Close Menu
Risale-i Nur
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
    • Risale-i Nur Dinle
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Sorular Cevaplar
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Son Eklenenler

13- Şu görünen âlem, İlahî bir dükkân ve bir mahzendir.

Eylül 12, 2026

12- Sen kendi vücudunu yapmaya kādir değilsin. Ve elin onu icad etmekten kāsırdır.

Eylül 11, 2026

11- Nefs-i nâtıkanın en yüksek matlubu devam ve bekadır.

Eylül 8, 2026

Nur Divanı, Risale-i Nur’u sadece okumak için değil; anlamak, hazmetmek ve hayata taşımak için kurulmuş bir izah platformudur. “Anlaşılmaz bir kitap muallimsiz olsa, manasız bir kâğıttan ibaret kalır.” Bu sebeple metinler; şerh ve izahlarla açılır, mânânın zihne ve kalbe yerleşmesi hedeflenir.

Facebook X (Twitter) Instagram YouTube TikTok
Facebook Instagram YouTube X (Twitter) TikTok
Risale-i Nur
Facebook X (Twitter) Instagram
Cumartesi, Eylül 12
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
    • Risale-i Nur Dinle
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Sorular Cevaplar
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Risale-i Nur
Ana Sayfa»Kur'an'dan İnciler»Sorular & Cevaplar
Kur'an'dan İncilerSorular & Cevaplar

Peygamberimize neden “Allah’ı gafil sanma” denildi?

9 0
By Nur Divanı on Ağustos 24, 2026 Sorular & Cevaplar

Peygamberimize neden “Allah’ı gafil sanma” denildi?

وَلَا تَحْسَبَنَّ اللَّهَ غَافِلًا عَمَّا يَعْمَلُ الظَّالِمُونَ

“Sakın Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma!”
(İbrâhim, 14/42)

İlk bakışta şöyle bir soru doğuyor: Hz. Peygamber’in (asm) Allah’ın zalimlerin yaptıklarından habersiz olduğunu düşünmesi zaten mümkün değildir. Öyleyse neden ona ‘sakın böyle sanma’ deniliyor? Râzî bu soruya dört yönden cevap veriyor.

Birinci İzah: İnancında Sabit Kal

Buradaki ifade, Hz. Peygamber’in gerçekten böyle bir şüphe taşıdığını göstermez. Mana şudur: “Allah’ın hiçbir şeyden gafil olmadığına dair kesin imanında daima sabit kal.”

Kur’ân’da benzer hitaplar vardır. Mesela Peygamberimize, “Sakın müşriklerden olma” denilmesi onun şirk tehlikesi yaşadığı anlamına gelmez. Yahut müminlere “Ey iman edenler, iman edin” denilmesi, onların hiç iman etmediğini göstermez.

Yani burada maksat, mevcut olan doğru inancı tekit etmek ve kuvvetlendirmektir.

İkinci İzah: Ceza Gecikiyorsa Sebebi Gaflet Değildir

Râzî’nin burada çok kuvvetli bir mantık kurduğu görülüyor.

Bir zalim zulmediyor fakat hemen cezalandırılmıyorsa insan, “Acaba bu yapılanlar karşılıksız mı kalacak?” diye düşünebilir.

Âyet diyor ki: Allah’ın cezayı geciktirmesi, zulmü görmemesinden veya bilmemesinden değildir.

Çünkü Allah’ın herhangi bir şeyden habersiz olması imkânsızdır. Öyleyse zalimin cezasız kalması da düşünülemez. Ceza gecikebilir fakat ortadan kalkmaz.

Üçüncü İzah: Allah Onlara Gafil Birinin Muamelesini Yapmayacak

Râzî’ye göre âyet şu manaya da gelir:

“Allah’ın, zalimlere onların yaptıklarından habersiz bir kimse gibi davranacağını sanma.”

Bir kimse yapılan kötülüklerden habersizse suçluyu takip etmez, hesap sormaz, delilleri kaydetmez. Fakat Allah’ın muamelesi böyle değildir.

Allah onların en küçük hareketlerini dahi bilir, gözetir ve hesaba çeker.

Bu sebeple zalimin dünyada rahatça dolaşması, onun Allah’ın nazarından çıktığı anlamına gelmez.

Dördüncü İzah: Hitap Peygamber’e, Mesaj Ümmete

Râzî’nin son açıklamasına göre hitap görünüşte Hz. Peygamber’e yöneliktir; fakat asıl mesaj bütün insanlara ve ümmete yöneliktir.

Yani Kur’ân bize şöyle seslenmektedir: “Zulmün yaygınlaşmasına, zalimlerin güçlenmesine ve cezalarının gecikmesine bakıp Allah’ın bunlardan habersiz olduğunu zannetmeyin.” Burada özellikle mazlumların ümitsizliğe düşmemesi istenmektedir.

