يَا رَبِّ عَبْدُكَ قَدْ أَحَاطَتْ بِهِ خَطِيئَاتُهُ وَأَنْتَ الْعَظِيمُ ،
Ey Rabbim! Kulunu günahları kuşattı. Sen ise Azim olansın.
وَنِدَائِي تَسْمَعُ وَأَنْتَ السَّمِيعُ ،
Sen nidamızı işitirsin, çünkü sen Semi’sin, işitensin.
وَقَدْ عَجَزْتُ عَنْ سِيَاسَةِ نَفْسِي وَأَنْتَ الْعَلِيمُ ،
Nefsimizin siyasetinden dolayı aciz kaldık. Sen zaten bunu biliyorsun.
كَيْفَ يَكُونُ ذَنْبِي عَظِيمًا مَعَ عَظَمَتِكَ ،
Bizim günahlarımız, senin büyüklüğünün yanında nasıl büyük olur?
يَا رَبِّ عَظَمَتُكَ مَلَأَتْ قُلُوبَ أَوْلِيَائِكَ فَصَغُرَ لَدَيْهِمْ كُلُّ شَيءٍ ،
Ey Rabbim! Senin azametin ve büyüklüğün, dostlarının kalbini öyle doldurmuş ki onların katında her şey küçülmüş.
فَامْلَأْ قَلْبِي بِعَظَمَتِكَ حَتَّى لاَ يَصْغُرَ وَلا يَعْظُمَ لَدَيْهِ شَيْءٌ بِغَيْرِ رِضَاكَ
Ya Rabbi, bizim de kalbimizi azametinle doldur. Öyle doldur ki… Senin rızan müstesna, o kalbin katında hiçbir şey büyük ya da küçük olmasın.
( Sadece senin rızanı düşünsün. Senden gayrı hiçbir şeye ehemmiyet vermesin. Dünyaya ait en büyük şey, o kalpte en küçük şey olsun. Senin rızanı celbedebilecek en küçük şey de o kalpte en büyük şey olsun.)