Neml suresinin 30. ayetine ilk bakışta garip bir durum dikkat çeker: Hz. Süleyman (a.s.), neden mektubunda kendi ismini Allah’ın isminden önce zikretmiştir? Bu, zahiren bir takdim gibi görünse de, acaba arkasında hangi ince hikmetler saklıdır?
اِنَّهُ مِنْ سُلَيْمٰنَ وَاِنَّهُ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِۙ
Mektup Süleyman’dandır, Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla (başlamakta) dır.
Neml Sûresi(27) 30. Ayet
Fahru-r Razi hazretleri tefsirinde buna birkaç vecihle cevap verilir buyurmuştur:
Birincisi:
Belkıs, hiç kimsenin girmesi mümkün olmayan odasında mektubu yastığının üzerinde buldu. Duvarın üzerinde Hüdhüd’ü görünce, bunun Hz. Süleyman’dan geldiğini anladı. Mektubu eline alıp, “Bu Süleyman’dandır” dedi. Mektubu açınca “Bismillahirrahmanirrahim” ifadesini gördü ve bunu da ayrıca dile getirdi. Buna göre ayette geçen ifade, Hz. Süleyman’ın değil; Belkıs’ın naklettiği sözdür. Yani tertip ona aittir.
İkincisi:
Hz. Süleyman (a.s.) mektubun zarfına “Bu Süleyman’dandır” yazmış, mektubun içine ise bütün mektuplarda olduğu gibi “Bismillahirrahmanirrahim” ile başlamış olabilir. Belkıs önce zarfı okuyup “Bu Süleyman’dandır” dedi, sonra mektubu açıp besmeleyi görünce onu da ilave etti. Böylece iki ayrı ifadeyi bir arada nakletti.
Üçüncüsü:
Belkıs henüz iman etmemişti. Hz. Süleyman (a.s.), onun mektubu okurken Allah hakkında uygunsuz bir söz söylemesinden endişe etmiş olabilir. Bu sebeple önce kendi ismini zikrederek, muhtemel bir saygısızlığın kendisine yönelmesini istemiş; Allah’ın ismini korumak için böyle bir tertibi tercih etmiş olabilir.