Close Menu
Nur Divanı
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Soru- Cevap
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Son Eklenenler

Kur’an mahluk mudur?

Nisan 20, 2026

“Ol” emri hakikatte nasıl anlaşılmalı?

Nisan 20, 2026

Kur’ân, münafıkları neden isim isim ifşa etmez?

Nisan 19, 2026
Facebook Instagram YouTube X (Twitter) TikTok
Nur Divanı
Facebook X (Twitter) Instagram
Pazartesi, Nisan 20
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Soru- Cevap
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Nur Divanı
Ana Sayfa»Sözler»Dördüncü Söz
SözlerDördüncü Söz

4- Halbuki namazda ruhun ve kalbin ve aklın büyük bir rahatı vardır. Hem cisme de o kadar ağır bir iş değildir.

0
By Nur Divanı on Ocak 10, 2026 Dördüncü Söz
Video Listesi
  • ▶ Biletsiz Çıkma!
  • ▶ Namaz, ne kadar kıymetli
Soldan bir video seç.
Seçili Video:

Halbuki namazda ruhun ve kalbin ve aklın büyük bir rahatı vardır. Hem cisme de o kadar ağır bir iş değildir.

Halbuki namazda,  ruhun, kalbin ve aklın ayrı ayrı ama birlikte hayati bir ihtiyacı karşılanır.

Ruh için

Evet, şu fâni dünyada kemâl-i sür’atle vâveylâ-yı firakı koparan giden, ekser mevcudatla alâkadar bir ruhun âb-ı hayatı ise, herşeye bedel bir Mâbûd-u Bâkînin, bir Mahbûb-u Sermedînin çeşme-i rahmetine namaz ile teveccüh etmekle içilebilir. Yirmi Birinci Söz

Ruh, bu dünyada firaklarla yaralanır. Sevdiği gider, bağlandığı kopar, her şey elinden kayar.
Fıtraten ebediyeti isteyen ruh, geçici şeyler arasında boğulur.

İşte namaz, ruh için âb-ı hayattır. Ruh, namazda fânîden yüzünü çevirir; Bâkî bir Mabudun rahmet çeşmesine yönelir. Secde, ruhun yere düşmesi değil; firaktan kurtulup ebediyete nefes almasıdır. Namaz olmazsa ruh susuz kalır; susuz kalan ruh ise acıyla yaşar.

Kalp için

Evet, nihayetsiz teessürat ve elemlere maruz ve müptelâ ve nihayetsiz telezzüzâta ve emellere meftun ve pürsevda bir kalbin kut ve kuvveti, herşeye kadîr bir Rahîm-i Kerîmin kapısını niyaz ile çalmakla elde edilebilir. Yirmi Birinci Söz

Kalp, nihayetsiz elemlere açık, aynı zamanda nihayetsiz emellere meftundur. Dünya bu emelleri dolduramaz. Kalp, yaratıldığı Zât’ı bulamazsa hiçbir şeyle tatmin olmaz.

Namaz, kalbin kutu, kuvveti ve gıdasıdır.

Nasıl ki beden aç kaldığında zayıflar, hâlsizleşir ve huzursuz olur; kalp de namazdan mahrum kaldığında takatsiz, kararsız ve perişan hâle düşer. Namaz ise kalbe kuvvet, ruha istikrar ve vicdana sükûn verir.

Kalp, namazda her şeye kâdir, nihayetsiz rahmet sahibi bir Rahîm-i Kerîm’in kapısını niyazla çalar. O kapı, aczin inkâr edilmediği; fakrın ayıp sayılmadığı; gözyaşının makbul olduğu bir kapıdır. Kalp orada yükünü indirir, davasını arz eder, yalnızlığını teslim eder.

Maruz kaldığı elemler karşısında kalp, kendi cüz’î kuvvetine değil; sonsuz kudrete dayandığını hisseder. Müptelâ olduğu emeller karşısında ise, neticeyi kendi omzundan alıp hikmeti ve rahmeti nihayetsiz bir Zât’a teslim etmenin ferahlığını yaşar. İşte bu dayanma, kalbe hem lezzet hem rahat verir.

Nasıl ki midesi doyunca yüzü gülen insan, içten bir huzur ve sükûn hisseder; kalbi namazla doyan insanın da iç âlemi aydınlanır, endişeleri diner, ruhu genişler. Çünkü namaz, kalbin fıtrî ihtiyacına cevap verir; kalbi, yaratıldığı makama yöneltir.

Ey şikemperver nefsim! Acaba, hergün hergün ekmek yersin, su içersin, havayı teneffüs edersin; sana onlar usanç veriyor mu?

