Şimdi Kur’ân’ın temsil dolu üslubuna yönelip, “sel ve köpük” misali üzerinden ilmin mahiyetini ve değerini anlamaya çalışalım
اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَسَالَتْ اَوْدِيَةٌ بِقَدَرِهَا فَاحْتَمَلَ السَّيْلُ زَبَدًا رَابِيًاۜ
Allah gökten su indirir, dereler onunla dolar taşar. Sel, üste çıkan köpüğü alır götürür.
وَمِمَّا يُوقِدُونَ عَلَيْهِ فِي النَّارِ ابْتِغَٓاءَ حِلْيَةٍ اَوْ مَتَاعٍ زَبَدٌ مِثْلُهُۜ
Süslenmek veya faydalanmak için ateşte erittiklerinizin üzerinde de buna benzer bir köpük vardır.
كَذٰلِكَ يَضْرِبُ اللّٰهُ الْحَقَّ وَالْبَاطِلَۜ
Allah, hak ve batıl için şöyle misal verir:
فَاَمَّا الزَّبَدُ فَيَذْهَبُ جُفَٓاءًۚ وَاَمَّا مَا يَنْفَعُ النَّاسَ فَيَمْكُثُ فِي الْاَرْضِۜ
Köpük uçup gider, insanlara fayda veren ise yerde kalır.
كَذٰلِكَ يَضْرِبُ اللّٰهُ الْاَمْثَالَۜ
Allah bunun gibi daha nice misaller verir.
Ra’d Sûresi(13) 17. Ayet
Bazı âlimler bu ayetteki “su”yu ilim olarak tefsir etmişlerdir. Bu teşbih, rastgele değildir; derin bir hakikati anlatır. Allahu Teala’nın ilmi, beş özelliğinden ötürü suya benzettiğini söylemişlerdir.
1) Yağmur gökten indiği gibi, ilim de gökten inmiştir.
2) Yeryüzünün ıslahı yağmurla olduğu gibi, mahlukatın ıslahı da ilimle olur.
3) Ekinler ve bitkiler yağmursuz çıkmadığı gibi, ameller ve taatlar da ilimsiz çıkmaz, olmaz.
4) Yağmur, gökgürültüsü ve şimşeğin peşinden geldiği gibi, ilim de va’d ve veîdin peşinden gelir. İlim de böyledir: İçinde müjde (va’d) ve uyarı (veîd) taşır. Hem sevindirir hem korkutur; insanı dengede tutar.
5) Yağmur faydalı veya zararlı olduğu gibi, ilim de böyledir. Yani ilim, kendisiyle amel eden birisi için faydalı, amel etmeyen için ise, zararlıdır.
Ayetin verdiği ders şudur: Selin üstündeki köpük nasıl yok olup giderse, faydasız bilgi de gider.
Ama yere yerleşen su gibi, hakiki ilim kalır, besler ve diriltir.
Demek ki mesele sadece bilmek değil; ilimle dirilmek ve o ilimle yaşamaktır.