Ağaç Köklerindeki Akıl Almaz Faaliyet
Bir insan, bir apartmanın altıncı katına iki yüz litre su çıkarmak istese, elinde kovalarla defalarca inip çıkmak zorunda kalır. Hele sıcak bir yaz gününde bu iş, insan için yorucu ve ağır bir vazifedir. Fakat orta büyüklükte bir huş ağacı, buna benzer bir işi her gün sessizce yapar. Kökleriyle topraktan aldığı suyu gövdesinden, dallarından ve damarlarından geçirerek en uç yapraklarına kadar ulaştırır.
Sessizce Çalışan Dev Pompa
Ağaçta ne motor vardır, ne pompa sesi duyulur, ne borular görünür, ne de işçiler çalışır. Fakat topraktan alınan su, metrelerce yukarıya taşınır. Köklerden gövdeye, gövdeden dallara, dallardan yapraklara kadar uzanan bu sistem, sanki görünmeyen bir su şebekesi gibi işler. İnsan bir ağacın tepesine su çıkarmakta zorlanırken, ağaç bunu her gün hiç durmadan, hiç yorulmadan, hiç şaşırmadan yapar.
Ormanın İçindeki Büyük Su Hareketi
Bir ağacı düşünmek bile hayret vericidir. Fakat bir de ormanları düşünelim. Yüzlerce ağacın bulunduğu bir ormanda, büyüme mevsimi boyunca tonlarca su köklerden alınır, gövdelerden geçirilir, dallara ve yapraklara ulaştırılır. Sonra bu suyun büyük bir kısmı yapraklardan buharlaşarak havaya karışır. Yani ormanın içinde gözle görülmeyen dev bir su hareketi vardır. Fakat bu hareket sessizdir, düzenlidir ve kesintisizdir.
Kökler Toprağın Altında Ne Yapıyor?
Kökler sadece ağacı toprağa bağlayan kuru uzantılar değildir. Onlar toprağın derinliklerinde suyu arar, mineralleri alır, ağacın ihtiyacına uygun maddeleri seçer ve yukarıya gönderir. Köklerin gözü yoktur ama yön bulur. Aklı yoktur ama ihtiyaç karşılar. İradesi yoktur ama vazifesini şaşırmadan yapar. Şuursuz köklerin arkasında, ağacın bütün ihtiyaçlarını bilen sonsuz bir ilim görünür.
Bir Ağacı Sulamak Bile Tesadüfe Verilemez
Şimdi insan düşünmelidir: Bir tek ağacın su ihtiyacını karşılamak bile bu kadar büyük bir sistem isterken, yeryüzündeki milyonlarca ağacın ve sayısız bitkinin sulanması nasıl tesadüfe verilebilir? Toprak suyu bilmez. Kök ihtiyacı hesaplayamaz. Gövde yukarıya taşıma kanunlarını kendi kendine koyamaz. Yaprak, buharlaşma dengesini kendi aklıyla ayarlayamaz. Fakat bütün sistem mükemmel çalışır.
Rızık Delili Her Ağacın Damarında Yazılıdır
Bu hadise bize rızık delilini gösterir. Her ağaç, toprağın altında kökleriyle rızkını arar gibi görünür; fakat aslında rızkı ona gönderilir. Su, mineral, ışık, hava ve toprak onun hayatına hizmet ettirilir. Bir ağacın yaşaması için koca kâinat âdeta seferber edilir. Güneş ışık verir, bulut su taşır, toprak mineral sunar, kök alır, gövde taşır, yaprak işler. Bu kadar uyumlu hizmet, kör tesadüfün işi olamaz.
Netice
Ağaç susar; fakat rızkı unutulmaz. Kök toprağın altındadır; fakat ihtiyacı görülür. Su yerde durur; fakat metrelerce yukarıya çıkarılır. Yaprak göktedir; fakat rızkı yerin altından gönderilir.
Bir ağaca her gün su içiren, o suyu en uç dallara kadar taşıyan ve bütün ormanları sessizce besleyen kudret; sebeplerin değil, sonsuz rahmet, ilim ve kudret sahibi olan Allah’ın kudretidir. Ağaçların köklerindeki bu sessiz faaliyet, bize açıkça şunu söyler: Rızkı veren toprak değil, kök değil, sebep değil; Rezzâk olan Allah’tır.-