Küçücük Sinekte Büyük Bir Sanat
Sinek, çoğu zaman önemsemediğimiz küçücük bir canlıdır. Hâlbuki dikkatle bakıldığında, birkaç milimetrelik bedeninde insanı hayrete düşüren büyük bir yaratılış sanatı saklıdır. Saniyede 500 kere kanat çırpması, havada ani dönüşler yapması, konacağı yeri hassas şekilde seçmesi ve çok hızlı hareket etmesi başlı başına bir harikadır.

Petek Gözlerdeki Hayret Verici Sistem
Sineğin en dikkat çekici özelliklerinden biri de gözleridir. Bir sineğin başının sağ ve sol tarafında 4000’er ayrı bölme bulunur. Böylece sinek, toplamda 8000 bölmeli petek gözlere sahip olur. Bu 8000 bölmenin her birinde, görüntüyü farklı açıdan algılayan birer mercek vardır. Yani sinek bir çiçeğe baktığında, o çiçek tek bir pencereden değil, binlerce küçük pencereden görülür.
Binlerce Parçadan Tek Görüntü
Sineğin gözlerindeki 8000 ayrı mercek, dış dünyadan gelen görüntüyü farklı açılardan alır. Bu parçalı görüntüler sineğin sinir sistemiyle beynine ulaştırılır. Sonra bu bilgiler, bir yapbozun parçaları gibi birleştirilir ve sinek için anlamlı bir görüntü hâline getirilir. Demek ki mesele sadece merceklerin varlığı değildir; o merceklerden gelen bilgilerin işlenmesi de ayrı bir ilim ve kudret ister.
Birkaç Milimetreye Sığan Harika
Şimdi düşünelim: Birkaç milimetrelik küçücük bir başın içine 8000 tane mercek yerleştirmek, her merceği ışığı algılayacak kabiliyette yapmak, bunları sinir sistemiyle bağlamak ve gelen görüntüleri anlamlı hâle getirmek nasıl basit görülebilir? İnsan, bugünkü teknolojisiyle bile böyle canlı, kendi kendini besleyen, uçan, gören ve çevresini algılayan bir sistemi yoktan meydana getiremez.
Sinek Bu Fiile Sahip Çıkabilir mi?
Peki sinek, bu görme fiiline sahiplik iddiasında bulunabilir mi? Kendi gözlerini kendisi mi yapmıştır? Başının iki tarafına 4000’er bölmeyi kendisi mi yerleştirmiştir? 8000 bölmeli petek göz sistemini kendisi mi kurmuştur? Her bir merceğe ayrı açıdan görme kabiliyeti veren sineğin kendisi midir? Elbette hayır. Sinek ne kendi gözünü yapabilir, ne sinir sistemini kurabilir, ne de gördüğü görüntüyü anlamlı hâle getirebilir.
Fiilin Hakiki Faili
Sinek görür; fakat görme fiilinin hakiki faili sinek değildir. Sinek uçar; fakat uçma fiilinin hakiki faili de sinek değildir. O küçücük bedene kanat veren, o kanatları saniyede 500 kere çırptıran, başına 8000 bölmeli petek göz yerleştiren, her merceği ayrı bir vazifeyle çalıştıran ve bütün bu sistemi kusursuz idare eden Allah’tır.
Tesadüfün İşi Değil
Tesadüfün ilmi yoktur, iradesi yoktur, hedefi yoktur, merhameti yoktur. Tesadüf, “Bu sineğin başına iki tarafa dengeli gözler koyayım, her göze 4000’er bölme yerleştireyim, toplam 8000 mercek ile çevresini görmesini sağlayayım.” diyemez. Böyle hassas ve düzenli bir yapı, kör sebeplerin değil; gören, bilen, dileyen ve yaratan bir kudretin eseridir.
Kısacası sinek basit bir canlı değildir. Saniyede 500 kere kanat çırpan bedeni, 4000’er bölmeli iki petek gözü ve toplam 8000 mercekli görme sistemiyle açık bir yaratılış mucizesidir. Bu kadar ince düzen, ilim, irade, kudret ve hikmet ister. Bu fiilin faili ne sinektir, ne tesadüftür, ne de şuursuz tabiat kanunlarıdır. Bu harika sanatı yaratan, yaşatan, gördüren ve uçuran Allah’tır.