Close Menu
Risale-i Nur
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Sorular Cevaplar
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Son Eklenenler

İntizam vahdetin mührüdür

Haziran 15, 2026

Hücrelerin sessiz yolculuğu

Haziran 15, 2026

Uhuvvet nedir?

Haziran 14, 2026
Facebook Instagram YouTube X (Twitter) TikTok
Risale-i Nur
Facebook X (Twitter) Instagram
Salı, Haziran 16
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Sorular Cevaplar
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Risale-i Nur
Ana Sayfa»Mesnevî-i Nuriye»Şemme Risalesi
Mesnevî-i NuriyeŞemme Risalesi

22- Kezalik ef’al-i beşer için iki cihet vardır. Eğer niyet ile Allah’ın hesabına olursa…

0
By Nur Divanı on Mayıs 22, 2026 Şemme Risalesi

Kezalik ef’al-i beşer için iki cihet vardır. Eğer niyet ile Allah’ın hesabına olursa tecelliyata ma’kes, şeffaf, parlak olur. Eğer Allah hesabına olmasa zulmetli bir manzarayı göstermiş olur.

Kezalik hayatın da iki vechi vardır. Biri siyah, dünyaya bakar. Diğeri şeffaf, âhirete nâzırdır. Nefis, siyah vechin altına girer. Şeffaf veche terettüp eden saadet-i ebediyeyi ister.

Kezalik ef’al-i beşer için iki cihet vardır. Eğer niyet ile Allah’ın hesabına olursa tecelliyata ma’kes, şeffaf, parlak olur. Eğer Allah hesabına olmasa zulmetli bir manzarayı göstermiş olur.

İnsanın yaptığı işlerin iki yüzü vardır. Dışarıdan aynı iş gibi görünür; fakat niyet değişince mahiyeti değişir. Allah hesabına yapılan bir iş şeffaflaşır, parlar, ilahî isimlerin tecellisine ayna olur. Allah hesabına yapılmayan iş ise nefsin, şöhretin, menfaatin ve gafletin karanlığına düşer.

Namaz Misali

Bir adam namaz kılar. Eğer “Rabbimin emridir, kulluğumun gereğidir, aczimi ve fakrımı O’na arz ediyorum” niyetiyle kılarsa, o namaz Allah’ın rahmetine, mağfiretine ve huzuruna ayna olur. Amel şeffaflaşır, kalbi nurlandırır. Fakat aynı namazı insanlar görsün, takdir etsin, “ne dindar adam” desinler diye kılarsa, dışı ibadet görünür ama içi kararır. Allah hesabına olmadığı için zulmetli bir manzara gösterir.

İlim Öğrenmek Misali

Bir talebe ilim öğrenir. Eğer “Allah’ın rızasını kazanayım, hakikati anlayayım, insanlara faydalı olayım” niyetiyle okursa, onun okuduğu her sayfa nurlu olur. O ilim, Alîm ve Hakîm isimlerine ayna olur. Fakat ilmi makam, üstünlük, tartışmada galip gelmek ve insanlara tepeden bakmak için öğrenirse, ilim zannettiği şey nefsine perde olur. İlim suretinde karanlık bir kibir doğurur.

Para Kazanmak Misali

Bir adam ticaret yapar, çalışır, para kazanır. Eğer “Helal rızık kazanayım, ailemin hakkını gözeteyim, kimseye muhtaç olmayayım, zekâtımı ve sadakamı vereyim” niyetiyle çalışırsa, dükkânı bile ibadetgâh hükmüne geçer. Kazancı Rezzâk ismine ayna olur. Fakat yalnız hırs, mal biriktirme, gösteriş ve dünyaya taparcasına çalışırsa, aynı ticaret kalbi karartan bir zulmet olur.

Anne Babalık Misali

Bir anne çocuğuna bakar, bir baba evladı için çalışır. Eğer “Bu çocuk Allah’ın emanetidir, ona merhamet etmek Rabbimin rahmetinin bir cilvesidir” diye bakarsa, yorgunluğu bile ibadet rengine girer. Evdeki hizmet şeffaflaşır, rahmet tecellisine ayna olur. Fakat çocuk sadece nefsin gururu, soyun devamı, gösteriş vesilesi görülürse, aynı emek dünyevî ve karanlık bir bağa dönüşür.

