Örümcek: İpek İple Yazılan Büyük Delil
Bir apartmanın en üst katından iplerle aşağı inen komandoları gördüğümüzde hayret ederiz. Onların cesaretini, eğitimini, dengesini ve maharetini takdir ederiz. Fakat aynı işi, hem de çok daha ince bir sanatla yapan küçücük bir örümceği çoğu zaman fark etmeyiz. Hâlbuki örümcek, kendi bedeninden çıkardığı ipek iplikle bir anda aşağı iner, bir anda yukarı çıkar; en usta dağcıların, en eğitimli komandoların bile yetişemeyeceği bir hız ve ustalıkla hareket eder.
Kendi İpini Kendi Üreten Canlı
Komandonun ipi fabrikada üretilir, dayanıklılığı mühendisler tarafından hesaplanır, kullanımı eğitimle öğretilir. Örümceğin ise ne fabrikası vardır ne mühendisi ne de hocası… Fakat kendi bedeninde ipek iplik üretir. Bu iplik öyle sıradan bir ip değildir; hem hafiftir hem esnektir hem de taşıdığı vazifeye göre son derece dayanıklıdır. Örümcek bu ip sayesinde kendini boşluğa bırakır, avına atılır, aşağı iner, yukarı çıkar ve hayatını devam ettirir.
Av İçin Kurulan Mükemmel Tuzak
Örümcek yalnızca ip üretmekle kalmaz; o iplikle harika bir ağ kurar. Bu ağ, avı yakalayacak kadar yapışkan, kendisini taşıyacak kadar sağlam, hareketine izin verecek kadar ölçülüdür. Avı o ağa yakalanır; fakat örümcek kendi ağına yapışmaz. Çünkü ayağındaki özel yapı ve salgılar sayesinde ağın üzerinde rahatça dolaşır. Şimdi insan düşünmelidir: Avı yapıştıran ağ, örümceği neden yapıştırmaz? Bu ölçüyü kim koymuştur?
Bir Sanat, Bir Eğitim, Bir Terbiye
Örümcek dünyaya gelir gelmez vazifesini bilir. Kimse ona ağ örmeyi öğretmez. Kimse ona ip üretmeyi göstermez. Kimse ona avlanma planı çizmez. Fakat o, sanki uzun bir eğitimden geçmiş gibi vazifesini şaşırmadan yapar. Kendi hayat şartlarına tam uygun hareket eder. Bu hâl açıkça gösterir ki, ortada sadece bir böcek yoktur; terbiye edilmiş, vazifesi öğretilmiş, cihazları vazifesine göre verilmiş bir mahluk vardır.
Tesadüfün Açıklayamadığı Nokta
Eğer örümceğin bu işleri tesadüfle yaptığı söylenirse, tesadüfün hem ip üretmeyi bilmesi, hem ağ geometrisini kurması, hem avın nasıl yakalanacağını hesaplaması, hem örümceğin kendi ağına yapışmamasını temin etmesi gerekir. Oysa tesadüf bilmez, hesap yapmaz, vazife öğretmez, ihtiyaç görmez. Şuursuz sebeplerin böyle şuurlu neticeler ortaya koyması aklen mümkün değildir.
Netice
Örümcek küçüktür; fakat yaptığı iş büyüktür. Bedeni zayıftır; fakat dokuduğu ağda büyük bir sanat görünür. Ne mühendislik okumuştur, ne ip üretiminden haberi vardır, ne de avcılık eğitimi almıştır. Buna rağmen ağını örer, ipini kullanır, avını yakalar ve hayatını kusursuz bir düzen içinde sürdürür. Demek ki örümceğe vazifesini öğreten, onu hayat şartlarına uygun yaratan ve küçücük bedenine bu büyük sanatı yerleştiren, sonsuz ilim, hikmet ve kudret sahibi olan Allah’tır.