Kadı Şureyh (Şureyh b. el-Hâris el-Kindî), İslam tarihinin en meşhur kadılarından biridir.
Adaleti, zekâsı ve ince anlayışıyla tanınmıştır. Ömer bin Hattab onu Kûfe kadısı olarak tayin etti. Yaklaşık 60 yıl kadılık yaptığı rivayet edilir. Dört halife döneminde de görevine devam etti: (Hz. Ömer, Hz. Osman, Ali bin Ebu Talib, Emevîler dönemi)
إِنِّي لَأُصَابُ بِالْمُصِيبَةِ فَأَحْمَدُ اللَّهَ عَلَيْهَا أَرْبَعَ مَرَّاتٍ:
Bir musibete uğradığımda Allah’a dört defa hamd ederim:
أَحْمَدُهُ إِذْ لَمْ تَكُنْ أَعْظَمَ مِمَّا هِيَ،
Onun daha büyük olmamasına hamd ederim,
1. “Daha büyüğü olmadı” demeyi öğren
Ey nefsim! Sen başına geleni büyütürsün; ama hiç “daha kötüsü olabilirdi” diye düşünmezsin.
Şikâyet ettiğin şey, aslında senden kaldırılmış nice belaların gölgesidir.
وَأَحْمَدُهُ إِذْ رَزَقَنِي الصَّبْرَ عَلَيْهَا،
o musibete karşı bana sabır verdiği için hamd ederim,
2. Sabır nimettir, yük değil
Ey nefsim! Musibet tek başına bir yük değildir; asıl nimet, o yükü taşıyabilme gücüdür.
Sabır sana verilmişse, o musibet rahmete dönmüşt
وَأَحْمَدُهُ إِذْ وَفَّقَنِي لِلِاسْتِرْجَاعِ لِمَا أَرْجُو فِيهِ مِنَ الثَّوَابِ،
o musibet sebebiyle sevap umarak “inna lillah…” diyebilmeyi nasip ettiği için hamd ederim,
3. “İnna lillah” bir söz değil, bir duruştur
Ey nefsim! Dilinden çıkan o cümle, kalbinin yönünü belirler. Kendini Allah’a ait bilirsen, kaybettiklerin seni yıkmaz.
وَأَحْمَدُهُ إِذْ لَمْ يَجْعَلْهَا فِي دِينِي
ve o musibeti dinimde değil, dünyamda kıldığı için hamd ederim.
Ey nefsim! Mal gider, beden yorulur, dünya sarsılır… Ama iman yerindeyse, aslında hiçbir şey kaybolmamıştır.
Ey nefsim! Sen musibeti hep kayıp sandın. Hâlbuki o, sana açılmış bir kazanç kapısıydı.
Şikâyeti bırak, hikmeti ara. Zararı görme, kazancı fark et. Çünkü musibet, sabreden için bir felaket değil; bir terbiye ve terakki vesilesidir.
Kadı Şureyh der ki; Bir musibete uğradığımda Allah’a dört defa hamd ederim:
- Onun daha büyük olmamasına hamd ederim,
- O musibete karşı bana sabır verdiği için hamd ederim,
- O musibet sebebiyle sevap umarak “inna lillah…” diyebilmeyi nasip ettiği için hamd ederim,
- Ve o musibeti dinimde değil, dünyamda kıldığı için hamd ederim.