Close Menu
Nur Divanı
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Soru- Cevap
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Son Eklenenler

Kur’ân, münafıkları neden isim isim ifşa etmez?

Nisan 19, 2026

Kalp nedir?

Nisan 19, 2026

Hidayet-i İlahî, bir burak olup mü’minlere gönderilmiştir.

Nisan 19, 2026
Facebook Instagram YouTube X (Twitter) TikTok
Nur Divanı
Facebook X (Twitter) Instagram
Pazartesi, Nisan 20
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Soru- Cevap
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Nur Divanı
Ana Sayfa»Kur'an'dan İnciler
Kur'an'dan İnciler

Namaz kılmak mı, namazı ikame etmek mi?

0
By Nur Divanı on Nisan 19, 2026 Kur'an'dan İnciler

Normalde “namaz kılıyorlar” demek için يُصَلُّونَ (yusallûne) kelimesi yeterlidir.
Fakat Kur’ân, birçok yerde bunun yerine:  يُقِيمُونَ الصَّلَاةَ (namazı ikame ederler) ifadesini kullanır. Bu, daha uzun (itnâblı) bir ifadedir. Peki neden daha kısa olan yerine bu tercih edilmiştir?

Üstad Bediüzzaman Hazretleri İşaratül İcaz’da bu soruya şöyle cevap verir.

Sual: يُصَلُّونَ kelimesine bedel, itnablı يُقٖيمُونَ الصَّلَاةَ nin zikrinde ne hikmet vardır?

Cevap: Namazda lâzım olan ta’dil-i erkân, müdavemet, muhafaza gibi ikamenin manalarını müraat etmeye işarettir.

1- Ta’dil-i Erkân

Namazı sadece hızlıca yapıp geçmek değil. Namazda rükû, rükûdan sonra ayakta durma, secde ve iki secde arasındaki oturmanın hakkını vererek, tam bir sukûnet içinde ve yerli yerinde mutmain olarak yapmaktır.Y ani namazın şekil ve düzenini ayakta tutmak

“İkame” burada: Namazı ayakta tutmak, direklerini sağlam dikmek demektir.

İmam Mâlik, İmam Şâfiî, Ahmed b. Hanbel, İmam Ebû Yûsuf gibi fukahanın çoğunluğu ta’dîl-i erkanın farz olduğu görüşündedirler. İmam Ebû Hanîfe ve İmam Muhammed’e göre ise, ta’dl-i erkân vâciptir. Muhakkîk fukaha da bu görüşü tercih etmiştir. Bir gruba göre de ta’dîl-i erkan vacibe yakın sünnet-i müekkededir (Ali el-Kâr, Risâle fi’l-hâs alâ ta’dîli’l-erkân fi’s-sâlât, Süleymaniye ktp, Es’ad Efendi, nr. 1690, vr. 127b; Tahtâvî, Hâşiye alâ Merâkı’l-felâh, İstanbul 1985, s. 202).

2- Müdavemet (Devamlılık)

Müdavemet, bir ibadeti: Aralıksız, sürekli, terk etmeden, istikrarlı şekilde devam ettirmek demektir.  Yani sadece yapmak değil, kopmadan sürdürmektir.

Yani mü’min, hâline göre değil; hâlini namaza göre ayarlayan insandır. Yolculukta da, meşguliyette de, sıkıntıda da namazını bırakmaz; çünkü onun nazarında namaz, yapılacak işler arasında bir iş değil, bütün işlerin merkezidir. Bu sebeple müdavemet, ibadetin ruhunu koruyan bir sadakat ve istikamet ölçüsüdür.

اَلَّذ۪ينَ هُمْ عَلٰى صَلَاتِهِمْ دَٓائِمُونَۖ

Onlar ki namazlarına müdavimdirler. Meâric Sûresi 23. Ayet

“İkame”, namazı hayatın devamlı bir direği hâline getirmek demektir.

