Kalp nedir?
  • Hidayet-i İlahî, bir burak olup mü’minlere gönderilmiştir.
  • Müfessirler neden farklı konuşuyor?
  • اِنَّ ile hükmün tahkiki
Risale-i Nur Cümle İzahları
  • Risale-i Nur
  • Sözler
  • Lem’alar
  • Mektubat
  • Şualar
  • Mesnevî-i Nuriye
Takip Edin
  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram
  • YouTube
  • TikTok
© 2026 Feyyaz Medresem - Maddi çıkar gözetilmemesi şartıyla tüm içeriği kaynak göstererek paylaşabilirsiniz.
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • RİSALE OKU

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.