Close Menu
Nur Divanı
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Soru- Cevap
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Son Eklenenler

Allah hakkında “كَانَ” ne ifade eder?

Nisan 20, 2026

Allah ümit eder mi? “لَعَلَّ”ın hakikati

Nisan 20, 2026

Kur’an mahluk mudur?

Nisan 20, 2026
Facebook Instagram YouTube X (Twitter) TikTok
Nur Divanı
Facebook X (Twitter) Instagram
Pazartesi, Nisan 20
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Soru- Cevap
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Nur Divanı
Ana Sayfa»İz Bırakanlar
İz Bırakanlar

Minberde hesap veren halife!

0
By Nur Divanı on Nisan 10, 2026 İz Bırakanlar

Halife Ömer, üzerinde o elbiseyle minbere çıktı. Cemaate döndü ve konuşmaya başladı: “Ey müminler! Beni dinleyin ve bana itaat edin!” Tam o anda…Arka saflardan bir ses yükseldi.

Fakir bir adam ayağa kalkmıştı: “Hayır!” dedi. “Seni dinlemiyorum… sana itaat da etmiyorum!” Mescidde bir sessizlik çöktü… Herkes donup kalmıştı.

Hz. Ömer sarsıldı ama öfkelenmedi. Sükûnetle sordu: “Neden?”

Adam, çekinmeden konuştu: “Çünkü sen Allah’ın yolundan gitmiyorsun! Ganimetler taksim edilirken bize verilen kumaş, bir elbise yapmaya yetmedi. Ama görüyorum ki sen o kumaştan fazlasını almış, kendine elbise yaptırmışsın!”

Bu sözler ağırdı ama Hz. Ömer’in yüzünde bir rahatlama belirdi. Çünkü bu, hesabı verilebilecek bir soruydu. Kalabalığın arasındaki oğluna işaret etti: “Abdullah!”

Hz. Abdullah (r.a.) ayağa kalktı. Herkesin önünde durumu açıkladı:

“Herkese bir parça kumaş düşmüştü. Fakat bu kumaş, tek başına bir elbise dikmeye yetmiyordu. Bu kumaş ne bana yeter ne sana. Ben hakkımı sana vereyim, sen kendine bir elbise yaptır dedim. Kendi payımı babama verdim. Bu elbise iki paydan dikildi.”

Bir anda mescidin havası değişti. Gözler, itiraz eden o adama çevrildi. Adam tekrar ayağa kalktı. Bu kez sesi yumuşamıştı: “Şimdi konuş ey müminlerin emiri şimdi seni dinliyor ve sana itaat ediyorum.”

Hz. Ömer (r.a.) ellerini kaldırdı kalbi dolmuştu. Ve Rabbine şöyle niyaz etti: “Ey Rabbim! Sana hamdolsun ki, beni hatalarımdan dolayı ikaz edecek bir ümmete halife kıldın.”

Nefsin Hisseleri: Kendimizle Yüzleşme

1- Adaletin Celali, Tevazuun Cemali

Mescid-i Nebevi’de hutbe irad eden kişi, Bizans ve Sasani imparatorluklarını dize getirmiş, heybetiyle tanınan Hz. Ömer’dir (r.a.). Sıradan bir devlet başkanı değildir; adaletiyle yer yüzünü titretmiş bir “Faruk”tur. Ancak hutbenin en can alıcı yerinde, en arka saftan fakir bir adam ayağa kalkıp “Hayır! Seni dinlemiyorum ve itaat etmiyorum!” der.

Bu adamın karşısındaki kişi, dünyayı sarsan, heybetinden şeytanın bile yolunu değiştirdiği söylenen Hz. Ömer’dir (r.a.). Ancak bu adamın kalbinde öyle bir “Allah korkusu” ve “hakikat sevdası” vardı. “Hayır!” sesi, meşruiyetin kaynağını hatırlatır. Eğer bir sistemde en alttaki adam, en üstteki adama “Hayır, seni dinlemiyorum!” diyemiyorsa, orada adalet değil, korku imparatorluğu kurulmuş demektir.

Nefis, genellikle güçlüye boyun eğme eğilimindedir. “Aman tadımız kaçmasın”, “Makamımız sarsılmasın”, “Bize mi kaldı dünyayı kurtarmak?” diyerek susarız. Oysa o adamın “Hayır!”ı, nefsin bu köleleşmiş tarafına indirilmiş bir darbedir.

