Close Menu
Risale-i Nur
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Sorular Cevaplar
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Son Eklenenler

İntizam vahdetin mührüdür

Haziran 15, 2026

Hücrelerin sessiz yolculuğu

Haziran 15, 2026

Uhuvvet nedir?

Haziran 14, 2026
Facebook Instagram YouTube X (Twitter) TikTok
Risale-i Nur
Facebook X (Twitter) Instagram
Salı, Haziran 16
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Sorular Cevaplar
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Risale-i Nur
Ana Sayfa»Tefekkür Damlaları»Nimet & Şükür
Tefekkür DamlalarıNimet & Şükür

Hayvan gibi değil, insan gibi yaşamak için neler vermezdik

1
By Nur Divanı on Haziran 10, 2026 Nimet & Şükür

Hayvan gibi değil, insan gibi yaşamak için neler vermezdik. Hayvan gibi değil, insan gibi yaşamak için neler vermezdik. Çünkü insanın şerefi yalnız yaşamasında değil; nimetleri izzetle tatmasında, rızkını edeple almasında, aklıyla fark etmesinde ve secdeyle Rabbine yönelmesindedir.

In the reference scene, the man should stand peacefully beside the white horse and first affectionately stroke it. His hand should gently caress the horse's neck and mane; this touch should be warm, reassuring, and emotional. The horse should stand calm and majestic, gently bowing its head as if accepting the man's affection. The garden should be bright, full of flowers, with a soft mist and an atmosphere of spiritual peace. “The man should absolutely not wear boots; he should wear open sandals. His feet should be visible; he should not wear closed shoes, riding boots, or modern footwear.” Continuation Movement After petting the horse for a few seconds, the man should mount it with a calm and natural movement. The mount should not be sudden or harsh; it should be slow, graceful, and cinematic. Once the man is settled on the horse, the white horse should slowly turn backward. The turning movement should be soft and noble. Then, with the man on its back, the horse should begin to walk forward through the garden. This progress should evoke a sense of peace, liberation, and a new journey. Camera and Atmosphere The camera should first show the man petting his horse in the center shot, then gently pan to follow his mounting. As the horse turns, the camera widens, revealing the beauty of the garden, the light beams, and the flowers. As the horse begins to move forward, the camera should follow gently from behind and to the side. The horse's mane should gently ripple in the breeze. The lighting should be soft, cinematic, and ethereal; a sense of peace, security, and joy should prevail throughout the scene, rather than fear.

Hayvanlarla Kıyas Edince

Farz-ı muhal olarak, insanlara dünyaya gelmeden önce şöyle denilseydi: “Ya rızkınızı ellerinizle alacak, sofraya oturacak, bardağı tutacak, kaşığı kullanacak ve bunun karşılığında her gün beş vakit namaz kılacaksınız. Yahut hayvanlar gibi yere eğilip ağzınızla yiyeceksiniz; fakat hiç ibadet etmeyeceksiniz.”

Şüphesiz bütün insanlar ibadeti kabul ederdi.

Bir Kedi Gibi

Yine denilseydi ki: “Ya önünüze konulan çorbayı kaşıkla içeceksiniz ve Rabbinize ibadet edeceksiniz; yahut bir kedi gibi eğilip dilinizle yalamak zorunda kalacaksınız; fakat hiç ibadet etmeyeceksiniz.”

Kim ibadetsizliği tercih ederdi?

Bir Koyun Gibi

Yine denilseydi ki: “Ya sofrada oturup rızkınızı temiz ellerinizle yiyeceksiniz ve namaz kılacaksınız; yahut bir koyun gibi başınızı yere eğip bütün ömrünüzü otlayarak geçireceksiniz; fakat ibadet etmeyeceksiniz.”

Herhâlde hiç kimse ikinciyi istemezdi.

Bir Kuş Gibi

Yine denilseydi ki: “Ya eliniz olacak, meyveyi tutup ağzınıza götüreceksiniz ve ibadet edeceksiniz; yahut bir kuş gibi her lokmayı gagalayarak yemek zorunda kalacaksınız; fakat ibadet etmeyeceksiniz.”

İnsan, yalnız şu nimetin hatırı için bile secdeye razı olurdu.

