Kur’ân’ın Bildirdiği Hakikat: İnsanlık Tek Bir Köktendir
Kur’ân-ı Kerîm şöyle buyurur:
﴿يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ ذَكَرٍ وَأُنْثَىٰ﴾
“Ey insanlar! Biz sizi bir erkek ile bir dişiden yarattık.” (Hucurât 49/13)
Bu ayet bütün insanlığın tek bir anne ve babadan geldiğini açıkça bildirir. Buna rağmen bazı kimseler, bugün dünyada görülen farklı ten renkleri ve ırk özelliklerini ileri sürerek bunun nasıl mümkün olabileceğini sorarlar. Hâlbuki mesele hem akıl hem de bilim açısından düşünüldüğünde son derece açıktır.
1. Allah’ın Kudreti İçin Bunun Bir Zorluğu Yoktur
Öncelikle şu soruyu sormak gerekir: Allah’ın kudreti için tek bir atadan farklı özelliklere sahip insanlar yaratmak zor mudur? Kâinata bakıldığında bunun son derece kolay olduğu görülür.
Yüzde kullanılan malzeme son derece sınırlıdır: iki göz, bir burun, bir ağız, bir çene ve birkaç temel hat… Buna rağmen yeryüzünde yaşayan milyarlarca insanın yüzü birbirinden tamamen farklıdır. Aynı temel unsurlar ve aynı DNA sistemiyle sayısız kombinasyon meydana gelmekte; hiçbir yüz, hiçbir göz, hiçbir parmak izi, hatta hiçbir ses diğerinin tam kopyası olmamaktadır.
Bu durumda şu gerçeği görmek gerekir: Aynı unsurlarla milyarlarca farklı yüz yaratabilen bir kudret için, aynı anne ve babadan farklı ten renkleri ve fizikî özelliklere sahip insanların ortaya çıkması elbette zor değildir. Bir yüzün bile sayısız varyasyonunu ortaya koyan bir yaratma kudreti karşısında “Tek anne babadan farklı ırklar nasıl ortaya çıkar?” diye sormak, hakikatte meseleyi anlamamaktan doğan bir akıl tutulmasından başka bir şey değildir.
2. Genetik (İrsiyet) Açısından Mesele
Modern genetik de bu gerçeği açıklamaktadır. Her insanın vücudunda binlerce gen bulunur ve bu genler nesilden nesile aktarılır. Bazı özellikler baskın (dominant), bazıları ise çekinik (resesif) karakter taşır. Bu sebeple bazı özellikler hemen ortaya çıkarken bazıları nesiller sonra görünür hâle gelebilir. Bugün bile aynı anne ve babadan doğan çocukların biri açık tenli, biri daha koyu tenli; biri mavi gözlü, biri kahverengi gözlü olabilmektedir. Genetikte Mendel kanunları olarak bilinen bu durum, tek bir atadan gelen nesillerde farklı özelliklerin ortaya çıkmasının son derece normal olduğunu gösterir.
3. İlk İnsandaki “Gen Havuzu”
İlk insanın genetik yapısı adeta geniş bir gen havuzu gibidir. Bu gen havuzunda farklı ten renkleri, yüz şekilleri ve çeşitli fizikî özellikler potansiyel olarak bulunabilir. Zamanla insanlar farklı bölgelere yayıldıkça bu genlerin farklı birleşimleri ortaya çıkmış ve böylece çeşitli özelliklere sahip insan toplulukları meydana gelmiştir. Günümüzde görülen Asyalı, Afrikalı veya Avrupalı gibi topluluklar, aslında aynı kökten gelen genetik çeşitliliğin farklı tezahürlerinden ibarettir.
4. Aynı Tür İçinde Çeşitlilik Normaldir
Tabiatta aynı tür içinde büyük çeşitlilik görülmesi son derece normaldir. Aynı tür hayvanlar içinde bile çok farklı renk ve şekiller bulunabilir. Bu durum yeni türlerin ortaya çıktığını değil, aynı tür içindeki çeşitliliği gösterir. İnsanlar da biyolojik olarak tek bir türdür ve aralarındaki farklar yalnızca ten rengi, yüz şekli ve saç yapısı gibi yüzeysel özelliklerden ibarettir.
Netice
Sonuç olarak farklı ırkların varlığı ne akla ne de bilime aykırıdır. Aksine bu durum, insanlığın tek bir kökten geldiğini ve Allah’ın yaratmada çeşitlilik verdiğini gösteren bir hikmettir. Kur’ân’ın bildirdiği gibi bütün insanlar tek bir anne ve babanın çocuklarıdır; farklılık ise yaratılışın bir zenginliğidir.