Yemek Yeme Misali

Bir insan yemek yer. Eğer “Bu bedeni Allah’a ibadet için kuvvetlendireyim, bu nimetin sahibine şükredeyim” niyetiyle yerse, lokması bile nurlanır. Sofra Rezzâk ve Kerîm isimlerine ayna olur. Fakat gafletle, sadece mideyi doldurmak, zevki kovalamak ve nimetin sahibini unutmak için yerse, aynı yemek hayvanî bir manzara gösterir. Doyar ama şükretmediği için kalbi aç kalır.

Konuşmak Misali

Bir insan konuşur. Eğer hakkı anlatmak, kalpleri teskin etmek, bir mümine fayda vermek ve Allah’ın razı olduğu sözü söylemek niyetiyle konuşursa, dili rahmete ve hikmete ayna olur. Söz parlaklaşır, kalbe tesir eder. Fakat konuşması gıybet, riya, kendini ispat, insanları ezmek ve nefsini parlatmak için olursa, aynı dil zulmetli bir alete dönüşür.

Yardım Etmek Misali

Bir adam fakire yardım eder. Eğer “Bu mal benim değil, Allah’ın bana emanetidir; Rabbimin rızası için veriyorum” derse, o yardım sadaka olur, rahmet tecellisine ayna olur. Fakat yardım ederken insanların gözüne girmek, alkış almak, adını duyurmak isterse, dışı parlak görünür ama içi karanlık olur. Çünkü Allah hesabına olmayan iyilik bile nefsin reklamına dönüşebilir.

Hastaya Bakmak Misali

Bir doktor hastaya bakar. Eğer “Allah’ın Şâfî ismine hizmet ediyorum, bu kulun derdine çare olmak Rabbimin razı olacağı bir vazifedir” diye bakarsa, mesleği nurlanır. Tıbbı, Şâfî ismine ayna olur. Fakat hastayı sadece para, itibar ve meslekî başarı vesilesi görürse, aynı meslek karanlık bir menfaat alanına döner.

Netice

Demek insanın fiilleri niyetle renk değiştirir. Aynı iş Allah hesabına olursa nurlu, şeffaf, parlak ve tecelliyata ma’kes olur. Allah hesabına olmazsa, dışı büyük görünse bile içi kararır. Çünkü amelin ruhu niyettir. Niyet Allah’a dönerse amel ibadetleşir; nefse dönerse amel zulmetleşir.

Kezalik hayatın da iki vechi vardır. Biri siyah, dünyaya bakar. Diğeri şeffaf, âhirete nâzırdır. Nefis, siyah vechin altına girer. Şeffaf veche terettüp eden saadet-i ebediyeyi ister.

Hayatın iki yüzü vardır. Bir yüzü dünyaya bakar; fânidir, geçicidir, elemli ve ayrılıklıdır. Diğer yüzü âhirete bakar; şeffaftır, nurludur, ebedî saadete açılır. Nefis ise peşin lezzeti sevdiği için hayatın dünyaya bakan siyah yüzünün altına girer; fakat garip bir şekilde o fani yüzle ebedî saadeti de ister. Yani arpa ekip buğday biçmek ister. İşte çelişki buradadır.

يُبْعَثُ كُلُّ عَبْدٍ عَلَى مَا مَاتَ عَلَيْهِ.

“Her kul, öldüğü hâl üzere diriltilir.”

Kaynak: Sahih Müslim, Câbir b. Abdullah rivayeti, hadis no: 2878.

Bu hadis-i şerif, hayatın iki yüzü meselesine tam oturur. Çünkü insan hayatın siyah, dünyaya bakan yüzüne girer; nefsine, hevâsına, gafletine göre yaşarsa, ölüm anında da o hayatın rengiyle karşılaşır. Dünya tarlasına ne ektiyse, ölüm harmanında onu biçmeye başlar.

Gençlik Misali

Gençliğin bir yüzü dünyaya bakar; kuvvet, güzellik, neşe, hareket ve heves vardır. Nefis bu siyah yüzün altına girer; gençliği günaha, eğlenceye, şöhrete ve hevâya harcamak ister. Fakat aynı nefis gençliğin hiç bitmemesini, güzelliğin solmamasını, kuvvetin tükenmemesini ve âhirette de ebedî saadeti ister. Yani adeta der ki: “Arpa ekeyim, buğday biçeyim. Gençliği dünya yolunda tüketeyim, ama âhirette ebedî gençlik bulayım.” Hâlbuki fani gençlik, Allah hesabına yaşanırsa bâki gençliğe çekirdek olur.

