
Hassas bir altın terazisi, kıymeti olmayan tenekeleri ve çöpleri tartmak için kullanılsa; kısa zamanda bozulur, ayarı kaçar ve bütün değerini kaybeder. Hâlbuki o hassas terazi, en ince ve en kıymetli ölçüler için yapılmıştır.
Akıl da böyledir. Akıl, hakikati tartmak, şu kâinat kitabının sayfalarında Esma-i İlahiyeyi okumak ve ebedî kazancı ayırt etmek için verilmiş ilâhî bir terazidir. Onu günahı meşrulaştırmakta, heveslere mazeret üretmekte ve nefse hizmette kullanmak; akılla yapılan en büyük israftır.
İşte aklı, altın hükmündeki marifet yerine hevesin hizmetine vermek; altın teraziyi çöp ve kıymetsiz şeyleri tartmak gibidir ki hikmet-i İlahiyeye bir iftira ve zulümdür.