Belâgat ilminde ve tefsir usûlünde “Takdim-Tehir” (neyin önce, neyin sonra zikredildiği) çok büyük bir mana taşır. Eğer bir nimet, diğer nimetlerden önce zikrediliyorsa, o nimetin diğerlerine göre bir asıl, öncelik ve üstünlük taşıdığı anlaşılır.
“Rahmân (olan Allah), Kur’an’ı öğretti. İnsanı yarattı. Ona beyanı (kendini ifade etmeyi) öğretti.”
Rahman Suresi 1-4. Ayetler:
Normalde mantıkî ve yaratılışsal sıralamaya göre önce insanın yaratılması (خَلَقَ الْإِنْسَانَ ), ardından ona Kur’an’ın öğretilmesi (عَلَّمَ الْقُرْآنَ ) zikredilmeliydi. Çünkü var olmayan bir varlığa bir şey öğretilemez.
Ancak Rahman Suresi’nde bu sıra tersine çevrilmiştir. Bunun hikmeti şudur:
İlmin Varoluştan Üstünlüğü: Cenâb-ı Hak, Kur’an’ı öğretme nimetini insanın yaratılışından önce zikrederek şunu ilan etmiştir: İnsanın yaratılış gayesi ve onu hakiki insan kılan şey ilimdir. İlim (Kur’an) olmasaydı, insanın yaratılışının hiçbir kıymeti kalmazdı. Demek Kur’an, insanı hakiki insan yapan en büyük nimettir. Kur’an olmadan insanın iki ayaklı bir hayvandan farkı kalmazdı.