Close Menu
Nur Divanı
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Soru- Cevap
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Son Eklenenler

Kur’an mahluk mudur?

Nisan 20, 2026

“Ol” emri hakikatte nasıl anlaşılmalı?

Nisan 20, 2026

Kur’ân, münafıkları neden isim isim ifşa etmez?

Nisan 19, 2026
Facebook Instagram YouTube X (Twitter) TikTok
Nur Divanı
Facebook X (Twitter) Instagram
Pazartesi, Nisan 20
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Soru- Cevap
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Nur Divanı
Ana Sayfa»Sözler»Birinci Söz
SözlerBirinci Söz

5- Bismillah ne büyük tükenmez bir kuvvet ne çok bitmez bir bereket olduğunu anlamak istersen

0
By Nur Divanı on Aralık 21, 2025 Birinci Söz

Bismillah ne büyük tükenmez bir kuvvet ne çok bitmez bir bereket olduğunu anlamak istersen şu temsili hikâyeciğe bak, dinle.

Verilecek misalle iki ayrı hakikati anlamaya çalışacağız.
Birincisi: Bismillah’ın verdiği kuvvet… Yani insan, kendi namına değil de Allah’ın adına hareket ettiğinde; aczini bırakıp kudrete, korkusunu bırakıp emniyete, yalnızlığını bırakıp ilahî himayeye dayanır.
İkincisi ise: Bismillah’ın kazandırdığı bereket… Yani az görünen işlerin çoğalması, küçük sebeplerin büyük neticeler vermesi, sınırlı imkânların rahmetle genişlemesidir.

Bu misal, Bismillah’ın kuru bir söz değil; insana dayanak veren bir kuvvet, yaptığı işe de feyiz veren bir bereket olduğunu, insanın kendi namına hareket ettiğinde ne kadar aciz, zayıf ve fakir kaldığını açıkça gösterecektir.

“Kuvvet” ve “bereket” denildiğinde, işin ucu doğrudan insana dayanır.

Kuvvet kelimesi insanın aczine, bereket kelimesi insanın fakrına bakar. Çünkü insan zayıftır; gücü yetmez, yükü ağırdır. Düşmanları çoktur, korkuları fazladır.

İnsan fakirdir; elindekiler az, ihtiyaçları ise bitmek bilmez.

Böyle bir insanın ayakta durabilmesi için sırtını dayayacağı bir kuvvete, elindekini çoğaltacak bir berekete ihtiyacı vardır.

Şöyle ki: Bedevî Arap çöllerinde seyahat eden adama gerektir ki bir kabile reisinin ismini alsın ve himayesine girsin, ta şakilerin şerrinden kurtulup hâcatını tedarik edebilsin. Yoksa tek başıyla hadsiz düşman ve ihtiyacatına karşı perişan olacaktır.

Misalde aynı iki esasa tekrar tekrar işaret edilmesi çok manidardır. Zira birinci ifadede

“Ta şakilerin şerrinden kurtulup hâcatını tedarik edebilsin.” kuvvet ve ihtiyaç açıkça zikredilirken, ikinci cümlede aynı hakikat bu defa mahrumiyet diliyle ifade edilir.

“Yoksa tek başıyla hadsiz düşman ve ihtiyacatına karşı perişan olacaktır.” Yani önce nimet gösterilir, sonra nimetsizliğin neticesi hatırlatılır.

İfade Vurgu Yapılan Cihet Mana
“Ta şakilerin şerrinden kurtulup…” Kuvvet Korunma, himaye, üstün gelme
“…hâcatını tedarik edebilsin.” İhtiyaç İhtiyaçların karşılanması, yeterlilik
“Hadsiz düşman…” Kuvvetten mahrumiyet Dayanaksızlık, savunmasızlık
“…ihtiyacatına karşı perişan olmak.” İsteklerden mahrumiyet Yetersizlik, çaresizlik

İşte böyle bir seyahat için iki adam sahraya çıkıp gidiyorlar. Onlardan birisi mütevazi idi, diğeri mağrur. Mütevazi, bir reisin ismini aldı. Mağrur almadı. Alanı her yerde selametle gezdi. Bir kâtıu’t-tarîka rast gelse der: “Ben filan reisin ismiyle gezerim.” Şaki def olur, ilişemez. Bir çadıra girse o nam ile hürmet görür. Öteki mağrur bütün seyahatinde öyle belalar çeker ki tarif edilmez. Daima titrer, daima dilencilik ederdi. Hem zelil hem rezil oldu.

Misalin devamında da aynı iki cihet titizlikle muhafaza edilmiştir.
“Bir kâtıu’t-tarîka rast gelse der: ‘Ben filân reisin ismiyle gezerim.’ Şaki def olur, ilişemez.” cümlesi kuvvet cihetine bakar. Çünkü bir isme dayanmak, himaye ve korunma neticesini doğurur.
“Bir çadıra girse o nam ile hürmet görür.” cümlesi ise açıkça bereket cihetini gösterir; zira hürmet görmek, kolaylık ve ikramla karşılanmaktır.

