İntizam vahdetin mührüdür
Farklı Eller Karışınca Kaza Çıkar
Her gün yollara bakıyoruz. Binlerce araç hareket ediyor. Kimi acele ediyor, kimi dikkatsiz davranıyor, kimi yanlış karar veriyor, kimi kurala uymuyor. Neticede her gün nice kazalar meydana geliyor.
Şimdi bulunduğumuz bölgenin trafik şube müdürlüğüne bağlansak ve “Bugün kaç kaza oldu?” diye sorsak, belki bize onlarca, belki yüzlerce kazadan haber verecekler.
Peki bu kazaların temel sebeplerinden biri nedir? İdarenin farklı ellerde olmasıdır.
Her aracın direksiyonunda ayrı bir insan vardır. Her biri ayrı düşünüyor, ayrı karar veriyor, ayrı refleks gösteriyor, ayrı hata yapıyor. Birinin dikkatsizliği diğerine çarpıyor. Birinin aceleciliği başkasının yolunu kesiyor. Birinin yanlış hesabı koca bir trafiği karıştırıyor.
Demek ki idare farklı farklı ellere bırakıldığı zaman, karışma ihtimali artar. Çarpışma olur. Kaza olur. Nizam bozulur.
Mananın Tersi Bize Ne Söyler?
Şimdi bu hakikatin manayı muhalifini düşünelim.
Eğer bir yerde kaza yoksa, karışıklık yoksa, çatışma yoksa, herkes ve her şey tam bir ölçüyle hareket ediyorsa, orada farklı ve bağımsız ellerin karışmadığını anlarız.
- Çünkü farklı eller karışsa, elbette karıştırır.
- Farklı iradeler bağımsız hareket etse, elbette çarpışır.
- Farklı kuvvetler kendi başına hükmetse, elbette düzen bozulur.
- O halde bir yerde kusursuz bir intizam varsa, bu intizam bize tek bir idareyi gösterir. Tek bir emri gösterir. Tek bir hâkimiyeti gösterir. Tek bir kudreti gösterir.
İntizam vahdetin mührüdür.

Başımızı Kaldırıp Semaya Bakalım
Şimdi başımızı kaldırıp semanın yüzüne bakalım.
Şu koca gökyüzünde yıldızlar, gezegenler, güneşler, galaksiler akıl almaz bir büyüklük içinde hareket ediyor. Samanyolu galaksisinde milyarlarca yıldız var. Her biri kendi yörüngesinde, kendi ölçüsünde, kendi süratiyle hareket ediyor.
Fakat hayret edilecek şey şudur:
- Bu muazzam hareket içinde bir karmaşa yoktur.
- Bu dehşetli büyüklük içinde bir başıboşluk yoktur.
- Bu hesapsız görünen kalabalık içinde kör bir tesadüf yoktur.
Semada her şey ölçüyle hareket eder. Her şey bir nizam içinde akar. Her şey kendisine çizilen hududu aşmadan vazifesini yapar.
Semadaki Sükûnet Büyük Bir Delildir
Yollarda yüzlerce araç birbirine çarpıyor. Fakat semada milyarlarca yıldız, gezegen ve gök cismi büyük bir intizamla hareket ediyor.
Bu neyi gösterir?
- Bu gösterir ki sema başıboş değildir.
- Bu gösterir ki yıldızlar kendi kendine hareket etmiyor.
- Bu gösterir ki koca kâinat, kör kuvvetlerin oyun alanı değildir.
Çünkü yerde birkaç bin aracın farklı sürücülerle idare edilmesi kazaya sebep olurken, gökte milyarlarca cismin intizamla hareket etmesi ancak tek bir idare ile izah edilebilir.
Eğer gökte başka başka eller karışsaydı, elbette karışıklık olurdu. Eğer her yıldız kendi başına hükmetseydi, nizam bozulurdu. Eğer her gezegen bağımsız bir kudretle hareket etseydi, kâinat bir saray değil, bir enkaz yığını olurdu.
Fakat öyle olmuyor. Demek ki bütün bu hareketler tek bir elden çıkıyor. Tek bir emirle dönüyor. Tek bir kudretle sevk ediliyor.
Başka El Karışsa Karıştırır
Bu meselede temel ölçü şudur: Başka el karışsa karıştırır.
- Kâinatta karışıklık yoksa, demek ki başka el karışmıyor.
- Semada çatışma yoksa, demek ki idare tek elden geliyor.
Çünkü bir memlekette iki padişah olmaz. Bir orduda iki başkumandan olmaz. Bir bedende iki ayrı hâkim irade olmaz. Bir kâinatta da birbirinden bağımsız iki ilah olmaz.
Birden fazla bağımsız hâkimiyet olsa, nizam bozulur. Emirler çatışır. Kudretler çarpışır. Hikmet dağılır. Ölçü kaybolur.
Fakat biz kâinatta da, insanda da, zerrede de, yıldızda da muazzam bir intizam görüyoruz.
Bu intizam bize açıkça şunu söylüyor: Hâkim birdir. Sahip birdir. Müdebbir birdir. Rab birdir.