Close Menu
Nur Divanı
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Soru- Cevap
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Son Eklenenler

Kur’an mahluk mudur?

Nisan 20, 2026

“Ol” emri hakikatte nasıl anlaşılmalı?

Nisan 20, 2026

Kur’ân, münafıkları neden isim isim ifşa etmez?

Nisan 19, 2026
Facebook Instagram YouTube X (Twitter) TikTok
Nur Divanı
Facebook X (Twitter) Instagram
Pazartesi, Nisan 20
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Soru- Cevap
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Nur Divanı
Ana Sayfa»Sözler»Altıncı Söz
SözlerAltıncı Söz

6- Mesela, göz bir hâssedir ki ruh bu âlemi o pencere ile seyreder.

0
By Nur Divanı on Ocak 13, 2026 Altıncı Söz

Mesela, göz bir hâssedir ki ruh bu âlemi o pencere ile seyreder. Eğer Cenab-ı Hakk’a satmayıp belki nefis hesabına çalıştırsan geçici, devamsız bazı güzellikleri, manzaraları seyir ile şehvet ve heves-i nefsaniyeye bir kavvad derekesinde bir hizmetkâr olur. Eğer gözü, gözün Sâni’-i Basîr’ine satsan ve onun hesabına ve izni dairesinde çalıştırsan o zaman şu göz, şu kitab-ı kebir-i kâinatın bir mütalaacısı ve şu âlemdeki mu’cizat-ı sanat-ı Rabbaniyenin bir seyircisi ve şu küre-i arz bahçesindeki rahmet çiçeklerinin mübarek bir arısı derecesine çıkar.

Göz, ruhun bu âleme açılan bir penceresidir; insan bu dünyayı o pencere ile seyreder. Eğer bu gözü Cenâb-ı Hakk’a satmayıp nefsin hesabına çalıştırırsa, göz geçici ve devamsız bazı güzelliklerin peşinde dolaşan bir âlet hâline gelir. Bakar ama doymaz; gördükçe hevesi kışkırtır, şehveti besler. Böylece göz, insanı yücelten bir nimet olmaktan çıkar; nefsin arzularına hizmet eden, onu günaha sürükleyen bir hizmetkâr derekesine düşer. Seyredilen manzaralar geçip gider; fakat bıraktıkları iz, kalpte bir ağırlık ve ruhta bir yorgunluk olur.

“Bir göz ki olmaya ibret nazarında; ol düşmanıdır sahibinin başı üzerinde.”

Bu cümlede Üstad, gözün Allah’a satılmasıyla kazandığı üç büyük makamı sayıyor. Her biri ayrı bir yükseliştir.

1. Göz, kâinat kitabının mütalaacısı olur

Eğer göz, gözün Sâni‘-i Basîr’ine satılır ve O’nun hesabına, O’nun izni dairesinde çalıştırılırsa; artık yalnızca bakan bir organ olmaktan çıkar, kâinat kitabını okuyan bir mütalaacı hâline gelir. Dağlar, ağaçlar, yıldızlar ve bütün varlıklar bu göz için suskun cisimler değildir; her biri mânâ yüklü satırlar gibi okunur. Göz, güzelliği seyredip geçmez; sanatın arkasındaki Sanatkârı arar, bakışı tefekküre dönüşür. Böylece kâinat, sessiz bir manzara olmaktan çıkar; konuşan, öğreten bir kitap hâlini alır.

2. Göz, Rabbânî sanatın mucizelerinin seyircisi olur

Aynı göz, bu kez mu‘cizât-ı sanat-ı Rabbâniyenin şuurlu bir seyircisi olur. Artık alışkanlık perdesi yırtılmıştır; bahar sıradan bir mevsim değil, her yıl yeniden sergilenen bir mucizedir. Bir hücrenin işleyişinde, bir canlının hayat buluşunda, bir düzenin şaşmadan devam edişinde ilâhî kudret ve hikmet müşahede edilir. Bu seyir, gözü eğlenceye değil hayrete götürür; hayret de insanı secdeye yaklaştırır.

3. Göz, rahmet çiçeklerinden bal toplayan mübarek bir arı olur

Daha da ileri bir mertebede, bu göz küre-i arz bahçesindeki rahmet çiçeklerinden bal toplayan mübarek bir arı derecesine yükselir. Gördüğü güzelliklerden nefsânî heves değil, mânevî mânâ devşirir. Bir çiçekte rahmeti, bir nimette şefkati, bir tebessümde ilâhî lütfu toplar ve bunları kalbe taşır. Böyle bir göz, harama konmaz; çünkü çöpe değil, çiçeğe konan bir arı gibidir. Topladığı bal ise iman, marifet ve huzur olur. Aldığı bu görüntüleri kalbe ulaştırır ve orada marifet balını yapmaya başlar.