Mazluma Teselli, Zalime Tehdit

Süfyân b. Uyeyne’nin bu âyet hakkında söylediği söz meseleyi çok güzel özetler: “Bu âyet mazlum için teselli, zalim için tehdittir.”

Mazluma deniliyor ki: “Sana yapılan hiçbir şey kaybolmadı. Allah gördü, bildi ve kaydetti.”

Zalime ise deniliyor ki: “Şimdilik cezalandırılmıyor olman, kurtulduğun anlamına gelmez.”

Allah’ı gafil sanma

Âyetin en mühim derslerinden biri budur: Allah mühlet verir fakat ihmal etmez.

Zalim bazen yıllarca güçlü kalabilir. Malı, makamı ve itibarı artabilir. İnsanlar bundan dolayı “Niçin cezasını görmüyor?” diyebilir.

Fakat Kur’ân’ın cevabı şudur: Cezanın gecikmesi, hesabın olmadığı anlamına gelmez. Allah zalimi belirlenen vakte kadar bırakabilir; fakat onun yaptığı hiçbir zulüm unutulmaz.

📥 PDF İndir
Paylaş: Facebook Twitter Email Telegram WhatsApp Copy Link
Önceki KonuKur’an’daki tekrarlar usanç vermiyor mu?
Sonraki Konu Tevbe nedir, ne değildir? Hangi tevbe Kabul edilir?
Yorum Ekle
Yorum Yap Yanıtı İptal Et

Sorular & Cevaplar içerikleri
  • Kur’an’da Allah niçin biz diyor ben demiyor?
  • Günahların sevaba çevrilmesi ne demektir?
  • Ataların günahına razı olanlar da sorumlu olur mu?
  • “Dinde zorlama yoktur” ayeti nasıl anlaşılmalı?
  • Amelin sonuna ulaşamayan sevabını kaybeder mi?
  • Kur’ân’a göre günahın sorumluluğu kime aittir?
  • Melekler insanın fesat çıkaracağını nasıl bildi?
  • Kur’an’da yeryüzü mü önce yaratıldı, gök mü?
  • Hz. Âdem’in ağaca yaklaşması günah mı, hikmet mi?
  • Kasten mümini öldürenin hükmü ve tevbesi
  • Hz. İsa (as) yakında insanlarla konuşacak
  • Ey Harun’un kız kardeşi
  • Hıristiyan ve Yahudiler de cennete girecek mi?
  • Namazdaki salât şirk mi, yoksa cehaletin ürünü mü?
  • Kur’an’ın parça parça indirilişinin hikmeti
  • Müfessirler neden farklı konuşuyor?
  • Erkekler kadınlardan üstün müdür?
  • Kur’an’daki tekrarlar usanç vermiyor mu?
  • Peygamberimize neden “Allah’ı gafil sanma” denildi?
  • Tevbe nedir, ne değildir? Hangi tevbe Kabul edilir?
Nur Divanı, Risale-i Nur’u yalnızca satırlarda bırakmak için değil; mânâsına nüfuz etmek, hakikatlerini kavramak için hazırlanmış bir izah platformudur.

Bir eser ne kadar kıymetli olursa olsun, doğru anlaşılmadığında hakikati okuyucuya tam olarak ulaşmayabilir. Bu anlayışla Risale-i Nur’un derin mânâları; şerhler, izahlar ve açıklamalarla daha anlaşılır hâle getirilir.
Son Yazılar
  • 13- Şu görünen âlem, İlahî bir dükkân ve bir mahzendir. Eylül 12, 2026
  • 12- Sen kendi vücudunu yapmaya kādir değilsin. Ve elin onu icad etmekten kāsırdır. Eylül 11, 2026
  • 11- Nefs-i nâtıkanın en yüksek matlubu devam ve bekadır. Eylül 8, 2026
  • 10- Halk-ı eşya hakkında “mûcibe-i külliye” sadık olmadığı takdirde “sâlibe-i külliye” sadık olur. Eylül 8, 2026
  • 16- Eğer takva ve amel-i salih ile Hâlık’ını razı etti isen halkın rızasını tahsile lüzum yoktur, o kâfidir. Eylül 7, 2026
Risale-i Nur Cümle İzahları
  • Risale-i Nur
  • Sözler
  • Lem’alar
  • Mektubat
  • Şualar
  • Mesnevî-i Nuriye
  • Risale-i Nur Dinle
  • Risale-i Nur Kavramlar
Takip Edin
  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram
  • YouTube
  • TikTok
© 2026 Feyyaz Medresem - Maddi çıkar gözetilmemesi şartıyla tüm içeriği kaynak göstererek paylaşabilirsiniz.
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • RİSALE OKU

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.