Close Menu
Risale-i Nur
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
    • Risale-i Nur Dinle
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Sorular Cevaplar
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Son Eklenenler

Mülk Suresinde ölümün hayattan önce zikredilişi

Ağustos 23, 2026

Beşinci Reşha: Arkadaş! Şu zat-ı nurani (asm) mürşid-i imanî, Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm bak

Ağustos 23, 2026

Dördüncü Hastalık: “Sû-i zan”dır.

Ağustos 22, 2026

Nur Divanı, Risale-i Nur’u sadece okumak için değil; anlamak, hazmetmek ve hayata taşımak için kurulmuş bir izah platformudur. “Anlaşılmaz bir kitap muallimsiz olsa, manasız bir kâğıttan ibaret kalır.” Bu sebeple metinler; şerh ve izahlarla açılır, mânânın zihne ve kalbe yerleşmesi hedeflenir.

Facebook X (Twitter) Instagram YouTube TikTok
Facebook Instagram YouTube X (Twitter) TikTok
Risale-i Nur
Facebook X (Twitter) Instagram
Pazar, Ağustos 23
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
    • Risale-i Nur Dinle
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Sorular Cevaplar
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Risale-i Nur
Ana Sayfa»İz Bırakanlar
İz Bırakanlar

Bahanelerin Bittiği Yer: Ümmü Mektûm

21 0
By Nur Divanı on Nisan 8, 2026 İz Bırakanlar

Allah-u Teâlâ, insanları ellerindeki imkânlar ile imtihan eder ve onlara güçleri nispetinde vazifeler yükler. O halde, bizim de imkânlarınız ölçüsünde Allah için muhakkak yapabileceğiniz bir hizmetimiz vardır. Onu razı edecek bir amelimiz vardır. Ve bizler bu hizmeti yapmak ile mükellefiz.

Sahabeden Abdullah bin Ümmü Mektûm (r.a) hazretleri; âmâdır, gözleri görmez. Bir gün cihad meydanında sahabeler O’nu; zırhını giymiş, kılıcını kuşanmış, atının üzerinde naralar atarken görürler ve hayretle ona şöyle derler: “Sen âmâsın, sana cihad farz değil. Burada ne işin var?”

İşte o gün, o sahabe, görmediği düşmana karşı değil, içindeki o “yapamazsın” diyen nefse karşı kılıç kuşanmıştı. Atının üzerinde bir dağ gibi dimdik dururken, kendisini hayretle izleyenlere ve her Müslüman’ın kulağına küpe olacak şu sözleri fısıldadı:

“Hiçbir şey yapamazsam, Allah için cihad eden şu topluluğun karartısını da mı arttıramam! Hiç olmazsa bir kişi fazla görünmelerini de mi sağlayamam?”

O, karanlık dünyasında bir “karartı” olmayı, cennetin ebedi aydınlığına tercih etmişti. Savaş bittiğinde, toz ve duman dağıldığında sahabeler onu buldular… Kanlı elbiseleri içinde, o görmeyen gözlerini sonsuz bir nur deryasına açmış, şehadet şerbetini yudumlamıştı.

Şimdi bir kendimize bakalım…

Bizim gözlerimiz görüyor ama hakikate kör müyüz? Ellerimiz tutuyor ama hayra uzanırken felç mi geçiyoruz? Rahat yastıklar, sıcak yuvalar, bitmek bilmeyen bahaneler... Ümmi Mektûm’un ruhunu sıkan o “bir şey yapamama” sancısı, neden bizim uykularımızı kaçırmıyor? Neden bu kadar rahatız? Neden Allah yolu denince aklımıza hep “başkaları” geliyor?

Evet, “hiçbir şey yapamam değil, ne yapabilirim?” demeli ve bu sorunun cevabını bulmalıyız. Bu büyük sahabiye oturmak ağır gelmiş bir şey yapamamak ruhunu sıkmış ve hiçbir şey yapamazsam Allah yolunda hizmet eden fedakârlık yapan hak yolda olan şu topluluğun karartısını da mı arttıramam demiş ve bu uğurda canını ortaya koymuştu.

Evet, böyle rahat rahat oturmak, hiçbir şey yapmamak bizim de canımızı sıkmalı bize Allah için bir şeyler yaptırmalı. Eğer yaptırmıyorsa bizde bir sorun var demektir.

Belki bir âlim değiliz, binlerce sayfa yazamayız. Belki bir hoca değiliz, kürsülerden kalplere dokunamayız. Ama sormayacak mıyız kendimize: “Benim bu davada bir zerrem de mi yok?”

Gözleri görmeyen bir sahabi canını ortaya koyup “bir karartı olayım” derken, biz onca imkân içinde bir taraftar bile olamayacak mıyız? O kutlu sancağın altında bir gölge, o hakikat yolcularının arkasında bir nefer, o ihlaslı kalplerin yanında bir dua olamayacak mıyız?