Mal Misali

Malın bir yüzü dünyaya bakar; kazanılır, biriktirilir, korunur, fakat elde kalmaz. Nefis bu siyah yüzün altına girer; malı hırsla toplamak, zekâtı ağır görmek, sadakadan kaçmak ve dünyaya yığmak ister. Fakat aynı nefis âhirette cennet hazinelerini de ister. Yani adeta der ki: “Malı nefsim için saklayayım, Allah yolunda vermeyeyim; ama âhirette rahmet hazineleri bana açılsın.” Bu, dünyaya yatırım yapıp âhiretten temettü istemek, sermayeyi nefsin pazarında harcayıp rahmet hazinesinden kâr beklemek gibidir. Mal infakla şeffaf yüze geçerse ebedî sermaye olur.

Lezzet Misali

Lezzetin bir yüzü dünyaya bakar; yenir, içilir, tadılır, sonra geçer. Nefis bu siyah yüzün altına girer; helal-haram demeden peşin zevki kovalamak ister. Fakat aynı nefis âhirette temiz, bâki ve sonsuz nimetlere de kavuşmak ister. Yani adeta der ki: “Fani lezzetlerin peşinden gideyim, ama sonunda cennet sofralarına oturayım.” Bu, zehir içip şifa beklemek, tuzlu su içip susuzluğum geçsin demek gibidir. Hâlbuki lezzet helal dairesinde, şükürle ve Allah hesabına yaşanırsa ibadet rengine girer.

Aile Misali

Ailenin bir yüzü dünyaya bakar; sevgi, muhabbet, çocuklar ve yuva sıcaklığı vardır. Nefis bu siyah yüzün altına girerse aileyi sadece dünya saadeti, soy gururu, gösteriş ve rahat alanı gibi görür. Fakat aynı nefis bu sevginin ebediyen devam etmesini de ister. Yani adeta der ki: “Ailemi Allah’ın emaneti bilmeden yaşayayım; ama âhirette de onlarla ebedî beraberlik bulayım.” Bu, diken ekip gül devşirmek, gaflet tohumu ekip nur harmanı beklemek gibidir. Aile Allah hesabına yaşanırsa, fani muhabbet ebedî beraberliğe kapı olur.

Sağlık Misali

Sağlığın bir yüzü dünyaya bakar; insan yürür, çalışır, yer, içer ve rahat eder. Nefis bu siyah yüzün altına girer; sağlığı ibadete değil, hevâya, gaflete ve keyfe harcamak ister. Fakat aynı nefis hastalanmak istemez, ölmek istemez, âhirette de huzur ister. Yani adeta der ki: “Bana verilen sağlığı dünya için tüketeyim, ama ölümden sonra da ebedî saadet bulayım.” Bu, ateşe odun atıp serinlik beklemek gibidir. Sağlık ibadet, hizmet ve şükür yolunda kullanılırsa şeffaf yüze geçer.

Makam Misali

Makamın bir yüzü dünyaya bakar; itibar, görünürlük, söz geçirme ve takdir vardır. Nefis bu siyah yüzün altına girer; makamı kibir, tahakküm, alkış ve üstünlük için kullanmak ister. Fakat aynı nefis âhirette izzet ve makbuliyet de ister. Yani adeta der ki: “Dünyada makamı nefsim için kullanayım, ama Allah katında da aziz olayım.” Bu, nefsin arkasından yürüyüp rıza-i İlâhî menziline varmayı istemek gibidir. Makam adalet, hizmet ve Allah rızası için kullanılırsa nurlanır.

İlim Misali

İlmin bir yüzü dünyaya bakar; diploma, unvan, şöhret, tartışmada galibiyet ve insanlar üzerinde üstünlük verir. Nefis bu siyah yüzün altına girerse ilmi kibir ve enaniyet sermayesi yapar. Fakat aynı nefis âhirette nur, derece ve saadet de ister. Yani adeta der ki: “İlmi nefsimi parlatmak için kullanayım, ama Allah katında âlimlerin derecesini isteyeyim.” Bu, karanlığa yürüyüp nura varmayı ummak gibidir. İlim Allah’ı tanımaya, hakikate hizmete ve kullara faydaya vesile olursa marifetullah basamağı olur.

