Altın yağmur kuşu, yaklaşık 200 gramlık küçücük bedeniyle her yıl Alaska’dan Hawai’ye doğru akıl almaz bir göç yolculuğuna çıkar. Önünde yaklaşık 4.000 kilometrelik uçsuz bucaksız bir okyanus vardır. Ne konacak bir dal, ne dinlenecek bir kara parçası, ne de mola verecek bir zemin… Buna rağmen bu küçük kuş, yaklaşık 88 saat boyunca durmadan kanat çırpar ve denizin ortasında kaybolmadan hedefine ulaşır.
İmkânsız Gibi Görünen Hesap
Bu yolculuk sıradan bir uçuş değildir. Çünkü böyle uzun bir mesafeyi aşmak için enerji gerekir, dayanıklılık gerekir, yön bulma gerekir, zamanlama gerekir. Yapılan hesaplara göre bu kuşun yolculuğu tamamlayabilmesi için sahip olduğundan daha fazla yağa ihtiyaç duyması beklenir. Fakat o, sınırlı yakıtıyla bu büyük mesafeyi aşar ve hiçbir şaşkınlık göstermeden varacağı yere varır. Demek ki burada basit bir uçuş değil, ince bir hesap ve hayret verici bir iktisat vardır.
V Şeklindeki Uçuşun Sırrı
Altın yağmur kuşları sürü hâlinde uçarken gelişigüzel dağılmazlar. Hava direncini azaltacak şekilde düzenli bir uçuş sergilerler. Bu düzen, onlara enerji tasarrufu sağlar. Böylece yolculuğun sonunda tamamen tükenmeden hedefe ulaşırlar. Hatta geriye, ters rüzgâr gibi beklenmedik durumlarda kullanılabilecek yedek enerji kalır. Bu tablo insana şunu düşündürür: Bu küçük kuşa enerji hesabını kim öğretti? Hangi rüzgârı nasıl kullanacağını ona kim bildirdi?
Bir Kuş ve Bir Uçak Kıyası
İnsanlığın teknoloji harikası dediği uçaklar, binlerce kilometrelik yolculuklar için tonlarca yakıta muhtaçtır. Mühendisler hesap yapar, motorlar tasarlanır, yakıt depoları hazırlanır, rota çizilir, pilotlar eğitilir. Buna rağmen bir uçak mühendis ister, bakım ister, yönlendirme ister. Peki, bütün bunlardan çok daha küçük, narin ve şuursuz görünen bir kuşun; haritasız, pusulasız, telsizsiz ve yakıt ikmalsiz şekilde okyanusu aşması nasıl sahipsiz ve tesadüfî olabilir?
Sebep Küçük, Netice Büyük
Altın yağmur kuşu bir sebeptir; yaptığı yolculuk ise muhteşem bir neticedir. Sebep küçüktür, zayıftır, sınırlıdır. Fakat ortaya çıkan netice büyüktür, düzenlidir, hesaplıdır. İşte sebep ile netice arasındaki bu büyük fark, akla şu hakikati gösterir: Bu yolculuk kuşa ait gibi görünür; fakat kuşa yaptırılmaktadır. Kuş uçmaktadır; fakat onu uçuran, yönlendiren, koruyan ve hedefine ulaştıran başka bir kudrettir.
Tesadüf Bu Sorulara Cevap Veremez
Altın yağmur kuşu göç mevsiminin geldiğini nasıl bilir? Okyanusun ortasında yönünü nasıl şaşırmaz? Durmadan kanat çırpacak dayanıklılığı nereden alır? Yolculuk için gerekli enerjiyi bedeninde kim depolar? Sürü hâlindeki düzenli uçuşu ona kim öğretir? Eğer bir uçağa mühendis gerekiyorsa, o uçaktan çok daha iktisatlı ve hassas çalışan bu canlı sisteme sanatkâr gerekmez mi?
İktisat İçinde Kudret
Bu kuşun yolculuğunda sadece kuvvet değil, aynı zamanda iktisat da görünür. Gereksiz ağırlık yoktur, israf yoktur, başıboşluk yoktur. Her şey ölçülüdür. Yağ miktarı, kanat yapısı, uçuş düzeni, dayanıklılık, yön bulma kabiliyeti ve göç zamanı birbirine uygun yaratılmıştır. Bu uyum, kör tesadüfün işi olamaz. Çünkü tesadüf hesap yapamaz, enerji planlayamaz, hedef belirleyemez, yol gösteremez.
Netice
Altın yağmur kuşu küçüktür; fakat taşıdığı delil büyüktür. Bedeni hafiftir; fakat yaptığı iş akılları hayrette bırakacak kadar ağırdır. Okyanusun üstünde kanat çırparken sadece bir yerden bir yere gitmez; aynı zamanda insana büyük bir hakikati ders verir. Sebepler basittir, neticeler harikadır. Kuş küçüktür, yolculuk büyüktür. Beden zayıftır, iş muhteşemdir. Öyleyse bu yolculuk tesadüfün değil; sonsuz ilim, hikmet, kudret ve inayet sahibi olan Allah’ın sevk ve idaresinin açık bir delilidir.