İmam Gazali Hazretleri der ki:
Bir âlim anlatır: Seher vakti (Tâhâ Suresi’ni) okuyordum… Sonra uyudum. Rüyamda gökten bir zat indi. Elinde bir sahife vardı. Açtı… Okuduğum sure yazılıydı. Her kelimenin altında sevaplar vardı.
Ama bir kelime silinmişti, altında hiçbir sevap yoktu. Sordum: “Ben o kelimeyi de okumuştum. Neden silindi?”
Cevap geldi: “Evet okudun. Biz de yazdık. Fakat Arş’tan emir geldi: O kelimeyi silin! Ona sevap yazmayın.”
Neden? “Çünkü o kelimeyi okurken birisi geçiyordu. O işitsin diye sesini yükselttin riya yaptın onun için sildik.”
İnce Hesap
Bak mesele büyük günahlar değil sadece mesele, ince kusurlar.
– Bir bakış
– Bir niyet
– Bir gösteriş arzusu
Ve koca amel yok hükmüne düşer.
Ameli Muhafaza Etmek
Ey nefis…Sen hiç fark ettin mi?
Dua ederken ellerini açtın, kalbin Rabbine yöneldi ama bir an geldi, birinin baktığını hissettin; sesin değişti, kelimelerin uzadı, içinden bir hoşluk geçti ve dua Allah’tan kula kaydı. Ey nefis, sen kime yöneldin?
Namaz kılarken secdeye kapandın, en yakın olduğun an… ama biri yaklaştı; huşun değişti, duruşun düzeldi, yalnızken ki secde ile insanların içindeki secde aynı mı? Ey nefis, sen Allah için mi eğildin, yoksa başkaları için mi?
Sadaka verirken elin uzandı, bir ihtiyaç sahibine dokundu ama kalbinden bir ses geçti: “Bunu bilsinler…” Belki söyledin, belki ima ettin, belki sadece içinden hoşlandın… şimdi söyle: kimin için verdin?
Vaaz ederken hakikati anlattın, sözlerin tesir etti, insanlar dinledi ama içinden bir cümle yükseldi: “Ne güzel anlattım…” İşte o an hakikat geri çekildi, nefis sahneye çıktı. Ey nefis, sen kimi anlatıyorsun?
Hizmet ederken koştun, yoruldun, çabaladın ama sonra dedin ki: “Ben olmasam olmazdı…” İşte o anda hizmetten pay aldın, amelin ruhunu incittin. Ey nefis, bu iş gerçekten sensiz olmaz mıydı?
Her ibadetin içinde gizli bir soru var: Kimin için? Allah için mi, yoksa insanlar için mi?
Amel yapmak kolaydır ama o ameli korumak zordur. Bir anlık bir niyet, bir bakış, bir iç hoşluğu ve bütün amel zedelenir.
Öyleyse her an kendine sor, her ibadette kalbini yokla, her amelden sonra istiğfar et. Çünkü amelin düşmanı dışarıda değil… içindedir.
Riya öyle sessiz gelir ki
Riya öyle sessiz gelir ki günah gibi gelmez hatta sana ibadet yaptığını düşündürür ama içten içe: amelini kemirir, sevabını siler ve seni boş bırakır.
Sen amel yaptığını sanırsın ama defterin boş kalır. Mesele amel yapmak değil, ameli muhafaza etmektir. Amel etmek kolaydır… Onu korumak zordur.
Bir tüccar düşün günlerce çalışır, mal kazanır. Ama kazandığını koruyamazsa? Kapıyı açık bırakır, hırsız girer bütün kazanç bir gecede gider. Amel de böyledir: Kazanmak bir iştir… Ama riya, o kazancın hırsızıdır.
Bir adam kuyudan su çeker ama kovasının altı deliktir. Ne kadar çekerse çeksin eve vardığında elinde hiçbir şey yoktur. Amel çok… ama sonuç sıfır. Delik ne? Gösteriş, niyet bozukluğu, “ben yaptım” hissi