İşte aynı göz, satılmadığında şehvet ve heves-i nefsaniyeye bir kavvad derekesinde bir hizmetkâr olur. Satıldığında ise okuyan, seyreden ve mânevî bal toplayan yüksek kıymetli bir âlet hâline gelir. Gözün mertebesini belirleyen, mahiyeti değil; kime satıldığıdır.

📥 PDF İndir
Paylaş: Facebook Twitter Email Telegram WhatsApp Copy Link
Önceki Konu5- Mesela, akıl bir âlettir. Eğer Cenab-ı Hakk’a satmayıp belki nefis hesabına çalıştırsan
Sonraki Konu 7- Mesela, dildeki kuvve-i zaikayı, Fâtır-ı Hakîm’ine satmazsan belki nefis hesabına…

İlgili Konular

Altıncı Söz

17- Allah’a abd ve asker olmak, öyle lezzetli bir şereftir ki tarif edilmez.

Altıncı Söz

16- Şimdi satmaya bakacağız. Acaba o kadar ağır bir şey midir ki çokları satmaktan kaçıyorlar.

Altıncı Söz

15- Beşinci hasaret: Hayat-ı ebediye esasatını ve saadet-i uhreviye levazımatını tedarik etmek için verilen…

Yorum Ekle
Yorum Yap Yanıtı İptal Et

Altıncı Söz içerikleri
  • 1- Altıncı Söz’ün temsilî hikâyeciği
  • 2- Temsilden hakikate geçiş
  • 3- Birinci kâr: Fâni mal, beka bulur.
  • 4- İkinci kâr: Cennet gibi bir fiyat veriliyor.
  • 5- Mesela, akıl bir âlettir. Eğer Cenab-ı Hakk’a satmayıp belki nefis hesabına çalıştırsan
  • 6- Mesela, göz bir hâssedir ki ruh bu âlemi o pencere ile seyreder.
  • 7- Mesela, dildeki kuvve-i zaikayı, Fâtır-ı Hakîm’ine satmazsan belki nefis hesabına…
  • 8- İşte ey akıl, dikkat et! Meş’um bir âlet nerede, kâinat anahtarı nerede?
  • 9- İnsan zayıftır, belaları çok. Fakirdir, ihtiyacı pek ziyade. Âcizdir, hayat yükü pek ağır.
  • 10- Bütün o aza ve âletlerin ibadeti ve tesbihatı ve o yüksek ücretleri, en muhtaç olduğun bir zamanda…
  • 11- O kadar sevdiğin mal ve evlat ve perestiş ettiğin nefis ve heva ve meftun olduğun gençlik ve hayat zayi olup kaybolacak…
  • 12- Emanette hıyanet cezasını çekeceksin.
  • 13- Bütün o kıymettar cihazat-ı insaniyeyi, hayvanlıktan çok aşağı bir derekeye düşürüp hikmet-i İlahiyeye iftira ve zulmettin.
  • 14-Acz ve fakrın ile beraber, o pek ağır hayat yükünü, zayıf beline yükleyip zeval ve firak sillesi altında daim vaveylâ edeceksin.
  • 15- Beşinci hasaret: Hayat-ı ebediye esasatını ve saadet-i uhreviye levazımatını tedarik etmek için verilen…
  • 16- Şimdi satmaya bakacağız. Acaba o kadar ağır bir şey midir ki çokları satmaktan kaçıyorlar.
  • 17- Allah’a abd ve asker olmak, öyle lezzetli bir şereftir ki tarif edilmez.

Nur Divanı, Risale-i Nur’u sadece okumak için değil; anlamak, hazmetmek ve hayata taşımak için kurulmuş bir izah platformudur. “Anlaşılmaz bir kitap muallimsiz olsa, manasız bir kâğıttan ibaret kalır.” Bu sebeple metinler; şerh ve izahlarla açılır, mânânın zihne ve kalbe yerleşmesi hedeflenir.

Facebook X (Twitter) Instagram YouTube TikTok
Son Yazılar
  • Kur’an mahluk mudur?
  • “Ol” emri hakikatte nasıl anlaşılmalı?
  • Kur’ân, münafıkları neden isim isim ifşa etmez?
  • Kalp nedir?
  • Hidayet-i İlahî, bir burak olup mü’minlere gönderilmiştir.
Risale-i Nur Cümle İzahları
  • Risale-i Nur
  • Sözler
  • Lem’alar
  • Mektubat
  • Şualar
  • Mesnevî-i Nuriye
Takip Edin
  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram
  • YouTube
  • TikTok
© 2026 Feyyaz Medresem - Maddi çıkar gözetilmemesi şartıyla tüm içeriği kaynak göstererek paylaşabilirsiniz.
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • RİSALE OKU

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.