Close Menu
Nur Divanı
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Soru- Cevap
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Son Eklenenler

Cennette nimet getirilir, sen zahmet etmezsin

Nisan 20, 2026

Cennet nimetlerinden sıkılmak yoktur

Nisan 20, 2026

Cennet rızkının dört büyük sırrı

Nisan 20, 2026
Facebook Instagram YouTube X (Twitter) TikTok
Nur Divanı
Facebook X (Twitter) Instagram
Pazartesi, Nisan 20
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Soru- Cevap
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Nur Divanı
Ana Sayfa»Sorular- Cevaplar
Sorular- Cevaplar

Kur’an mahluk mudur?

0
By Nur Divanı on Nisan 20, 2026 Sorular- Cevaplar

Kur’ân açıkça bildirir ki Allah konuşur: Hz. Musa ile konuşmuştur. Vahiy göndermiştir. Kitaplar indirmiştir.  Yani “Allah konuşmaz” demek küfürdür.

Ama mesele şu: Nasıl konuşur?

İnsanın konuşması: Ses ile olur, harflerle olur, ağız, dil, hava ile olur ve zamana bağlıdır.  Eğer Allah’ın konuşmasını böyle anlarsak: Allah’ı mahlûkata benzetmiş oluruz. Bu ise teşbihtir ve yanlıştır.

Ehl-i Sünnet der ki: Allah’ın konuşması vardır. Ama bu konuşma harf ve ses cinsinden değildir. Buna Kelâm-ı Nefsî denir: Yani: Allah konuşur ama O’nun konuşması, sesle değil, harfle değil, zamana bağlı değildir. Bizim keyfiyetini bilemeyeceğimiz kendi zatına layık bir şekilde, ezelî bir kelâmdır.

Peki Biz Nasıl Duyuyoruz? (Vahiy Meselesi)

Allah’ın ezelî kelâmı Cebrâil (as) aracılığıyla harflere, kelimelere, Arapçaya dökülür, peygambere ulaştırılır. Yani: Allah’ın kelâmı mana olarak ezelîdir.  Kur’ân’ın lafızları = bize göre yaratılmış ifadedir.

Şöyle diyebiliriz: Kur’an’daki lafızlar (harfler, kelimeler, sesler) bizim okuduğumuz ve işittiğimiz yönüyle mahlûktur. Fakat onların ifade ettiği kelâm-ı İlâhî (Allah’ın kelâm sıfatı) ezelîdir

Yani iki farklı şey var:

1. Kelâm-ı Nefsî (Ezelî Olan)

Allah’ın zatına ait olan, harf ve ses olmayan, zamanla kayıtlı olmayan hakikî kelâmıdır. Bu: yazı değildir, ses değildir, harf değildir ama mananın kendisidir.

2. Kelâm-ı Lafzî (Bizim Okuduğumuz)

Kur’ân’ın: Arapça lafızları, harfleri, sesle okunması. Bunlar yaratılmıştır (muhdestir). Çünkü: Ses zamana bağlıdır. Harf sırayla gelir. Yazı sonradan oluşur.

Ehl-i Sünnet’in Denge Noktası

Burada iki aşırı görüş var:

  • “Kur’ân tamamen mahlûktur” diyenler. Allah’ın kelâm sıfatını inkâr eder.
  • “Okuduğumuz harfler de ezelîdir” diyenler harfleri ilahlaştırmaya gider

Ehl-i Sünnet der ki: Kur’ân, Allah’ın ezeli kelâmıdır; mahlûk değildir çünkü manası ezelîdir.

Ancak bizim okuduğumuz yönüyle Kur’ân: Lafızları, sesi, kâğıdı, mürekkebi, telaffuzu bunların hepsi mahlûktur. Çünkü sonradan meydana gelir.

Bu sebeple: Mushaf-ı Şerif, harfleri ve maddî yönüyle mahlûktur; fakat bu lafızların ifade ettiği kelâm-ı İlâhî, yani Allah’ın kelâm sıfatı ezelîdir ve mahlûk değildir.

NETİCE:

Kur’ân’ın aslı, yani manası itibariyle mahlûk olduğunu söylemek, kelâm sıfatını inkâr anlamına geldiği için küfrü gerektirir. Çünkü Kur’an’ın manası, Allah’ın zâtı ile kāim olan kelâm-ı nefsîdir; ezelîdir ve mahlûk değildir.