Şimdi kendimizi Hz. Ömer’in yerine koyalım. Biri bize toplum içinde “Seni dinlemiyorum!” dese, ilk tepkimiz ne olur? “Sen kim oluyorsun?”, “Haddini bil!”, “Benim bunca hizmetim var!” olur. O adamın “Hayır”ı, Hz. Ömer’in “Adalet”inin bir aynasıdır. Ömer (r.a.) öyle bir iklim inşa etmiştir ki, sıradan bir vatandaş ona meydan okuyabilecek kadar kendini güvende ve hür hissetmektedir.

“Acaba bir yerde hata mı yaptım? Bu adam neden böyle söylüyor?” diyerek durup düşünmektir. Hz. Ömer’in sarsılması, bir öfkeden değil, “Acaba Allah’ın hukukunu mu çiğnedim?” endişesindendir. Nefsimiz, eleştirildiğinde hakikati mi arıyor, yoksa üste çıkma yollarını mı?

2- Güç Sahibi Olduğumuzda “Ömer”leşebiliyor muyuz?

Bizler bugün ufacık bir yetki, makam veya bilgi sahibi olduğumuzda, altımızdaki insanların en ufak bir eleştirisine nasıl tepki veriyoruz? Nefsimiz hemen savunmaya geçip, eleştireni susturmaya mı çalışıyor? Hz. Ömer, yeryüzünün en güçlü insanlarından biriyken, en fakir adamın eleştirisine boyun eğdi. Bizim nefsimiz ise basit bir hiyerarşide bile kibir kulesine dönüşebiliyor.

Bazen kuvvet gibi bilgi de bir tahakküm aracına dönüşür. “Ben okudum, ben biliyorum” diyen nefis, sıradan birinin uyarısını küçümser. Oysa Hz. Ömer, o mescidde sadece bir kumaşın değil, “hesap verebilirliğin” dersini veriyordu. Gerçek büyüklük, en küçük sese kulak verebilecek kadar alçalabilmektir.

Bizim otoritemiz, Hak’tan daha mı büyük ki, bir mazeret beyan etmeyi bile “zül” addediyoruz? Eğer “Ömerleşemiyorsak”, sahip olduğumuz o ufacık yetkiler aslında bizim en büyük putumuz ve imtihanımız haline gelmiş demektir.

3- “İkaz Edilme” Nimeti ve Nefsin Kibri

Hadisenin en dokunaklı anı, itirazın haklılığı ortaya çıktıktan sonra o adamın tekrar “İtaat ediyorum” demesi ve Hz. Ömer’in ellerini açıp Rabbine hamd etmesidir. Nefis, haklı çıktığında gururlanır; hata yaptığında ise mahcup olur veya öfkelenir. Hz. Ömer ise hatasının ikaz edilmesini bir nimet olarak gördü. Rabbine, “Beni hatalarımdan dolayı ikaz edecek bir ümmete halife kıldın” diye şükretti. Soru şudur: Biz, bizi hatalarımızdan dolayı uyaracak dostları, eşleri, çocukları veya astları birer “nimet” mi görüyoruz, yoksa “huzur bozan” düşmanlar mı? Nefsimiz, düzeltilmekten nefret eder; oysa kurtuluş, düzeltilmeye açık bir kalptedir.

4- İtiraz Eden Adamın Şecaati: “Hakkı Söylemek”

Ayağa kalkan o adam, sadece bir kumaş parçasının peşinde değildi. O, İslam’ın getirdiği “Hakkı söyleme” şecaatinin (yiğitliğinin) diri olduğunu kanıtlıyordu. En zalim sultana karşı hakikati söylemek en büyük cihattır. O adam, Halife’yi Allah’ın yolundan sapmakla suçluyordu. Bu, nefis için en büyük imtihandır. Nefis, güce boyun eğer, menfaati için susar. O adam ise nefsinin korkularını yenip, adaletin tesisi için sesini yükseltti.

Eğer biz bugün yanlış giden bir şeye “Hayır!” diyemiyorsak, bu sadece karşı tarafın baskısından ziyade, bizim nefsimizin esaretinden ve imanımızın zayıflığındandır. Hakiki hürriyet, Allah’a kul olup, O’ndan başkasına (nefse bile) “Hayır!” diyebilme cesaretidir.

O adamın sesi, ümmetin iradesinin; Hz. Ömer’in sükuneti ise imanın heybetinin sesiydi. Eğer bugün bizler en küçük bir eleştiride siniyorsak veya en küçük bir yetkide kibirleniyorsak, Hz. Ömer’in o minberdeki duruşunu ve ardından gelen o muazzam şükür duasını kalbimize kazımalıyız. “Sana hamdolsun ki, beni hatalarımdan dolayı ikaz edecek bir ümmete halife kıldın.” Bu dua, adaletin ve tevazuun son makamıdır.


