Su, insan için en temel nimetlerden biridir. İçtiğimiz, yıkandığımız, toprağı dirilten, bitkilere hayat veren, bedenimizin büyük kısmını ayakta tutan bu nimet; öyle sıradan bir madde değildir. İnsan bugün birçok şeyi laboratuvarda inceleyebilir, birçok maddeyi işleyebilir; fakat yeryüzündeki bütün hayatı ayakta tutacak ölçüde suyu yoktan var etmek, onu göklere kaldırıp tekrar rahmet olarak indirmek insanın kudretiyle mümkün değildir.

Yakıcı ve Yanıcı İki Gazdan Hayat Suyu
Su dediğimiz şey, Hidrojen ve Oksijen atomlarının birleşmesiyle oluşan H2O molekülüdür. Fakat bu iki gazın hayat veren su hâline gelmesi basit bir hadise değildir. Hidrojen ve oksijen atomlarının uygun şartlarda birleşmesi, bağların çözülmesi, yeni bir molekül meydana gelmesi ve bunun hayatı taşıyacak şekilde istifade edilebilir hâle gelmesi büyük bir ilim, ölçü ve kudret ister.
Yakıcı ve yanıcı özelliklerle bilinen unsurlardan, ateşi söndüren, toprağı dirilten ve canlılara hayat olan suyun yaratılması başlı başına bir kudret mucizesidir.
Su Sürekli Geri Döndürülür
Su, dünyanın oluşumu sırasında bir defaya mahsus olarak oluşmuş, ardından oluşum devresi son bulmuştur.
Dünyada bulunan su, ilahi bir döngü içinde devamlı hareket eder. Denizlerden, göllerden ve topraktan buharlaşır; göğe yükselir, bulutlarda toplanır, sonra yağmur olarak tekrar yeryüzüne indirilir. Biz aynı suyun yeniden temizlenmiş, tazelenmiş ve hayat taşıyan hâliyle bize döndürüldüğünü görürüz. Fakat çoğu zaman bu büyük fiili basit bir tabiat olayı zannederiz.
Buluttan İndiren Kim?
Rabbimiz bu hakikati Kur’an’da şöyle bildirir:
أَفَرَأَيْتُمُ الْمَاءَ الَّذِي تَشْرَبُونَ
“Şimdi içmekte olduğunuz suyu gördünüz mü?”
أَأَنْتُمْ أَنْزَلْتُمُوهُ مِنَ الْمُزْنِ أَمْ نَحْنُ الْمُنْزِلُونَ
“Onu buluttan siz mi indiriyorsunuz, yoksa indiren Biz miyiz?”
Vâkıa Suresi, 56/68-69
Bu ayet, insanı doğrudan vicdanıyla baş başa bırakır. İçtiğin suyu sen mi indiriyorsun? Bulutu sen mi topluyorsun? Buharı sen mi yükseltiyorsun? Yağmuru sen mi ölçüyle gönderiyorsun? Elbette hayır. İnsan sadece suyu içer; fakat suyu yaratan, temizleyen, döndüren ve indiren Allah’tır.
Su Gitse Kim Geri Getirebilir?
Eğer Allah yeryüzündeki suyu kurutup giderse, onu geri getirebilecek hiçbir güç yoktur. Eğer bulutlara çekilen su tekrar yeryüzüne indirilmezse, insan bütün teknolojisiyle çaresiz kalır. Ne fabrikalar, ne laboratuvarlar, ne devletler, ne de bütün insanlık birleşse; gökten rahmet olarak su indirmeye güç yetirebilir.
Ölçüyle İndirilen Rahmet
Rabbimiz bir başka ayette şöyle buyurur:
وَأَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَاءِ مَاءً بِقَدَرٍ فَأَسْكَنَّاهُ فِي الْأَرْضِ
“Biz gökten belli bir ölçüyle su indirdik ve onu yeryüzünde yerleştirdik.”
وَإِنَّا عَلَىٰ ذَهَابٍ بِهِ لَقَادِرُونَ
“Şüphesiz Biz onu giderme gücüne de sahibiz.”
Mü’minûn Suresi, 23/18
Bu ayetteki “belli bir ölçüyle” ifadesi çok derindir. Çünkü yağmur ölçüsüz inse sel olur, hiç inmese kuraklık olur. Azı hayatı daraltır, fazlası hayatı tehdit eder. Demek suyun indirilmesi kadar, miktarının ayarlanması da ilim ve hikmet ister.
Fiilin Hakiki Faili
İnsan suyu içer, kullanır, depolar, taşır; fakat suyun hakiki sahibi değildir. Suyu yaratan Allah’tır. Onu göğe kaldıran Allah’tır. Bulutlarda taşıyan Allah’tır. Yağmur olarak indiren Allah’tır. Toprağın içine yerleştiren, nehirlerde akıtan, kaynaklardan çıkaran, canlıların bedenine ulaştıran Allah’tır. İnsan sadece bu nimetten istifade eden bir misafirdir.
Kısacası su, basit bir sıvı değildir. Hidrojen ve Oksijen atomlarından yaratılan H2O, yeryüzünde hayatın devamı için vazifelendirilmiş büyük bir rahmettir. Buharlaşması, bulutlarda toplanması, yağmur olarak inmesi, toprakta saklanması ve tekrar canlılara ulaşması ilim, hikmet, kudret ve merhamet isteyen muhteşem bir fiildir.
Bu fiilin faili ne tabiat, ne tesadüf, ne de insan kudretidir. Suyu yaratan, döndüren, indiren ve onunla hayatı devam ettiren Allah’tır.