Tohum: Kâinatla İrtibatlı Küçük Bir Sandık
Bir tohuma dikkatle baksak görürüz ki o, yalnızca toprağa atılan küçük bir tane değildir. O küçücük varlık; hem çıkacağı çiçekle, hem mensup olduğu türle, hem de bütün kâinat nizamıyla alakalıdır. Yani tohum, tek başına duran basit bir parça değil; büyük bir sistemin içine yerleştirilmiş, hikmetle programlanmış bir çekirdektir.
Çiçeğin Bütün Programı Tohumda Saklıdır
Tohum, meydana getireceği çiçeğin bütün özelliklerini içinde taşır. Rengi, kokusu, yaprak düzeni, gövde yapısı, çiçeklenme zamanı ve daha nice husus o küçücük yapının içinde saklıdır. Henüz ortada çiçek yoktur; fakat çiçeğin planı vardır. Henüz yaprak yoktur; fakat yaprağın şekli belirlenmiştir. Henüz koku yoktur; fakat kokunun programı yazılmıştır. Şimdi soralım: Bu kadar bilgiyi o küçücük tohumun içine kim yerleştirmiştir?
Türüyle Kurduğu Şaşırtıcı Bağ
Tohum yalnızca kendi çiçeğiyle değil, kendi türünün diğer fertleriyle de irtibatlıdır. Aynı türden çiçekler farklı zamanlarda ekilseler bile, çoğu zaman çiçek açma vakitlerini birbirine uygun hâle getirirler. Çünkü döllenmenin gerçekleşebilmesi için aynı tür çiçeklerin uygun zamanda açık olması gerekir. Arı ve böceklerin taşıdığı polenler, ancak aynı türün başka ferdine ulaşırsa neslin devamı sağlanır. Eğer çiçekler gelişigüzel zamanlarda açsaydı, bu düzen bozulur ve nesiller devam edemezdi.
Çiçekler Nasıl Haberleşiyor?
- Burada insanı düşündüren büyük bir sır vardır. Farklı günlerde ekilen tohumlar nasıl oluyor da aynı döneme yetişiyor?
- Sonradan ekilen bir tohum, büyümesini nasıl ayarlıyor?
- Çiçekler birbirlerine haber mi gönderiyor?
- Hangi takvime bakıyorlar?
- Hangi planla açacakları günü belirliyorlar?
Tohumun aklı yoktur, takvimi yoktur, hesabı yoktur. Fakat ortaya çıkan netice, sanki bütün tohumlar aynı merkezden idare ediliyormuş gibi düzenlidir.
Kâinatla Kurduğu Hayati Münasebet
Bitkiler yalnızca kendi hayatları için çalışmazlar. Atmosferdeki oksijen ve karbondioksit dengesinde de büyük bir vazife görürler. Karbondioksiti alır, oksijen üretir, hayatın devamına hizmet ederler. Yani bir çiçeğin yaprağı, yalnızca kendi güzelliği için değil; insanın, hayvanın ve bütün canlıların nefesiyle de alakalıdır. Küçük bir bitki, büyük atmosfer dengesinin içinde vazife görür. Bu, basit bir bitki faaliyeti değil; kâinat çapında bir nizamın parçasıdır.
Şuursuz Bitki Kimya Mühendisi Gibi Çalışamaz
Bitkinin atmosferdeki gaz dengesine hizmet etmesi, insanı derinden düşündürmelidir. Bitki oksijeni bilmez, karbondioksiti tanımaz, canlıların nefese muhtaç olduğunu hesaplayamaz. Hangi gazın ne kadar alınacağını, hangisinin verileceğini kendi başına tayin edemez. Fakat neticede hayatın devamına hizmet eden ölçülü bir faaliyet ortaya çıkar. Demek ki burada bitkinin şuuru değil, bitkiyi vazifelendiren ilahî ilim ve hikmet görünmektedir.
Her Şey Birbirine Bağlıdır
Bu misal bize gösterir ki kâinatta hiçbir varlık başıboş ve kopuk değildir. Bir tohum çiçeğiyle bağlıdır. Çiçek kendi türüyle bağlıdır. Tür, böceklerle ve arılarla bağlıdır. Bitkiler atmosferle bağlıdır. Atmosfer bütün canlıların hayatıyla bağlıdır. Yani küçücük bir tohumun bile kâinatta uzanan irtibatları vardır. Bu kadar bağlantıyı şuursuz sebeplerin kendi kendine kurması mümkün değildir.
Tesadüf İrtibat Kuramaz
Tesadüf bir çiçeğin açma vaktini bilemez. Tesadüf aynı tür çiçekleri aynı zamana denk getiremez. Tesadüf arıların polen taşımasını, bitkilerin gaz dengesine hizmet etmesini, atmosferin canlılara uygun kalmasını planlayamaz. Çünkü tesadüf bilmez, ölçmez, düzen kurmaz, vazife vermez. Cansız sebeplerin, bütün kâinatı kuşatan böyle bir yardımlaşma ve nizamı kurduğunu söylemek, aklın kabul edeceği bir izah değildir.
Netice
Bir tohum küçüktür; fakat irtibatları büyüktür. Toprağa gömülür; fakat çiçekle, türüyle, böceklerle, atmosferle ve bütün hayat düzeniyle alakalıdır. Kendi başına hiçbir şey bilmez; fakat her şeyi bilen bir kudretin programıyla hareket eder.
Demek ki tohumun içindeki plan, çiçeğin açma vakti, türün devamı ve atmosferdeki denge bize aynı hakikati ilan eder: Bu nizam tesadüfün değil; bütün varlıkları bilen, birbirine bağlayan, vazifelerini tayin eden ve kâinatı hikmetle idare eden Allah’ın eseridir.