Rabbimiz! Bizi bahanelerin arkasına saklananlardan değil, “Ne yapabilirim?” diyerek yola düşenlerden eyle. Bizi, Ümmi Mektûm’un o mahzun ama vakur duruşuyla dirilt. Rahatın bizi çürüttüğü bu asırda, senin dinin için dertlenen, safını belli eden ve hiç olmazsa o nurlu topluluğun “karartısını arttıran” samimi dertlilerden eyle… Âmin.

📥 PDF İndir
Abdullah bin Ümmü Mektûm
Paylaş: Facebook Twitter Email Telegram WhatsApp Copy Link
Önceki KonuÜmmetin emini Ebu Ubeyde b. Cerrah (r.a)
Sonraki Konu Ölümün Kara Sevdalısı Enes bin Nadr
Yorum Ekle
Yorum Yap Yanıtı İptal Et

İz Bırakanlar içerikleri
  • Ümmetin emini Ebu Ubeyde b. Cerrah (r.a)
  • Bahanelerin Bittiği Yer: Ümmü Mektûm
  • Ölümün Kara Sevdalısı Enes bin Nadr
  • Bir Devenin Yularında Gizlenen Şeref: Ömerî Bir Duruş
  • Kesik uzuvların şehadeti Abdullah bin Cahş (r.a)
  • Bırakın dilini keseyim!
  • Nurlu bir karanlığın feryadı: “Ya Rabbi mazeretimi kabul et!”
  • Acıyı dişiyle ısıran sadakat Ebû Ubeyde bin Cerrâh
  • Makamdan vazgeçen, davadan vazgeçmeyen yiğit Halid bin Velid (r.a.)
  • Uzza’nın kül oluşu, Halid’in gözyaşı
  • Yırtık bir sarıkta saklı hazine: Bir saç telinin bereketi
  • Kabri kılıçla kazılan yiğit: Seyfullah’ın son vasiyeti
  • Hz. Ebû Bekir ve hakikat uğruna çiğnenen yüz
  • Sevr’in karanlığında bir can siperi
  • Sıddık’ın aynasında kendi “ama”larımızı görmek
  • Hz. Ebû Bekir (r.a.) bir lokmanın imtihanı
  • Sıddıkiyet, zamanı aşkla genişletmektir
  • Hayırda geçilmez olmanın sırrı
  • Ömer gibi değiştiren mi olacaksın, yoksa değişen mi?
  • Ölüm bahçesine düşen yıldırım! Berâ bin Mâlik
  • Hz. Ömer’in (r.a) putlaştırılmış korkuları yıkan yürüyüşü
  • Minberde hesap veren halife!
  • Hz. Osman’ın “Hayır” Diyen İhlası
  • Hz. Osman’ın ticareti; Bire yediyüz veren var!
  • Hicret gecesi ölüm uykusunda bir kahraman!
  • Hayber’i titreten isim: Hz. Ali (r.a.)
  • Hz. Ali neden kendi zırhını zorla almadı?
  • Sıddık-ı Ekber’in kılıcı, ümmetin dirilişi
  • Sadaka konuşur
  • Üstünlük renkle değil, takvayladır
  • Hatib b. Ebî Beltea’nın Mektubu
  • Kürek kemiği hariç hepsi bizim oldu: Veren kazandı, tutan kaybetti
  • Abdurrahman b. Avf gibi veremiyorsan sus!
  • Kur’ân’ı açıktan okuyan yiğit sahabi
  • Beni hasta eden tabibdir
  • Hazret-i Ömer’in öptüğü baş
  • Habbab’ın ateşi, bizim bahanelerimiz
Nur Divanı, Risale-i Nur’u sadece okumak için değil; anlamak, hazmetmek ve hayata taşımak için kurulmuş bir izah platformudur. “Anlaşılmaz bir kitap muallimsiz olsa, manasız bir kâğıttan ibaret kalır.” Bu sebeple metinler; şerh ve izahlarla açılır, mânânın zihne ve kalbe yerleşmesi hedeflenir.
Son Yazılar
  • Mülk Suresinde ölümün hayattan önce zikredilişi Ağustos 23, 2026
  • Beşinci Reşha: Arkadaş! Şu zat-ı nurani (asm) mürşid-i imanî, Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm bak Ağustos 23, 2026
  • Dördüncü Hastalık: “Sû-i zan”dır. Ağustos 22, 2026
  • Onuncu Deva Ağustos 18, 2026
  • Üçüncü Hastalık: “Gurur”dur. Ağustos 14, 2026
Risale-i Nur Cümle İzahları
  • Risale-i Nur
  • Sözler
  • Lem’alar
  • Mektubat
  • Şualar
  • Mesnevî-i Nuriye
Takip Edin
  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram
  • YouTube
  • TikTok
© 2026 Feyyaz Medresem - Maddi çıkar gözetilmemesi şartıyla tüm içeriği kaynak göstererek paylaşabilirsiniz.
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • RİSALE OKU

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.