Close Menu
Risale-i Nur
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Sorular Cevaplar
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Son Eklenenler

İntizam vahdetin mührüdür

Haziran 15, 2026

Hücrelerin sessiz yolculuğu

Haziran 15, 2026

Uhuvvet nedir?

Haziran 14, 2026
Facebook Instagram YouTube X (Twitter) TikTok
Risale-i Nur
Facebook X (Twitter) Instagram
Salı, Haziran 16
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Sorular Cevaplar
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Risale-i Nur
Ana Sayfa»İz Bırakanlar
İz Bırakanlar

Bırakın dilini keseyim!

0
By Nur Divanı on Nisan 8, 2026 İz Bırakanlar

İslam tarihinin o en celalli, en adil ama en hassas yüreği Hz. Ömer (r.a)… Bir gün, kendi öz evladı Ubeydullah’ın, Bedir aslanlarından Mikdad bin Esved’e (r.a) karşı dilini uzattığını, edebi aşan bir söz sarf ettiğini duyar. O an Ömer’in (r.a) sinesinde bir volkan patlar. Ama bu babalık hırsı değil, imanın namusudur.

Niyetindeki ciddiyet öylesine derindir ki, sahabenin hukukuna sürülen o lekeyi ancak o dilin kesilmesi temizleyecektir. Sahabeler araya girer, “Ya Ömer, evladındır, bağışla!” diye yalvarırlar. Ömer (r.a), gözlerinde davanın o sarsılmaz heybetiyle haykırır:

“Bırakın beni! Onun dilini keseyim ki; bundan sonra hiç kimse Peygamberin ashabına sövme cüretini kendinde bulamasın!” Şifa-i Şerif 726

Ömer (r.a) biliyordu ki; o dil kesilmezse, yarın başka diller de cesaret bulacak, dinin direklerine saldıracak ve kaleyi içten yıkacaklardı.

Kardeşim, bugün Hz. Ömer’in o keskin adaletine ve titizliğine ne kadar da muhtacız!

Sahabe dediğin, gökteki yıldızlardır. Onlar, vahyin canlı şahitleri, bu dinin hamelesidir (taşıyıcılarıdır). Kur’an bize onların elinden ulaştı, Sünnet onların hayatıyla ete kemiğe büründü. Düşman, bu dinin kalesini yıkmak istediğinde önce surlardaki o devasa taşlara, yani Sahabe-i Kiram’a saldırıyor. Biliyorlar ki; eğer şahitleri çürütürlerse, davayı hükümsüz kılacaklar.

Zındıka komiteleri iyi bilir ki; İslam kalesini dışarıdan yıkmak zordur. Bu yüzden, Müslüman gibi görünüp “bilimsel eleştiri” veya “tarihsel sorgulama” maskesi altında sahabeyi gözden düşürürler. Sahabesi olmayanın dini, sadece bir felsefeden ibaret kalır.

Bugün sahabeyi tenkit edenlerin çoğu, aslında sahabenin şahsını değil, onların taşıdığı iman hakikatlerini hedef alıyor. Onlar düşmanlıklarını açıkça İslam’a yapamadıkları için, İslam’ın hamelesi (taşıyıcıları) olan o kutlu nesle saldırıyorlar.

Kim sahabeye edepsizce dil uzatıyorsa, o dil mümin ağzında bir emanet gibi dursa da, aslında dinsizlik fabrikasının bir çarkı gibi dönmektedir.

Hz. Ömer (r.a) o keskin ferasetiyle şunu çok net görmüştü: Eğer o gün o küçük kıvılcıma müdahale edilmezse, ilerde o yangın bütün iman kalesini saracaktı. Belki evladı ile Mikdad bin Esved (r.a) arasındaki o tartışma dışarıdan bakınca şahsi ve küçük bir mesele gibi görünebilirdi. “Alt tarafı bir söz, bir sitem” deyip geçilebilirdi.

O, bir babanın şefkatiyle değil, İslam’ın nöbetçisi olan bir halifenin dehşetli öngörüsüyle bakıyordu. Biliyordu ki; bugün sahabeye uzanan bir dilin ucu, yarın dinin bizzat kendisine saplanacak bir kılıca dönüşecekti. Eğer bugün kendi öz evladının Mikdad gibi bir Bedir aslanına karşı edepsizliğini “şefkat” maskesiyle örterse, yarın kimsenin sahabi hukukunu savunmaya mecali kalmayacağını biliyordu.

“Bırakın o dili keseyim!” feryadı, aslında her asırda yankılanması gereken bir imdat çağrısıdır: “Dininize sahip çıkın, Ashab-ı Kirama sahip çıkın!”

Birisi bizim anamıza, babamıza bir laf etse, kan beynimize sıçrar, yerimizde duramayız, dünyayı dar ederiz. Peki, bize ebedi hayatın kapılarını açan, kanlarını ve canlarını feda ederek dini bize ulaştıran o kutlu cemaate karşı neden bu kadar sessiziz?

  • Onların bizim üzerimizdeki hakkı, vallahi ana-babamızdan fazladır!
  • Annemiz bizi dünyaya getirdi ama onlar bizi ebedi cehennemden kurtaracak yolu inşa ettiler.
  • Babamız bizi büyüttü ama onlar İslam’ın izzetini büyütmek için evlatlarını yetim bıraktılar.

Vah Bize, Ey Ümmetin Suskun Evlatları!