Musibet Misali

Musibetin bir yüzü dünyaya bakar; acı verir, rahat bozar, planları dağıtır ve nefsi incitir. Nefis bu siyah yüzün altına girer; sabretmek istemez, isyan eder, “Niçin ben?” der. Fakat aynı nefis musibetin âhirette sevaba, kefarete ve rahmete dönüşmesini de ister. Yani adeta der ki: “Musibette sabretmeyeyim, teslim olmayayım, Rabbime yönelmeyeyim; ama âhirette onun sevabını alayım.” Bu, tohumu sabırsızlık olan tarladan teslimiyet meyvesi beklemek gibidir. Musibet sabırla karşılanırsa şeffaf yüzü açılır.

Ölüm Misali

Ölümün bir yüzü dünyaya bakar; ayrılık, bedenin dağılması, sevdiklerden kopuş ve dünya defterinin kapanması görünür. Nefis bu siyah yüzün altına girer; ölümü unutmak, âhireti düşünmemek ve dünyaya yapışmak ister. Fakat aynı nefis yok olmamak, ebedî yaşamak ve cennet bulmak ister. Yani adeta der ki: “Dünya için yaşayayım, ölümü unutayım, âhirete hazırlık yapmayayım; ama ölümden sonra cennet bulayım.” Bu, cehenneme giden yola girip cennete varmayı beklemek gibidir. Ölümün şeffaf yüzü ancak iman ve salih amelle nurlanır.

Kabir Misali

Kabrin bir yüzü dünyaya bakar; toprak, yalnızlık, karanlık ve bedenin çürümesi görünür. Nefis bu siyah yüzü sevmez, ondan kaçar; fakat kabirde rahat, nur ve emniyet de ister. Yani adeta der ki: “Dünyada kabri aydınlatacak amel göndermeyeyim, ama kabir bana cennet bahçesi olsun.” Bu, karanlık sokağa sapıp güneşe çıkmayı ummak gibidir. Hâlbuki kabir; iman, namaz, Kur’an, sadaka ve salih amelle nurlanır. İnsan dünyada ne gönderirse, kabirde onu bulur.

Hayatın Aldatıcı Yüzü

Hayatın dünyaya bakan siyah yüzü nefse peşin lezzet verir gibi görünür. Nefis ona aldanır ve der ki: “Dünyaya göre yaşayayım, keyfime bakayım, hevâmı tatmin edeyim; fakat sonunda ebedî saadet de benim olsun.” İşte bu, arpa ekip buğday biçmek, diken ekip gül devşirmek, zehir içip şifa beklemek, ateşe odun atıp serinlik ummak gibidir. Hâlbuki hayat bir tarladır; insan oraya ne ekerse âhirette onu biçer.

Netice

Nefis hayatın siyah yüzünün altına girer; fakat şeffaf yüzün neticesi olan saadet-i ebediyeyi ister. Yani dünya için yaşayıp âhiret meyvesi bekler; arpa ekip buğday biçmek ister. Hâlbuki sünnetullah değişmez: İnsan nasıl yaşarsa öyle ölür, nasıl ölürse öyle diriltilir. Yol başka, menzil başka olursa insan istediği yere değil, yürüdüğü yere varır. Dünya tarlasına gaflet eken âhirette nur biçemez; Allah rızası eken ise fani hayatından ebedî saadet devşirir.

📥 PDF İndir
Paylaş: Facebook Twitter Email Telegram WhatsApp Copy Link
Önceki Konu21- Kezalik Allah’ın hesabına kâinata bakan adam her ne müşahede ederse ilimdir.
Sonraki Konu 23-  Kâinatın miftahı, anahtarı insanın elindedir. Âlemin kapıları açık ise de manen kapalıdır.
Yorum Ekle
Yorum Yap Yanıtı İptal Et