Rabbimiz! Bize Hz. Ömer’in şecaatini, hakikat karşısında ise bir çocuk kadar mahcup olan o eşsiz tevazusunu nasip eyle. Kalbimizi dünya korkularından kurtar; bizi sadece senden korkan ve sadece senden ümit eden hür kullarından eyle.

Hatalarımız yüzümüze söylendiğinde kibre düşmekten bizleri muhafaza buyur; bizi ikaz edenleri birer rahmet vesilesi görmeyi nasip et. İmanımızı öyle bir kuvvetle tahkim et ki, her türlü batılın karşısında “Hayır!” diyebilecek izzeti yüreğimizde taşıyalım. Âmin.

📥 PDF İndir
Hz. Ömer
Paylaş: Facebook Twitter Email Telegram WhatsApp Copy Link
Önceki KonuHz. Ömer’in (r.a) putlaştırılmış korkuları yıkan yürüyüşü
Sonraki Konu Hz. Osman’ın “Hayır” Diyen İhlası

İlgili Konular

İz Bırakanlar

Sıddık-ı Ekber’in kılıcı, ümmetin dirilişi

İz Bırakanlar

Hz. Ali neden kendi zırhını zorla almadı?

İz Bırakanlar

Hayber’i titreten isim: Hz. Ali (r.a.)

Yorum Ekle
Yorum Yap Yanıtı İptal Et

İz Bırakanlar içerikleri
  • Ümmetin emini Ebu Ubeyde b. Cerrah (r.a)
  • Bahanelerin Bittiği Yer: Ümmü Mektûm
  • Ölümün Kara Sevdalısı Enes bin Nadr
  • Bir Devenin Yularında Gizlenen Şeref: Ömerî Bir Duruş
  • Kesik uzuvların şehadeti Abdullah bin Cahş (r.a)
  • Bırakın dilini keseyim!
  • Nurlu bir karanlığın feryadı: “Ya Rabbi mazeretimi kabul et!”
  • Acıyı dişiyle ısıran sadakat Ebû Ubeyde bin Cerrâh
  • Makamdan vazgeçen, davadan vazgeçmeyen yiğit Halid bin Velid (r.a.)
  • Uzza’nın kül oluşu, Halid’in gözyaşı
  • Yırtık bir sarıkta saklı hazine: Bir saç telinin bereketi
  • Kabri kılıçla kazılan yiğit: Seyfullah’ın son vasiyeti
  • Hz. Ebû Bekir ve hakikat uğruna çiğnenen yüz
  • Sevr’in karanlığında bir can siperi
  • Sıddık’ın aynasında kendi “ama”larımızı görmek
  • Hz. Ebû Bekir (r.a.) bir lokmanın imtihanı
  • Sıddıkiyet, zamanı aşkla genişletmektir
  • Hayırda geçilmez olmanın sırrı
  • Ömer gibi değiştiren mi olacaksın, yoksa değişen mi?
  • Ölüm bahçesine düşen yıldırım! Berâ bin Mâlik
  • Hz. Ömer’in (r.a) putlaştırılmış korkuları yıkan yürüyüşü
  • Minberde hesap veren halife!
  • Hz. Osman’ın “Hayır” Diyen İhlası
  • Hz. Osman’ın ticareti; Bire yediyüz veren var!
  • Hicret gecesi ölüm uykusunda bir kahraman!
  • Hayber’i titreten isim: Hz. Ali (r.a.)
  • Hz. Ali neden kendi zırhını zorla almadı?
  • Sıddık-ı Ekber’in kılıcı, ümmetin dirilişi

Nur Divanı, Risale-i Nur’u sadece okumak için değil; anlamak, hazmetmek ve hayata taşımak için kurulmuş bir izah platformudur. “Anlaşılmaz bir kitap muallimsiz olsa, manasız bir kâğıttan ibaret kalır.” Bu sebeple metinler; şerh ve izahlarla açılır, mânânın zihne ve kalbe yerleşmesi hedeflenir.

Facebook X (Twitter) Instagram YouTube TikTok
Son Yazılar
  • Allah hakkında “كَانَ” ne ifade eder?
  • Allah ümit eder mi? “لَعَلَّ”ın hakikati
  • Kur’an mahluk mudur?
  • “Ol” emri hakikatte nasıl anlaşılmalı?
  • Kur’ân, münafıkları neden isim isim ifşa etmez?
Risale-i Nur Cümle İzahları
  • Risale-i Nur
  • Sözler
  • Lem’alar
  • Mektubat
  • Şualar
  • Mesnevî-i Nuriye
Takip Edin
  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram
  • YouTube
  • TikTok
© 2026 Feyyaz Medresem - Maddi çıkar gözetilmemesi şartıyla tüm içeriği kaynak göstererek paylaşabilirsiniz.
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • RİSALE OKU

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.