Close Menu
Nur Divanı
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Soru- Cevap
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Son Eklenenler

Kur’an mahluk mudur?

Nisan 20, 2026

“Ol” emri hakikatte nasıl anlaşılmalı?

Nisan 20, 2026

Kur’ân, münafıkları neden isim isim ifşa etmez?

Nisan 19, 2026
Facebook Instagram YouTube X (Twitter) TikTok
Nur Divanı
Facebook X (Twitter) Instagram
Pazartesi, Nisan 20
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Soru- Cevap
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Nur Divanı
Ana Sayfa»Sözler»Yedinci Söz
SözlerYedinci Söz

1- Şu kâinatın tılsım-ı muğlakını açan اٰمَنْتُ بِاللّٰهِ وَ بِالْيَوْمِ الْاٰخِرِ ruh-u beşer için saadet kapısını fetheden…

0
By Nur Divanı on Şubat 22, 2026 Yedinci Söz
Video Listesi
  • ▶ Sakın Aldanma!
Soldan bir video seç.
Seçili Video:

Şu kâinatın tılsım-ı muğlakını açan اٰمَنْتُ بِاللّٰهِ وَ بِالْيَوْمِ الْاٰخِرِ ruh-u beşer için saadet kapısını fetheden ne kadar kıymettar iki tılsım-ı müşkül-küşa olduğunu ve sabır ile Hâlık’ına tevekkül ve iltica ve şükür ile Rezzak’ından sual ve dua ne kadar nâfi’ ve tiryak gibi iki ilaç olduğunu ve Kur’an’ı dinlemek, hükmüne inkıyad etmek, namazı kılmak, kebairi terk etmek ebedü’l-âbâd yolculuğunda ne kadar mühim, değerli, revnaktar bir bilet, bir zâd-ı âhiret, bir nur-u kabir olduğunu anlamak istersen şu temsilî hikâyeciğe bak, dinle:

Şu kâinatın tılsım-ı muğlakını açan اٰمَنْتُ بِاللّٰهِ وَ بِالْيَوْمِ الْاٰخِرِ ruh-u beşer için saadet kapısını fetheden ne kadar kıymettar iki tılsım-ı müşkül-küşa olduğunu

Şu kâinatın karşısında insanın zihnini meşgul eden büyük sorular vardır: Bu âlem niçin yaratıldı? İnsan ve diğer mahlûkat nereden geldi, nereye gidiyor? Bu değişimlerin, bu kadar fiilin hikmeti nedir? Hayatın manası, ölümün sırrı nedir? Ölümden sonra ne olacak?

Bu sorular, insanın en derin yerinden yükselen sorulardır. Basit bir merak değil; varoluş sancısıdır. Bu sualler, sadece aklın değil kalbin de cevap aradığı suallerdir. İşte bu yüzden bunlara “kâinatın tılsım-ı muğlâkı” denilir. Çünkü kâinat göz önündedir ama manası kapalıdır; varlık ortadadır fakat hikmeti gizlidir.

Felsefe ve fen, varlığın nasıl işlediğini araştırır; ama niçin var olduğunu söyleyemez. Güneşin yapısını tarif eder ama niçin var olduğunu açıklayamaz. Hücrenin işleyişini anlatır ama hayatın niçin verildiğini söyleyemez. Ölümün biyolojik yönünü izah eder ama ölümden sonrasına dair bir cevap veremez. Bu yüzden “nasıl?” sorusuna cevap bulabilirler; fakat “niçin?” sorusunda susarlar. Oysa insanın asıl aradığı cevap “nasıl?” değil, “niçin?”dir.

İşte Allah’a ve ahirete iman, bu kapalı görünen hakikati açan iki anahtardır. Allah’a iman, kâinatın sahipsiz olmadığını; ahirete iman ise hayatın neticesiz ve boş olmadığını bildirir. Böylece varlık anlam kazanır, ölüm yokluk olmaktan çıkar, insan vazifeli bir misafir olduğunu anlar.