Bir Köpek Gibi

Yine denilseydi ki: “Ya suyunuzu bardağa doldurup izzetle içeceksiniz ve namaz kılacaksınız; yahut bir köpek gibi başınızı kaba eğerek içeceksiniz; fakat hiç ibadet etmeyeceksiniz.”

Hangi insan bunu kabul ederdi?

Ellerin Yerine Pençeler

Yine denilseydi ki: “Ya parmaklarınız olacak, yazacaksınız, tutacaksınız, düğme ilikleyeceksiniz, Kur’ân okuyacaksınız ve ibadet edeceksiniz; yahut elleriniz pençe şeklinde yaratılacak, ince işlerin hiçbirini yapamayacaksınız; fakat ibadet etmeyeceksiniz.”

Bir tek başparmağın kıymeti için bile insanlar namazı seve seve kabul ederdi.

Aslan Misali

Farz-ı muhal olarak, insanlara dünyaya gelmeden önce şöyle denilseydi: “Aslan gibi ormanların kralı olacaksınız; güçlü, heybetli, korkusuz gezeceksiniz, fakat ibadet etmeyeceksiniz. Yahut insan olacaksınız; aklınız, kalbiniz, diliniz, şuurunuz olacak ve her gün beş vakit namaz kılacaksınız.” Elbette insanlık şerefini bilen herkes, beş vakit namazla beraber insan olmayı tercih ederdi.

Eşek Misali

Yine denilseydi ki: “Eşek olacaksınız; yük taşıyacak, dayak yiyecek, yorulacak, fakat ibadet etmeyeceksiniz. Yahut insan olacaksınız; zahmet çekecek, imtihana girecek, fakat aklınızla anlayacak, kalbinizle iman edecek, alnınızı secdeye koyacak ve beş vakit namaz kılacaksınız.” Hangi akıl sahibi ibadetsiz hayvanlığı, namazlı insanlığa tercih ederdi?

Netice

Bugün sofraya otururken insan olduğunu bile fark etmiyor. Hâlbuki eline, parmaklarına, dik duruşuna, lokmasını ağzına götürebilmesine, suyu bardağından içebilmesine dikkat etse anlayacak ki; kendisine verilen yalnız rızık değil, rızkı insana yakışır şekilde yiyebilme nimeti de verilmiştir.

İşte beş vakit namaz, yalnız bu nimetin bile bedeli olamaz. Nerede kaldı gözün, kulağın, aklın, hafızanın, imanın ve İslâmiyetin şükrü… Kulun ibadeti bir ödeme değil; ancak sonsuz nimetler karşısında aczini ve minnetini ilan etmesidir.

📥 PDF İndir
Paylaş: Facebook Twitter Email Telegram WhatsApp Copy Link
Önceki KonuÜç cihetle şükür
1 Yorumu Görüntüle

1 Yorum

  1. Sibel on Haziran 14, 2026 10:48 am

    Ah bir anlayabilsek…

    Reply
Yorum Yap Yanıtı İptal Et

Nimet & Şükür içerikleri
  • Bir zeytinin hikayesi
  • Kıymet kaybedince bilinir
  • Nimetin iki yüzü
  • Üç cihetle şükür
  • Hayvan gibi değil, insan gibi yaşamak için neler vermezdik

Nur Divanı, Risale-i Nur’u sadece okumak için değil; anlamak, hazmetmek ve hayata taşımak için kurulmuş bir izah platformudur. “Anlaşılmaz bir kitap muallimsiz olsa, manasız bir kâğıttan ibaret kalır.” Bu sebeple metinler; şerh ve izahlarla açılır, mânânın zihne ve kalbe yerleşmesi hedeflenir.

Facebook X (Twitter) Instagram YouTube TikTok
Son Yazılar
  • İntizam vahdetin mührüdür
  • Hücrelerin sessiz yolculuğu
  • Uhuvvet nedir?
  • Hayvan gibi değil, insan gibi yaşamak için neler vermezdik
Risale-i Nur Cümle İzahları
  • Risale-i Nur
  • Sözler
  • Lem’alar
  • Mektubat
  • Şualar
  • Mesnevî-i Nuriye
Takip Edin
  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram
  • YouTube
  • TikTok
© 2026 Feyyaz Medresem - Maddi çıkar gözetilmemesi şartıyla tüm içeriği kaynak göstererek paylaşabilirsiniz.
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • RİSALE OKU

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.