Hüküm Allah’ındır ayeti: Eğer hüküm sadece Allah’a aitse, dünyada insanların birbirleri üzerindeki emir, yetki ve kararları ne anlama gelir?
“Hüküm Allah’ındır” denildiğinde sadece ahiretteki yargı mı kastedilir, yoksa dünyada meydana gelen her olay da Allah’ın hükmüne mi bağlıdır?
“Hüküm Allah’ındır” ayeti dünyada ve ahirette nasıl anlaşılmalıdır?
Fahreddin er-Râzî, der ki: Kasas Sûresi 70. Ayetteki وَلَهُ الْحُكْمُ“Hüküm de O’nundur” cümlesi bu ya “dünyada, ya da ahirette” demektir.
Dünyadaki Hüküm
Dünyada olmasına gelince, Allah’ın dışındakilerin hükmü ancak, O’nun hükmü sayesinde geçerli olabilir. Eğer Allah’ın hükmü olmasaydı, efendinin hükmü köleye, kocanın hükmü hanıma, babanın hükmü oğula; hükümdarın hükmü halka, Resulün hükmü de ümmete tesir etmezdi.
Aynı zamanda kâinatta meydana gelen hiçbir şeyin, Allah hükmetmeden, O’nun iradesi taalluk etmeden ve kudreti izin vermeden vücuda gelemeyeceği manası da vardır.
Bir yaprağın düşmesi, bir nefesin alınması, bir kalbin atması, bir musibetin gelmesi, bir nimetin ulaşması, bir insanın bir işe muvaffak olması veya bir şeyden mahrum kalması; hepsi Allah’ın hükmü, iradesi ve takdiri dairesindedir. Sebepler görünürde iş görür; fakat onların hükmü de, tesiri de, neticesi de Allah’ın hükmüne bağlıdır. İşte, hakiki hâkim, Allah’dır.
Ahiretteki Hüküm
Ahirette hükmün yalnız Allah’a ait olması şu demektir: Orada artık dünya mahkemeleri, makamlar, unvanlar, kuvvetler, servetler, tarafgirlikler, şahit ayarlamalar, delil gizlemeler, nüfuz kullanmalar tamamen biter.
Herkes doğrudan doğruya Allah’ın adalet divanına çıkar. Dünyada hüküm zahire göre yürür; ahirette ise hüküm hakikate göre verilir. Çünkü orada gizli niyetler, saklanan zulümler, bastırılan haklar, unutulmuş zannedilen günahlar ve kimsenin görmediği iyilikler açığa çıkar.