يَا اللهُ، إِنِّي لَا أُصَلِّي لَكَ كَمَا يَلِيقُ بِكَ،
Allah’ım! Sana, Sana layık olduğu şekilde namaz kılamıyorum.
وَلَا أَصُومُ كَمَا كَانَ يَفْعَلُ دَاوُدُ،
Dâvûd aleyhisselâm gibi oruç tutamıyorum.
وَلَا أَصْبِرُ إِذَا مَرِضْتُ كَمَا صَبَرَ أَيُّوبُ،
Hastalandığımda Eyyûb aleyhisselâm gibi sabredemiyorum.
وَلَا أُسَبِّحُ بِحَمْدِكَ كَتَسْبِيحِ يُونُسَ فِي بَطْنِ الْحُوتِ،
Balığın karnındaki Yûnus aleyhisselâmın tesbihi gibi Seni hamdinle tesbih edemiyorum.
وَلَا آخُذُ دِينِي بِقُوَّةٍ كَيَحْيَى،
Yahyâ aleyhisselâm gibi dinime kuvvetle sarılamıyorum.
وَلَا أَغُضُّ بَصَرِي كَمَا غَضَّ يُوسُفُ جَوَارِحَهُ،
Yûsuf aleyhisselâm gibi gözümü ve azalarımı haramdan sakındıramıyorum.
وَلَسْتُ مُتَسَامِحًا إِلَى حَدِّ قَوْلِهِ: اذْهَبُوا فَأَنْتُمُ الطُّلَقَاءُ،
Resûlullah’ın “Gidiniz, serbestsiniz” diyecek kadar affedici oluşuna da yetişemiyorum.
وَلَكِنِّي مِثْلَهُمْ يَا اللهُ أُحِبُّكَ
Fakat Allah’ım, onlar gibi ben de Seni seviyorum.
أَنَا عَبْدٌ أَتَعَثَّرُ
Ben tökezleyen bir kulum.
أَضْعُفُ بِالْمَعْصِيَةِ وَأُقَوِّي نَفْسِي بِالطَّاعَةِ
Günahla zayıflarım. İtaatle kendimi güçlendirmeye çalışırım.
اللَّهُمَّ قَوِّنِي، اللَّهُمَّ قَوِّنِي
Allah’ım beni kuvvetlendir, Allah’ım beni kuvvetlendir.
اللَّهُمَّ اخْتَرْ لِي وَلَا تُخَيِّرْنِي
Allah’ım, benim için Sen seç; beni nefsimin tercihine bırakma.
وَدَبِّرْ لِي فَإِنِّي لَا أُحْسِنُ التَّدْبِيرَ
İşlerimi Sen tedbir et; çünkü ben güzel tedbir etmeyi bilemem.