Demek ki Allah’a ve ahirete iman, kâinatın muğlak tılsımını çözen ve insan ruhuna gerçek saadet kapısını açan iki müşkülküşâdır. Bu iki iman hakikati sayesinde kâinat bir muamma olmaktan çıkar; mânâlı bir kitap, hikmetli bir saray, vazifeli bir imtihan meydanı hâline gelir. Ve insan, bu anlayışla ruhen huzur bulur; çünkü artık nereden geldiğini, niçin burada olduğunu ve nereye gittiğini bilir.

… ve sabır ile Hâlık’ına tevekkül ve iltica ve şükür ile Rezzak’ından sual ve dua ne kadar nâfi’ ve tiryak gibi iki ilaç olduğunu…

İnsan iki büyük yara ile yaratılmıştır: biri acz, diğeri fakrdır. Musibet geldiğinde aczi açığa çıkar; nimet elden gidince yahut eksilince ise fakrı kendini gösterir.

Musibet anında insan gücünün ne kadar sınırlı olduğunu görür. Küçücük bir mikrop, ani bir hastalık, beklenmedik bir kayıp… İnsan kendi kudretiyle her şeyi çözemeyeceğini anlar. İşte bu acz bir yaradır. Bu yaraya ilaç ise sabır ve tevekküldür. Sabır, kalbin dağılmasını engeller; tevekkül, insanı kendi zayıf omuzlarına değil, Kudret sahibine dayandırır. İnsan “Ben yapamıyorum ama O yapabilir” dediği anda acz bir çöküş sebebi değil, bir teslimiyet kapısı olur.

Fakr ise nimetin eksilmesiyle, kesilmesiyle veya ulaşılamamasıyla hissedilir. Susuz kalınca suyun, aç kalınca ekmeğin, nefes daralınca havanın kıymeti anlaşılır. İnsan o anda muhtaçlığını fark eder. İşte bu derin ihtiyaç hâli bir yaradır. Bu yaranın ilacı ise şükür ve duadır. Şükür, elde olan nimetin kıymetini bildirir ve onu zayi etmez; dua ise eksik olanı doğru kapıdan istemeyi öğretir. İnsan ihtiyacını Rezzak’ına arz ettiğinde, fakr ezici bir yoksunluk değil; rahmete açılan bir pencere olur.

Demek ki musibette aczin yarasına sabır ve tevekkül merhem olur; nimetten mahrumiyette fakrın yarasına şükür ve dua ilaç olur. İnsan doğru ilacı kullandığında o yaralar onu Rabbine yaklaştıran birer vesileye dönüşür.

…Kur’an’ı dinlemek, hükmüne inkıyad etmek, namazı kılmak, kebairi terk etmek ebedü’l-âbâd yolculuğunda ne kadar mühim, değerli, revnaktar bir bilet, bir zâd-ı âhiret, bir nur-u kabir olduğunu anlamak istersen şu temsilî hikâyeciğe bak, dinle:…

İnsan şu kısa dünya hayatında değil, ebedü’l-âbâd yolculuğunda yürüyen bir yolcudur. Önünde kabir var, arkasında geçmiş, karşısında sonsuzluk… Böyle bir yol için sıradan bir hazırlık yetmez; sağlam bir bilet, kuvvetli bir azık ve karanlıkta yol gösterecek bir nur gerekir.

Kur’an’ı dinlemek ve hükmüne inkıyad etmek, bu yolculuğun biletidir. Çünkü istikameti o belirler. Yolun nereye gittiğini, hangi menzilin ebedî olduğunu o bildirir. Onsuz yürüyen, yönünü bilmeden yürür.

Namaz kılmak ve kebairi terk etmek ise ahiret azığıdır. Yol uzun, yük ağırdır; insan amelsiz ve hazırlıksız çıkamaz. Namaz ruhu diri tutar, günahlardan kaçınmak kalbi hafifletir. Böylece yolcu, yükünü azaltır ve kuvvet bulur.