Ancak bu ezelî manayı insanların idrakine indiren lafızlar (ibare) mahlûktur. Zira bu lafızlar ard arda gelen harflerden oluşur, sesle ifade edilir, zamana bağlıdır. Bu sebeple sınırlıdır ve sonradan meydana gelmiştir.

  • Allah konuşur; fakat O’nun konuşması mahlûkatın konuşması gibi değildir. Sese, harfe ve zamana bağlı olmadan, zatına layık ezelî bir kelâmdır.
  • İlâhî kelâm, ne ağızdan çıkan bir sestir ne de harflerin birleşmesidir. Allah, kendi zatına mahsus, zamansız ve ezelî bir kelâmla konuşur ve keyfiyeti idrak edilemez.

Nasıl ki güneş, Allah’ın kudret sıfatının bir âyetidir; kendisi maddesi itibariyle mahlûktur, fakat taşıdığı mana itibariyle kudreti, ilmi ve iradeyi gösterir. Yani o görünen maddî güneş, aslında ezelî sıfatların tecellisine bir ayna olur.

Aynen bunun gibi Kur’an’ın lafızları da Allah’ın kelâm sıfatının bir tecellisidir. Onun harfleri, kelimeleri ve sesleri mahlûktur; çünkü zamana bağlı olarak meydana gelir. Fakat bu lafızların ifade ettiği mana, Allah’ın ezelî kelâmıdır. Bu sebeple Kur’ân, lafzıyla mahlûk, manasıyla ise ezelî ve İlâhî bir kelâmdır.

Eğer kelâm sıfatının tecelli ettiği lafızlara “kadîm” ve “ezelî” denilecek olursa, aynı mantıkla kudret sıfatının tecelli ettiği bütün varlıklara da ezeliyet vermek gerekir. Çünkü nasıl lafızlar kelâm sıfatının tecellisine birer mazhar ise, kâinattaki bütün mevcudat da kudret sıfatının tecellisine birer aynadır.

O hâlde bu yanlış kabul devam ettirilirse, güneşten ağaca, insandan taşa kadar her şeye “ezelî” demek gerekir ki bu hem aklen hem de naklen imkânsızdır.

Demek ki tecelli başka, tecelli edilen şey başkadır. Tecellinin kaynağı ezelîdir; fakat onun göründüğü aynalar, yani lafızlar ve varlıklar mahlûktur.

Ezeli kelâmın, mucizevi lafızlarda ki tecellisi Kuran’dır.

Lafızlar kelâmı gösteren ibarelerdir. Mana kelâmın kendisidir. Allah, kelâmını bu kelimelere yerleştirmiştir. Kur’ân, ezelî bir kelâmın, korunmuş ve mucizevi lafızlar içindeki tecellisidir.

Bu sebeple: Lafızları bozmak manayı bozmak demektir. Kelimeleri değiştirmek vahyi tahrif etmektir.

Kur’ân’ın lafızlarına “kelâmullah” denilmesiyse hakikî anlamda değil; ilâhî kelâma delâlet etmeleri yönüyle mecazî bir ifadedir.

📥 PDF İndir
Paylaş: Facebook Twitter Email Telegram WhatsApp Copy Link
Önceki KonuKur’an’ın parça parça indirilişinin hikmeti

İlgili Konular

Sorular- Cevaplar

Kur’an’ın parça parça indirilişinin hikmeti

Sorular- Cevaplar

Allah zulmetmeye kadir midir?

Sorular- Cevaplar

Peygamberimiz (s.a.v.) namaz kılarken önünden geçen çocuğa niçin beddua etti?

