İnsan, önündeki tehlikeyi ne kadar anlarsa, o kadar ciddileşir. Tehlikeyi küçük gören ise, en büyük işi bile erteler ve kaybeder. Bir insanın önünde çok ehemmiyetli bir iş varken o işi bırakıp boş ve fuzuli işlerle ilgilenmesi, o insanın önündeki işin ehemmiyetini anlayamadığını gösterir.
Mesela bir adam düşünün. Tutuşmuş, yanıyor. O adamın, o anda yapacağı en önemli iş o ateşi söndürmektir. Yoksa yanıp kül olacaktır.
Veya bir adam düşünün idamlık. Belli bir vakit sonra asılacak. O adamında yapacağı en önemli iş eğerki elinde bir imkan varsa hakkında verilen idam kararını bozdurmaktır. Bütün çalışmasını bu yönde sarfetmelidir.
Biz hiç yanmak üzere olan bir adamın başka işlerle uğraştığını ve asılmak üzere olan bir insanın, gülüp eğlendiğini görmedik.
O halde biz işlediğimiz günahlar ile tutuşmuş, yanıyorken nasıl oluyorda başka şeylerle uğraşabiliyoruz.
Hem elimizde kabrin darağacında asılmamak için bir beraat senedi mi var ki gülüp eğlenebiliyoruz. Demek ki biz önümüzdeki işin ehemmiyetini anlayamamışız.
Gaflet, gerçeği yok saymak değil gerçeği bildiği hâlde hiç yokmuş gibi yaşamaktır.
Gaflet, hakikati inkâr değil; onu ertelemektir.
Gaflet, gözün kapalı olması değil; kalbin kapalı olmasıdır.
Gaflet, gerçeği görmemek değil; görüp önemsememektir.