Buna mukabil, “Öteki mağrur, bütün seyahatinde öyle belalar çeker ki tarif edilmez. Daima titrer.” ifadesi kuvvetten mahrumiyet cihetine işaret eder. Dayanağı olmayanın korkusu daimî olur.
“Daima dilencilik ederdi.” cümlesi ise bereketten mahrumiyetin açık bir göstergesidir; çünkü bereket olmayınca ihtiyaçlar çoğalır, el açmak kaçınılmaz hâle gelir.

Yine “Hem zelil oldu.” cümlesi kuvvetten mahrumiyete,
“Rezil oldu.” cümlesi ise bereketten mahrumiyete dikkat çeker. Zira insan korkuya düşerse zelil olur; ihtiyacını karşılayamaz hâle gelirse dilenmekle rezil olur.

Misalin her parçası bu iki hakikat etrafında örülmüştür. Bir reisin ismini alan kuvvet ve bereket bulmuş, nefsine güvenen ise bu kuvveti ve bereketi yitirmiştir.

Üstad Hazretleri bir belâgat âlimidir; sözü öyle örer, neticeyi öyle bağlar ki bu misalin dürbünüyle hakikat insanın burnunun ucuna kadar getirir. Okuyan, sadece bir hikâye dinlemez; misalin arkasındaki hakikati apaçık görür.

📥 PDF İndir
Paylaş: Facebook Twitter Email Telegram WhatsApp Copy Link
Önceki Konu4- Bütün mevcudatın lisan-ı haliyle vird-i zebanıdır.
Sonraki Konu 6- İşte ey mağrur nefsim, sen o seyyahsın. Şu dünya ise bir çöldür.

İlgili Konular

Birinci Söz

12- Tablacı hükmünde olan insanlara bir fiyat veriyoruz. Acaba asıl mal sahibi olan Allah, ne fiyat istiyor?

Birinci Söz

11- Biz dahi Bismillah demeliyiz. Allah namına vermeliyiz, Allah namına almalıyız.

Birinci Söz

10- Her bir nebat ve ağaç ve otların ipek gibi yumuşak kök ve damarları, Bismillah der.

Yorum Ekle
Yorum Yap Yanıtı İptal Et

Birinci Söz içerikleri
  • 1- Sen bir asker olduğun için askerlik temsilatıyla, sekiz hikâyecikler …
  • 2- Bismillah her hayrın başıdır. Biz dahi başta ona başlarız.
  • 3- Bil ey nefsim, şu mübarek kelime İslâm nişanı olduğu gibi
  • 4- Bütün mevcudatın lisan-ı haliyle vird-i zebanıdır.
  • 5- Bismillah ne büyük tükenmez bir kuvvet ne çok bitmez bir bereket olduğunu anlamak istersen
  • 6- İşte ey mağrur nefsim, sen o seyyahsın. Şu dünya ise bir çöldür.
  • 7- Evet, bu kelime öyle mübarek bir definedir ki senin nihayetsiz aczin ve fakrın…
  • 8- Bütün mevcudat, lisan-ı hal ile Bismillah der. Öyle mi?
  • 9- Her bir inek, deve, koyun, keçi gibi mübarek hayvanlar Bismillah der.
  • 10- Her bir nebat ve ağaç ve otların ipek gibi yumuşak kök ve damarları, Bismillah der.
  • 11- Biz dahi Bismillah demeliyiz. Allah namına vermeliyiz, Allah namına almalıyız.
  • 12- Tablacı hükmünde olan insanlara bir fiyat veriyoruz. Acaba asıl mal sahibi olan Allah, ne fiyat istiyor?

Nur Divanı, Risale-i Nur’u sadece okumak için değil; anlamak, hazmetmek ve hayata taşımak için kurulmuş bir izah platformudur. “Anlaşılmaz bir kitap muallimsiz olsa, manasız bir kâğıttan ibaret kalır.” Bu sebeple metinler; şerh ve izahlarla açılır, mânânın zihne ve kalbe yerleşmesi hedeflenir.

Facebook X (Twitter) Instagram YouTube TikTok
Son Yazılar
  • Kur’an mahluk mudur?
  • “Ol” emri hakikatte nasıl anlaşılmalı?
  • Kur’ân, münafıkları neden isim isim ifşa etmez?
  • Kalp nedir?
  • Hidayet-i İlahî, bir burak olup mü’minlere gönderilmiştir.
Risale-i Nur Cümle İzahları
  • Risale-i Nur
  • Sözler
  • Lem’alar
  • Mektubat
  • Şualar
  • Mesnevî-i Nuriye
Takip Edin
  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram
  • YouTube
  • TikTok
© 2026 Feyyaz Medresem - Maddi çıkar gözetilmemesi şartıyla tüm içeriği kaynak göstererek paylaşabilirsiniz.
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • RİSALE OKU

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.