Şeytan, insanı bir anda helâke sürüklemez. Adım adım yaklaşır… yavaşça alıştırır… fark ettirmeden kaydırır. Bu yüzden Kur’ân, “şeytanın adımlarına uymayın” diye uyarır. Çünkü mesele bir anda düşmek değil; adım adım düşürülmektir.
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِۜ
Ey iman edenler! Şeytanın adımlarına uymayın.Nûr Sûresi(24) 21. Ayet
İbn Abbas (r.a)’ın beyanına göre: Kur’ân’a uymayan her şey, şeytanın bir adımıdır. Âlimler de şeytanın bu adımlarını şöyle tasnif etmişlerdir:
1- Küfür ve şirke düşürmek
En büyük hedef budur. Eğer bunu başarırsa artık her şey bitmiştir.
2- Bid‘ate sürüklemek
Küfür mümkün olmazsa, insanı dinden çıkarmaz ama dini bozar. Kişi yanlış yolda olduğunu bile fark etmez.
3- Büyük günah işletmek
Bunu da başaramazsa, insanı açık günahlara çeker.
4- Küçük günahlara alıştırmak
Büyük günah olmazsa, küçüklerle kalbi karartır. Az diye hafife alınan günahlar birikir, kalbi öldürür.
5- Mübahlarla oyalamak
Bunu da yapamazsa, kişiyi ne sevap ne günah olan işlerle meşgul eder. Böylece ömür geçer ama kazanç olmaz.
6- Daha az faziletliyi tercih ettirmek
Son çare olarak, hayırlı ameller arasında daha düşük olanı seçtirir. Böylece insan iyilik yapar ama en büyük kazancı kaçırır.
Netice: Şeytan bazen günahla değil daha az hayırla da kaybettirir.
Bu yüzden uyanık olmak gerekir. Çünkü kaybetmek sadece haramla değil; en hayırlıyı kaçırmakla da olur.
Allah’ım! Bizi şeytanın açık ve gizli bütün adımlarından muhafaza eyle. Kalbimizi hak üzere sabit kıl, bize en hayırlıyı seçmeyi nasip et. Âmin.