3- Muhafaza

وَالَّذ۪ينَ هُمْ عَلٰى صَلَاتِهِمْ يُحَافِظُونَۜ

Ve onlar ki, namazları üzerine muhafazada bulunurlar. Meâric Sûresi 34. Ayet

Namazlarını muhafaza etmeleri ise, namaza sadece bir görev gözüyle bakmak değil; ona derin bir ehemmiyet vererek en mükemmel şekilde eda etmeleri demektir.

Bu muhafaza, yalnızca namaz anıyla sınırlı değildir; bilakis namazdan önce, namaz esnasında ve namazdan sonra devam eden bir dikkat ve hassasiyet ister.

  • Namazdan önce kulun kalbi, daha vakit girmeden namaza yönelir; abdestini alır, temizliğine dikkat eder, setr-i avretini gözetir, kıbleyi araştırır ve mümkünse cemaatle kılmayı arzu eder. Bununla birlikte kalbini vesveselerden arındırmaya, riyadan sakınmaya gayret eder.
  • Namaz esnasında ise bakışlarını ve zihnini dağıtmaz; okuduğu Kur’ân’ın manasına yönelir, huzuru yakalamaya çalışır ve yaptığı ibadetin hikmetini idrak etmeye çabalar.
  • Namazdan sonra da bu hal devam eder; kul, namazın nurunu söndürecek boş ve faydasız işlerden uzak durur, günahlardan sakınır. Böylece namaz, sadece belirli vakitlerde yapılan bir ibadet olmaktan çıkar; insanın bütün hayatını kuşatan bir disiplin ve kulluk şuuru hâline gelir.

O zaman ikame, namazı sadece kılmak değil; onu hayatın merkezine yerleştirip bütün şartlarıyla ayakta tutmaktır. Yani kalbi önceden hazırlamak, namazı huşû ile eda etmek ve sonrasında da onun tesirini koruyarak yaşamaktır.

Netice:

Eğer Kur’ân “يُصَلُّونَ” deseydi, sadece bir fiilin edası anlaşılırdı; yani namazı kılmak. Fakat يُقِيمُونَ الصَّلَاةَ buyurarak, namazda lâzım olan ta’dil-i erkân, müdavemet ve muhafaza gibi ikamenin bütün manalarına riayet edilmesi gerektiğine işaret eder.

Yani namazı sadece yerine getirmek değil; onu düzgün kılmak, sürekli devam ettirmek ve her hâliyle koruyarak hayatın merkezine yerleştirmek murad edilmiştir. Böylece ikame, bir ibadetin şekli değil, onun ruhuyla birlikte ayakta tutulmasını ifade eder.

Namaz kılmak başka, namazı ikame etmek başkadır.  “Kılan” bazen terk eder ama “ikame eden”, hayatını onun üzerine bina eder. Kur’ân, sadece bir fiili değil bir hayat sistemini emrediyor.

📥 PDF İndir
Paylaş: Facebook Twitter Email Telegram WhatsApp Copy Link
Önceki KonuMahşerde “sorulur” ve “sorulmaz” ayetlerinin manası nedir?
Sonraki Konu İnfak ayetinde gizlenen büyük hikmetler

İlgili Konular

Kur'an'dan İnciler

Kur’ân, münafıkları neden isim isim ifşa etmez?

Kur'an'dan İnciler

Hidayet-i İlahî, bir burak olup mü’minlere gönderilmiştir.

Kur'an'dan İnciler

Müfessirler neden farklı konuşuyor?