Bugün ekranlarda, köşelerde, kirli ağızlarda sahabe efendilerimize “tarihsel figür” muamelesi yapılıyor. İftiralar atılıyor, edepsizce tenkitler sıralanıyor. Bizler ise “hoşgörü” maskesi altında veya “akademik özgürlük” safsatasıyla bu cinayeti izliyoruz.

Eğer biz sahabenin hukukunu müdafaa edemezsek, neyin müdafaasını yapacağız? Onların şerefini koruyamayan bir ümmet, kendi şerefini çoktan kaybetmiştir. Sahabeye atılan her iftira, aslında doğrudan doğruya Allah Resûlü’nün (s.a.v) eğitimine, terbiyesine ve bizzat dine atılmış bir oktur.

Eğer sahabeye sövülürken yüreğimiz sızlamıyor, dilimiz hakikati haykırmıyorsa; mahşerde Mikdad bin Esvedlerin, Musab bin Umeyrlerin, Hz. Ömerlerin yüzüne nasıl bakacağız?

Hz. Ömer’in o günkü tepkisi bugün bizim “sözümüz” ve “duruşumuz” olmalıdır. Sahabe bu dinin direğidir; direk yıkılırsa çatı hepimizin başına çöker. Vah bize ki, emanete sahip çıkamazsak; vah bize ki, bu dilsiz şeytanlığımızla mahşer meydanına çıkarsak!

Rabbim bizleri, ashabın hukukunu canı gibi aziz bilen, onlara yapılan saldırıyı kendi iffetine yapılmış sayan sadıklardan eylesin.

📥 PDF İndir
Hz. Ömer
Paylaş: Facebook Twitter Email Telegram WhatsApp Copy Link
Önceki KonuKesik uzuvların şehadeti Abdullah bin Cahş (r.a)
Sonraki Konu Nurlu bir karanlığın feryadı: “Ya Rabbi mazeretimi kabul et!”
Yorum Ekle
Yorum Yap Yanıtı İptal Et

İz Bırakanlar içerikleri
  • Ümmetin emini Ebu Ubeyde b. Cerrah (r.a)
  • Bahanelerin Bittiği Yer: Ümmü Mektûm
  • Ölümün Kara Sevdalısı Enes bin Nadr
  • Bir Devenin Yularında Gizlenen Şeref: Ömerî Bir Duruş
  • Kesik uzuvların şehadeti Abdullah bin Cahş (r.a)
  • Bırakın dilini keseyim!
  • Nurlu bir karanlığın feryadı: “Ya Rabbi mazeretimi kabul et!”
  • Acıyı dişiyle ısıran sadakat Ebû Ubeyde bin Cerrâh
  • Makamdan vazgeçen, davadan vazgeçmeyen yiğit Halid bin Velid (r.a.)
  • Uzza’nın kül oluşu, Halid’in gözyaşı
  • Yırtık bir sarıkta saklı hazine: Bir saç telinin bereketi
  • Kabri kılıçla kazılan yiğit: Seyfullah’ın son vasiyeti
  • Hz. Ebû Bekir ve hakikat uğruna çiğnenen yüz
  • Sevr’in karanlığında bir can siperi
  • Sıddık’ın aynasında kendi “ama”larımızı görmek
  • Hz. Ebû Bekir (r.a.) bir lokmanın imtihanı
  • Sıddıkiyet, zamanı aşkla genişletmektir
  • Hayırda geçilmez olmanın sırrı
  • Ömer gibi değiştiren mi olacaksın, yoksa değişen mi?
  • Ölüm bahçesine düşen yıldırım! Berâ bin Mâlik
  • Hz. Ömer’in (r.a) putlaştırılmış korkuları yıkan yürüyüşü
  • Minberde hesap veren halife!
  • Hz. Osman’ın “Hayır” Diyen İhlası
  • Hz. Osman’ın ticareti; Bire yediyüz veren var!
  • Hicret gecesi ölüm uykusunda bir kahraman!
  • Hayber’i titreten isim: Hz. Ali (r.a.)
  • Hz. Ali neden kendi zırhını zorla almadı?
  • Sıddık-ı Ekber’in kılıcı, ümmetin dirilişi
  • Üstünlük renkle değil, takvayladır
  • Hatib b. Ebî Beltea’nın Mektubu

Nur Divanı, Risale-i Nur’u sadece okumak için değil; anlamak, hazmetmek ve hayata taşımak için kurulmuş bir izah platformudur. “Anlaşılmaz bir kitap muallimsiz olsa, manasız bir kâğıttan ibaret kalır.” Bu sebeple metinler; şerh ve izahlarla açılır, mânânın zihne ve kalbe yerleşmesi hedeflenir.

Facebook X (Twitter) Instagram YouTube TikTok
Son Yazılar
  • İntizam vahdetin mührüdür
  • Hücrelerin sessiz yolculuğu
  • Uhuvvet nedir?
  • Hayvan gibi değil, insan gibi yaşamak için neler vermezdik
Risale-i Nur Cümle İzahları
  • Risale-i Nur
  • Sözler
  • Lem’alar
  • Mektubat
  • Şualar
  • Mesnevî-i Nuriye
Takip Edin
  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram
  • YouTube
  • TikTok
© 2026 Feyyaz Medresem - Maddi çıkar gözetilmemesi şartıyla tüm içeriği kaynak göstererek paylaşabilirsiniz.
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • RİSALE OKU

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.