Madem vermiyor; çünkü ihtiyaç tekerrür ettiğinden usanç değil, belki telezzüz ediyorsun. Öyle ise, hane-i cismimde senin arkadaşların olan kalbimin gıdası, ruhumun âb-ı hayatı ve lâtife-i Rabbâniyemin havâ-yı nesîmini cezb ve celb eden namaz dahi seni usandırmamak gerektir. Yirmi Birinci Söz

Akıl için

Akıl ise sebepler arasında yorulur.
Geleceği hesap eder, geçmişi sırtında taşır; kontrol edemediği şeyleri de kontrol etmek ister. Her ihtimali düşünür, her sonucu üstlenir, her yükü kendi omzunda sanır. Bu yüzden akıl, namazsız kaldığında susmaz; durmaz, dinlenmez, huzur bulmaz. Zira haddini bilmez hâle gelir.
Akıl tek başına bırakıldığında, kâinatı omuzlamaya kalkar. Sebeplere takılır, neticeleri sahiplenir, vazifesi olmayan yükleri vazife zanneder. Bu hâl, aklı yorar; endişeyi artırır, korkuyu besler, vesveseyi çoğaltır.
Namazda ise akıl haddini idrak eder.
Şunu anlar: “Ben idare etmiyorum; idare eden var. Ben plan yapıyorum ama hükmeden ben değilim.”
İşte bu idrak, aklı kemiren endişeleri susturur. Çünkü akıl, nihayetinde bir memur olduğunu; mülkün sahibi olmadığını kabul eder.
Namaz, akla istikamet verir. Onu başıboş düşünceden, neticesiz kuruntudan, faydasız hesaplardan kurtarır. Akıl, namazla yerini bulur; haddini bilir, vazifesini tanır. Tedbir alır ama tevekkülü terk etmez; düşünür ama hükmetmeye kalkmaz.

Hem cisme de o kadar ağır bir iş değildir.

Çünkü insan, dünyası için saatlerce ayakta durur, yorulur, koşar, terler, uykusuz kalır; buna ağır demez, hatta mecburiyet sayar. Bir geçim için bedenini tüketir, bir menfaat için kuvvetini harcar, bir zevk için yorgunluğa katlanır.

Ama iş, Rabb’inin huzurunda birkaç dakikalık kıyam, bir miktar rükû ve secdeye gelince “zor” der…

Hâlbuki namazda beden, ne ağır bir yük taşır ne de tahammül üstü bir iş görür. Aksine, beden namazda rahatlar: kıyamda gerilir, rükûda gevşer, secdeyle yükünü bırakır. İnsan, dünyada en ağır işlerde hiç durmadan çalışır ama  namaz deyince secdede alnını yere koymayı ağır görür.

Şimdi söyle ey nefsim: Bedenini dünya için bu kadar yoran sen, onu yaratan Rabb’in huzurunda
 secde etmeyi çok mu görüyorsun?

📥 PDF İndir
Paylaş: Facebook Twitter Email Telegram WhatsApp Copy Link
Önceki Konu3- Acaba yirmi üç saatini şu kısacık hayat-ı dünyeviyeye sarf eden ve o uzun hayat-ı ebediyeye bir tek saatini sarf etmeyen;
Sonraki Konu 5- Hem namaz kılanın diğer mubah dünyevî amelleri, güzel bir niyet ile ibadet hükmünü alır.

İlgili Konular

Dördüncü Söz

5- Hem namaz kılanın diğer mubah dünyevî amelleri, güzel bir niyet ile ibadet hükmünü alır.

Dördüncü Söz

3- Acaba yirmi üç saatini şu kısacık hayat-ı dünyeviyeye sarf eden ve o uzun hayat-ı ebediyeye bir tek saatini sarf etmeyen;

Dördüncü Söz

2- Temsilden Hakikate Geçiş

Yorum Ekle
Yorum Yap Yanıtı İptal Et

Dördüncü Söz içerikleri
  • 1- Dördüncü Söz’ün temsilî hikâyeciği ve temsilî hikâyeciğin izahı
  • 2- Temsilden Hakikate Geçiş
  • 3- Acaba yirmi üç saatini şu kısacık hayat-ı dünyeviyeye sarf eden ve o uzun hayat-ı ebediyeye bir tek saatini sarf etmeyen;
  • 4- Halbuki namazda ruhun ve kalbin ve aklın büyük bir rahatı vardır. Hem cisme de o kadar ağır bir iş değildir.
  • 5- Hem namaz kılanın diğer mubah dünyevî amelleri, güzel bir niyet ile ibadet hükmünü alır.

Nur Divanı, Risale-i Nur’u sadece okumak için değil; anlamak, hazmetmek ve hayata taşımak için kurulmuş bir izah platformudur. “Anlaşılmaz bir kitap muallimsiz olsa, manasız bir kâğıttan ibaret kalır.” Bu sebeple metinler; şerh ve izahlarla açılır, mânânın zihne ve kalbe yerleşmesi hedeflenir.

Facebook X (Twitter) Instagram YouTube TikTok
Son Yazılar
  • Kur’an mahluk mudur?
  • “Ol” emri hakikatte nasıl anlaşılmalı?
  • Kur’ân, münafıkları neden isim isim ifşa etmez?
  • Kalp nedir?
  • Hidayet-i İlahî, bir burak olup mü’minlere gönderilmiştir.
Risale-i Nur Cümle İzahları
  • Risale-i Nur
  • Sözler
  • Lem’alar
  • Mektubat
  • Şualar
  • Mesnevî-i Nuriye
Takip Edin
  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram
  • YouTube
  • TikTok
© 2026 Feyyaz Medresem - Maddi çıkar gözetilmemesi şartıyla tüm içeriği kaynak göstererek paylaşabilirsiniz.
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • RİSALE OKU

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.