Yorum Ekle
Yorum Yap Yanıtı İptal Et

Kur'an'dan İnciler içerikleri
  • Kur’an’da Allah niçin biz diyor ben demiyor?
  • Günahların sevaba çevrilmesi ne demektir?
  • Namaz insanı günahlardan nasıl alıkoyar?
  • Ataların günahına razı olanlar da sorumlu olur mu?
  • İnsan kaybolur, ateş ağlar!
  • “Dinde zorlama yoktur” ayeti nasıl anlaşılmalı?
  • Amelin sonuna ulaşamayan sevabını kaybeder mi?
  • Kur’ân’a göre günahın sorumluluğu kime aittir?
  • Günah dağ gibi olsa da Allah’ın rahmeti ondan büyüktür
  • Zikir sadece dil ile mi yapılır?
  • Yanlış insanları takip etmenin sonu nedir?
  • Melekler insanın fesat çıkaracağını nasıl bildi?
  • Kur’an’da yeryüzü mü önce yaratıldı, gök mü?
  • Hz. Âdem’in ağaca yaklaşması günah mı, hikmet mi?
  • Can mı önce, mal mı? Kur’ân’daki tertibin hikmeti
  • Allah hakkında kullanılan “kâne” fiilinin manası
  • Kasten mümini öldürenin hükmü ve tevbesi
  • Allah mekân ve cihetten münezzehtir
  • Ruhun bedenle ölmediğinin delili
  • Yalandan şeytan bile utanır
  • Şeytanla barış olmaz
  • Allah gizliyi getirir
  • Kalbi diriltmek için nefsin dört kuşunu öldür
  • Neden Hz. İbrahim’e (a.s.) hemen, Hz. Uzeyr’e (a.s.) yüz yıl sonra?
  • İyiliğin reklamı, fakirin mahcubiyeti
  • Hz. İsa (as) yakında insanlarla konuşacak
  • Kur’ân’a göre imanda delilin önemi
  • Delil yakîni artırır
  • Kur’an’ın icazı onun lafızlarında parlar
  • Kur’ân’ın nazmındaki mucize
  • Kıble meselesi vahy-i gayr-i metlûvu ispat eder
  • Kur’ân’ı anlamak için sünnet gerekli mi?
  • Kapılar kapanınca başlayan imtihan
  • Allah demedikçe
  • İmanınız size ne kötü şey emrediyor!
  • İlmiyle konuşup hâliyle yalanlayanlar
  • Namaz ağırsa, kalbi yokla
  • Cumartesi ashabı ve bugünün insanları
  • Karun gibi yükselenler, Karun gibi batar
  • Cennet bir ücret değil, ilâhî bir müjdedir
  • Mânâdaki yakınlığın lafızlardaki tecellisi
  • Hatırlanmak mı, unutulmak mı?
  • Peygamberleri inkâr etmeyiz; derecelerini de inkâr etmeyiz
  • Şeâire saygı, takvanın alametidir
  • Kur’ân’ın hitabındaki hayret veren incelik
  • Kur’ân neden “Yâ Benî İsrâil” der?
  • İsa’nın misali Âdem’in misali gibidir
  • Neden lânetleşmeye cesaret edemediler?
  • “Zallâm” denmesi, Allah hakkında zulme kapı açar mı?
  • Allah gökleri ve yeri neden altı günde yarattı?

Nur Divanı, Risale-i Nur’u sadece okumak için değil; anlamak, hazmetmek ve hayata taşımak için kurulmuş bir izah platformudur. “Anlaşılmaz bir kitap muallimsiz olsa, manasız bir kâğıttan ibaret kalır.” Bu sebeple metinler; şerh ve izahlarla açılır, mânânın zihne ve kalbe yerleşmesi hedeflenir.

Facebook X (Twitter) Instagram YouTube TikTok
Son Yazılar
  • Kur’ân, münafıkları neden isim isim ifşa etmez?
  • Kalp nedir?
  • Hidayet-i İlahî, bir burak olup mü’minlere gönderilmiştir.
  • Müfessirler neden farklı konuşuyor?
  • اِنَّ ile hükmün tahkiki
Risale-i Nur Cümle İzahları
  • Risale-i Nur
  • Sözler
  • Lem’alar
  • Mektubat
  • Şualar
  • Mesnevî-i Nuriye
Takip Edin
  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram
  • YouTube
  • TikTok
© 2026 Feyyaz Medresem - Maddi çıkar gözetilmemesi şartıyla tüm içeriği kaynak göstererek paylaşabilirsiniz.
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • RİSALE OKU

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.