Yorum Ekle
Yorum Yap Yanıtı İptal Et

Sorular- Cevaplar içerikleri
  • Şer ve musibetler neden var, Allah nasıl müsaade ediyor?
  • Allah bizim cennete ve cehenneme gireceğimizi biliyor neden bizi imtihan ediyor?
  • Cenâb-ı Hak Kendisinden Büyük Bir Mahlûk Yaratabilir mi?
  • Her şeyi Allah yarattı. Peki Allah’ı kim yarattı?
  • Kur’an’da Allah niçin biz diyor ben demiyor?
  • Allah’ın ibadetlerimize ne ihtiyacı var?
  • Cenâb-ı Hak Şu Kâinatı Yaratmadan Önce Ne Yapıyordu?
  • Kuran neden arapça indirildi?
  • Edison gibi insanlara cennet yok mu?
  • Neden Ebedi Cehennem?
  • Biz putperestleri eleştiriyoruz ama biz de Kabe’nin etrafında dönüyoruz.
  • Peygamberlerin hepsinin makamı aynıdır çok büyütüyorsunuz diyenlere…
  • Bir yaratıcıyı kabul ediyorum ama onun Allah olduğunu nereden bileyim?
  • Tanrı âlemi yarattı, kanunları koydu ve çekildi; sistem artık kendi kendine işliyor diyenlere…
  • Madde Ezeli midir?
  • “Allah beni yaratırken, bana mı sordu?”
  • “Allah kaderimi böyle yazmış, benim suçum ne?”
  • İnsan kaderin mahkûmu olmadığının diğer izahları:
  • Kader Değişir mi?
  • Kalblerin Mühürlenmesi: İlahi Takdir mi, İnsanın Tercihi mi?
  • İslam’ı hiç duymayan kişinin durumu nedir?
  • Ruhun varlığı inkar edilemez
  • Öldükten sonra dirileceksek neden ölüyoruz?
  • Tek atadan farklı ırklar nasıl ortaya çıktı?
  • Allah gökleri ve yeri neden altı günde yarattı?
  • “Allah ile kulun arasına kimse giremez” sözü nasıl anlaşılmalı?
  • Kalbim temiz demek kurtarır mı?
  • Kur’ân neden toptan olarak bir seferde indirilmemiştir?
  • Adem’in (a.s.) babası var mı?
  • “Göğüsleri henüz tomurcuklanmış yaşıt kızlar” tabirini nasıl anlamalıyız?
  • Hıristiyan ve Yahudiler de cennete girecek mi?
  • La ilahe illallah demek yeterli mi?
  • Haşa “Allah egoist mi?” sorusuna cevaptır.
  • Eşit olmayan şartlarda ilâhî adalet nasıl işler?
  • Allah görüş mü değiştirdi? Yoksa biz mi yanlış anlıyoruz?
  • Tesadüf bir açıklama mı, yoksa kaçış mı?
  • Peygamberimiz (s.a.v) günahsızken neden bağışlanma dilerdi?
  • Peygamberimiz (s.a.v) neden çok evlilik yaptı?
  • Hz. Âişe (r.anha) validemiz kaç yaşında evlendi?
  • Namazdaki salât şirk mi, yoksa cehaletin ürünü mü?
  • Ya Hristiyan veya ateistler haklıysa?
  • Peygamberimiz (s.a.v.) namaz kılarken önünden geçen çocuğa niçin beddua etti?
  • Allah zulmetmeye kadir midir?
  • Kur’an’ın parça parça indirilişinin hikmeti
  • Kur’an mahluk mudur?

Nur Divanı, Risale-i Nur’u sadece okumak için değil; anlamak, hazmetmek ve hayata taşımak için kurulmuş bir izah platformudur. “Anlaşılmaz bir kitap muallimsiz olsa, manasız bir kâğıttan ibaret kalır.” Bu sebeple metinler; şerh ve izahlarla açılır, mânânın zihne ve kalbe yerleşmesi hedeflenir.

Facebook X (Twitter) Instagram YouTube TikTok
Son Yazılar
  • Cennette nimet getirilir, sen zahmet etmezsin
  • Cennet nimetlerinden sıkılmak yoktur
  • Cennet rızkının dört büyük sırrı
  • Cennet neden “Cennetler” diye anlatılır?
  • Cennet bir hak mı, bir lütuf mu?
Risale-i Nur Cümle İzahları
  • Risale-i Nur
  • Sözler
  • Lem’alar
  • Mektubat
  • Şualar
  • Mesnevî-i Nuriye
Takip Edin
  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram
  • YouTube
  • TikTok
© 2026 Feyyaz Medresem - Maddi çıkar gözetilmemesi şartıyla tüm içeriği kaynak göstererek paylaşabilirsiniz.
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • RİSALE OKU

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.