Şemme Risalesi içerikleri
  • 1- Şu âlem, görünen ve görünmeyen bütün tabakat ve envaıyla لَا اِلٰهَ اِلَّا هُو diye tevhidi ilan ediyor.
  • 2- Hiçbir insanın Cenab-ı Hakk’a karşı hakk-ı itirazı yoktur ve şekva ve şikayete de haddi yoktur.
  • 3- Cesedin bir uzvundaki bir hüceyrede yapılan tasarruf, en evvel cesedi tasavvur etmeye mütevakkıftır.
  • 4- Hevam, balık gibi küçük hayvanların yumurtalarını, haşerat ve nebatatın tohumlarını…
  • 5- Bir incir tohumunu tavırdan tavıra hıfzeden, devirden devire himaye eden, inhilalden vikaye eden…
  • 6- Lafızların tebeddülüyle mana tebeddül etmez, bâki kalır. Kabuk parçalanır, lüb bâki ve sağlam kalır.
  • 7- Uluhiyetin azameti, izzeti, istiklaliyeti, her şeyin küçük olsun büyük olsun, yüksek olsun alçak olsun…
  • 8- Maddî olan bir şey, kesafeti ne kadar fazla olursa o nisbette ince ve gizli şeyleri göremez…
  • 9- Ekseriyet-i mutlakayı teşkil eden avam-ı nâsın fehimleri Kur’anca o kadar müraat edilmiştir ki…
  • 10- Âyetlerin bahsettikleri hakikatler, şiirlerin bahsettikleri hayalattan pek vâsi ve pek yüksektir.
  • 11- Hâlık’ın vahdetini gösteren âyineler ve delillerini okutan sahifelerin pek çok çeşitleri olduğu gibi
  • 12- Bir kelimeyi yazan harfini yazanın gayrısı, bir sahifeyi yazan satırı yazanın gayrısı…
  • 13- Yıldızlar, şemsler arasında mümaselet olduğu gibi filcümle müsavat da vardır.
  • 14- İnsanın bir ferdinde bir cemaat-i mükellefîn bulunur. Evet, her bir uzuv, bir şey için yaratılmıştır.
  • 15- İnsanları fikren dalalete atan sebeplerden biri; ülfeti, ilim telakki etmeleridir.
  • 16- İnsanların arza ait malûmat ve müsellemat-ı bedihiyatları ülfete mebnidir.
  • 17- Aralarında münasebet, muamele, hattâ mükâleme bulunan iki şeyin…
  • 18- Denizlerde vukua gelen medd ve cezir gibi evliya arasında da bast-ı zaman…
  • 19- Bir bürhan ile elde edilen netice-i tevhidi bazı insanlar isti’zam ile dar zihinlerine sıkıştıramazlar…
  • 20- Fesübhanallah! Mülk ile melekût arasındaki hicab ne kadar incedir, aralarındaki mesafe ne kadar büyüktür.
  • 21- Kezalik Allah’ın hesabına kâinata bakan adam her ne müşahede ederse ilimdir.
  • 22- Kezalik ef’al-i beşer için iki cihet vardır. Eğer niyet ile Allah’ın hesabına olursa…
  • 23-  Kâinatın miftahı, anahtarı insanın elindedir. Âlemin kapıları açık ise de manen kapalıdır.
  • 24- “Ene”nin mahiyeti mevhumedir, rububiyeti hayalîdir. Vücudu bir şeye hâmil olamaz.
  • 25- Eğer insan, benliğine mizan nazarıyla bakarsa kâinattan zihnine akıp gelen âfakî malûmatı kendi malûmatı ile
  • 26- “Ene”nin iki vechi vardır. Bir vechini nübüvvet almıştır. Bir vechini de felsefe almıştır.
  • 27- İkinci vechi alan felsefe, enenin vücudunu aslî ve kendisini müstakil ve mâlik-i hakiki olduğunu zu’metmişlerdir.
  • 28- Hayrat ve hasenatın hayatı niyet iledir. Fesadı da ucub, riya ve gösteriş iledir.
  • 29- Kâinat bir şeceredir. Anâsır onun dallarıdır. Nebatat yapraklarıdır. Hayvanat onun çiçekleridir.

Nur Divanı, Risale-i Nur’u sadece okumak için değil; anlamak, hazmetmek ve hayata taşımak için kurulmuş bir izah platformudur. “Anlaşılmaz bir kitap muallimsiz olsa, manasız bir kâğıttan ibaret kalır.” Bu sebeple metinler; şerh ve izahlarla açılır, mânânın zihne ve kalbe yerleşmesi hedeflenir.

Facebook X (Twitter) Instagram YouTube TikTok
Son Yazılar
  • İntizam vahdetin mührüdür
  • Hücrelerin sessiz yolculuğu
  • Uhuvvet nedir?
  • Hayvan gibi değil, insan gibi yaşamak için neler vermezdik
Risale-i Nur Cümle İzahları
  • Risale-i Nur
  • Sözler
  • Lem’alar
  • Mektubat
  • Şualar
  • Mesnevî-i Nuriye
Takip Edin
  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram
  • YouTube
  • TikTok
© 2026 Feyyaz Medresem - Maddi çıkar gözetilmemesi şartıyla tüm içeriği kaynak göstererek paylaşabilirsiniz.
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • RİSALE OKU

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.