Bütün bunlar aynı zamanda kabir için bir nurdur. Çünkü orası karanlık bir geçit gibidir; dünya ışığı oraya işlemez. Fakat imanla yapılan ibadetler, o karanlıkta ışık olur.

Demek ki Kur’an’a kulak vermek, hükmüne teslim olmak, namazı ikame etmek ve kebairden sakınmak; sadece bu dünyaya ait vazifeler değil, ebedî yolculuğun en kıymetli bileti, en gerekli azığı ve en parlak nurudur.

📥 PDF İndir
Paylaş: Facebook Twitter Email Telegram WhatsApp Copy Link
Sonraki Konu 2- Sağ ve sol iki tarafından dehşetli derin iki yara ile yaralı ve arkasında cesîm bir arslan

İlgili Konular

Yedinci Söz

11- Eğer ölümü öldürüp zevali dünyadan izale etmek ve aczi ve fakrı…

Yedinci Söz

10- Ve o bilet, senet ise başta namaz olarak eda-i feraiz ve terk-i kebairdir.

Yedinci Söz

9- Diğer ilaç ise şükür ve kanaat ile talep ve dua ve Rezzak-ı Rahîm’in rahmetine itimattır.

Yorum Ekle
Yorum Yap Yanıtı İptal Et

Yedinci Söz içerikleri
  • 1- Şu kâinatın tılsım-ı muğlakını açan اٰمَنْتُ بِاللّٰهِ وَ بِالْيَوْمِ الْاٰخِرِ ruh-u beşer için saadet kapısını fetheden…
  • 2- Sağ ve sol iki tarafından dehşetli derin iki yara ile yaralı ve arkasında cesîm bir arslan
  • 3- O bîçare asker ise sensin ve insandır. Ve o arslan ise eceldir.
  • 4- Ve o darağacı ise ölüm ve zeval ve firaktır ki gece gündüzün dönmesinde her dost veda eder, kaybolur.
  • 5- Ve o iki yara ise; biri müz’iç ve hadsiz bir acz-i beşerî, diğeri elîm ve nihayetsiz bir fakr-ı insanîdir.
  • 6- Ve o nefiy ve yolculuk ise âlem-i ervahtan, rahm-ı maderden…
  • 7- Ve o iki tılsım ise Cenab-ı Hakk’a iman ve âhirete imandır.
  • 8- Ve o iki ilaç ise biri sabır ile tevekküldür.
  • 9- Diğer ilaç ise şükür ve kanaat ile talep ve dua ve Rezzak-ı Rahîm’in rahmetine itimattır.
  • 10- Ve o bilet, senet ise başta namaz olarak eda-i feraiz ve terk-i kebairdir.
  • 11- Eğer ölümü öldürüp zevali dünyadan izale etmek ve aczi ve fakrı…

Nur Divanı, Risale-i Nur’u sadece okumak için değil; anlamak, hazmetmek ve hayata taşımak için kurulmuş bir izah platformudur. “Anlaşılmaz bir kitap muallimsiz olsa, manasız bir kâğıttan ibaret kalır.” Bu sebeple metinler; şerh ve izahlarla açılır, mânânın zihne ve kalbe yerleşmesi hedeflenir.

Facebook X (Twitter) Instagram YouTube TikTok
Son Yazılar
  • Kur’an mahluk mudur?
  • “Ol” emri hakikatte nasıl anlaşılmalı?
  • Kur’ân, münafıkları neden isim isim ifşa etmez?
  • Kalp nedir?
  • Hidayet-i İlahî, bir burak olup mü’minlere gönderilmiştir.
Risale-i Nur Cümle İzahları
  • Risale-i Nur
  • Sözler
  • Lem’alar
  • Mektubat
  • Şualar
  • Mesnevî-i Nuriye
Takip Edin
  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram
  • YouTube
  • TikTok
© 2026 Feyyaz Medresem - Maddi çıkar gözetilmemesi şartıyla tüm içeriği kaynak göstererek paylaşabilirsiniz.
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • RİSALE OKU

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.