اَللَّهُمَّ أَنْتَ مَنَنْتَ عَلَيَّ
Ey Allah’ımız! Sen bize lütufta bulundun.
بِالإيمَانِ وَالمْحَبَّهِ وَالطَّاعَةِ وَالتَّوْحِيدِ
Bize iman, muhabbet verdin, sana itaati nasip ettin ve tevhidi ihsan ettin.
وَأَحَاطَتْ بِيَ الْغَفْلَةُ وَالشَّهْوَةُ وَالْمَعْصِيَةُ
Beni gaflet, şehvet ve günahlar kuşattı.
وَطَرَحَتْنِي نَفْسِي فِى بَحْرِ الْهَوَى فَهِيَ مُظْلِمَة
Nefsim de beni heva denizine attı ki, o deniz çok karanlıktır.
وَعَبْدُكَ مَحْزُونٌ مَهْمُومٌ مَغْمُومٌ
Senin kulun mahzundur, dertlidir, kederlidir.
قَدِ الْتَقَمَهُ نُونُ الْهَوَى وَهُوَ يُنَادِيكَ
Kulunu da heva balığı yutmuştur. Kulun sana nida ediyor.
نِدَاءَ الْمَحْبُوبِ الْمَعْصُومِ نَبِيِّكَ وَعَبْدِكَ يُونُسَ بْنِ مَتىَّ
Sevdiğin, masum nebin ve kulun olan Metta oğlu Yunus gibi nida ediyor
وَيَقُولُ لاَ اِلهَ اِلاَّ أَنْتَ سُبْحَانَكَ اِنِّي كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ
Ve diyor ki; senden başka hiçbir ilah yok. Seni tenzih ve tesbih ederiz. Şüphesiz ben nefsine zulmedenlerden oldum.
فَاسْتَجِبْ لِي كَما اسْتَجَبْتَ لَهُ
Hz. Yunus’un duasına icabet ettiğin gibi, bizim de duamıza icabet et.
وَأَيِّدْنِي بِالْمَحَبَّهِ فِى مَحَلِّ التَّفْرِيدِ وَالْوَحْدَةِ
Uzlet ve yalnızlıkta, sana karşı bir muhabbet duygusu vermekle bize yardım et.
وَأنْبِتْ عَلَيَّ أَشْجَارَ اللُّطْفِ وَالْحَنَانِ
Hz. Yunus’u sahile çıkarıp kabak ağacının altında istirahat ettirdiğin gibi bizim de üzerimizde lütuf ve rahmet ağaçlarını bitir.
فَاِنَّكَ أنْتَ اللهُ الْحَنَّانُ الْمَنَّانُ
Şüphesiz sen merhametli ve ihsan sahibi olan Allah’sın.
وَلَيْسَ لِي اِلاَّ أَنْتَ وَحْدَكَ لاَشَرِيكَ لك
Bizim için senden başka hiçbir ilah yoktur. Sen teksin ve senin ortağın da yoktur.