Bu mesele, Kur’ân’a yöneltilen şüphelerden biridir. Müşrikler şöyle demişlerdi: “Eğer bu kitap Allah katından gelmişse, neden önceki kitaplar gibi bir defada indirilmedi?” Bu itiraz vahyin mahiyetini ve peygamberlik hikmetini kavrayamamaktan doğan bir şüphedir.
وَقَالَ الَّذٖينَ كَفَرُوا لَوْلَا نُزِّلَ عَلَيْهِ الْقُرْاٰنُ جُمْلَةً وَاحِدَةًۚ كَذٰلِكَ لِنُثَبِّتَ بِهٖ فُؤٰادَكَ وَرَتَّلْنَاهُ تَرْتٖيلاً
İnkârcılar, “Kur’an ona bütünüyle bir defada indirilseydi ya!” diyorlar. Oysa biz onu senin kalbine iyice yerleştirmek için böyle yaptık ve onu uygun aralıklarla parça parça gönderdik.(Furkan. 32.)
İşte Fahreddin er-Râzî, Tefsîr-i Kebîr (Mefâtîhu’l-Gayb)’ında bu şüpheyi derinlemesine ele alır ve Kur’ân’ın parça parça indirilişinde pek çok hikmet bulunduğunu bu ayetin tefsirinde beyan eder. Bu hikmetler, sadece bir cevap değil; aynı zamanda Kur’ân’ın ilâhî oluşunun da ayrı bir delilidir.
İbni Cüreyc, Kur´ân´ın ilk nazil olan ayeti ile, son nazil olan ayeti arasındaki sûrenin yirmi iki veya yirmi üç sene olduğunu söylemiştir.
Kur’ân Neden Bir Anda İndirilmedi?
1) Hıfz ve Tespit Kolaylığı
Hz. Peygamber (s.a.v) ümmî idi. Eğer Kur’ân bir defada indirilseydi, onu tam olarak muhafaza etmek zorlaşabilirdi. Parça parça inmesi, onun sağlam şekilde ezberlenmesini ve kalpte yerleşmesini sağladı.
2) Ezbere Teşvik ve İtkan
Elinde yazılı bir metin bulunan kimse, çoğu zaman ona güvenip ezberlemede gevşeklik gösterir. Kur’ân’ın tedricen inmesi ise, onu sürekli tekrar etmeyi ve sağlam bir şekilde yerleştirmeyi temin etti.
3) Hükümlerin Tedricî Gelmesi
Eğer bütün emir ve yasaklar bir anda inseydi, bu insanlar için ağır olurdu. Fakat hükümler zamanla, parça parça gelince; insanlar onları sindire sindire yaşamaya başladılar. Böylece din, kolaylıkla tatbik edildi.
4) Peygamber’in Kalbini Takviye Etmesi
Cebrâil (a.s)’in sık sık gelişi, Resûlullah’ın kalbini kuvvetlendiriyordu. Vahyin tekrar tekrar gelişi, onu teselli ediyor, sabrını artırıyor ve tebliğ vazifesinde daha güçlü kılıyordu.
5) Mucize Oluşunun Sürekliliği
Kur’ân parça parça indiği hâlde, her parçası ayrı ayrı mucize olarak kaldı. Eğer bu insan sözü olsaydı, bu süreklilikte bir fesahat ve belagat mümkün olmazdı. Bu da onun ilâhî olduğunun delilidir.
6) Olaylara ve Sorulara Cevap Vermesi
Kur’ân, yaşanan hâdiselere ve sorulara göre iniyordu. Bu da hem insanların basiretini artırıyor hem de Kur’ân’ın gaybdan haber verme yönünü kuvvetlendiriyordu.
7) Sürekli Meydan Okuma (Tahaddi)
Kur’ân her inişinde adeta yeniden meydan okuyordu. İnsanlar bir parçasının benzerini bile getiremeyince, tamamının benzerini getiremeyecekleri daha açık ortaya çıktı.
8) Cebrâil’in Vazifesinin Devamı ve Şerefi
Eğer Kur’ân bir defada inseydi, vahiy görevi bir anda tamamlanırdı. Fakat parça parça inişle Cebrâil (a.s)’in bu büyük elçilik vazifesi devam etti ve bu şeref sürdü.