Close Menu
Risale-i Nur
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
    • Risale-i Nur Dinle
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Sorular Cevaplar
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Son Eklenenler

Allah ganiyy-i muğnîdir, her şeyin anahtarı ondadır.

Eylül 20, 2026

Allah mâliktir, sendeki mülkünü senin için saklamak üzere alıyor.

Eylül 20, 2026

Allah bâkidir, âlemin bekası ancak onun bekasıyladır.

Eylül 20, 2026
Facebook Instagram YouTube X (Twitter) TikTok
Risale-i Nur
Facebook X (Twitter) Instagram
Pazartesi, Eylül 21
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
    • Risale-i Nur Dinle
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Sorular Cevaplar
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Risale-i Nur
Home»Mesnevî-i Nuriye»Habbe
Mesnevî-i NuriyeHabbe

Allah, kâmil-i mutlak olduğundan lizatihî mahbubdur.

3 0
By Nur Divanı on Eylül 20, 2026 Habbe
Video Listesi
  • ▶ Allah’a tevekkül edene Allah kâfidir
Soldan bir video seç.
Seçili Video:
Allah, kâmil-i mutlak olduğundan lizatihî mahbubdur.

İnsanın fıtratında muhabbetin sebebi olan üç büyük meyil vardır: Güzelliği sever, kemale hayran olur, ihsan edeni sever. Güzel bir şey gördüğümüzde kalbimiz ona meyleder. Büyük bir kemal gördüğümüzde takdir ederiz. Bize iyilik eden birine karşı da muhabbet duyarız.

Üstad Hazretleri bu hakikati şöyle ifade eder: “Fıtrat-ı beşeriyede cemâle karşı bir muhabbet ve kemâle karşı perestiş etmek ve ihsana karşı sevmek vardır.”

Demek insanın sevgisi sebepsiz değildir. Cemal, kemal ve ihsan arttıkça muhabbet de artar.

Kemal Arttıkça Muhabbet Artar

Bir insanın ilmi arttıkça ona olan takdirimiz artar. Ahlâkındaki güzellik arttıkça sevgimiz artar. Cömertliği, merhameti, fedakârlığı arttıkça kalbimiz ona daha fazla meyleder.

Öyleyse şu ölçüyü koyabiliriz: Muhabbet, sevilen şeydeki cemal, kemal ve ihsan nispetinde artar.

Peki kemal sonsuz olursa? Cemal sonsuz olursa? İhsan sonsuz olursa? O zaman o muhabbete de bir sınır biçilemez. İşte burada Kâmil-i Mutlak hakikati karşımıza çıkar.

Kâmil-i Mutlak Ne Demektir?

“Mutlak”, mukayyedin zıddıdır. Yani bir kayıtla sınırlanmayan, hudut içine alınamayan demektir.

Allah’ın kudreti bir başka kudret tarafından sınırlandırılamaz. İradesini hükümsüz bırakacak başka bir irade yoktur. İlmini kuşatacak başka bir ilim yoktur. Rahmetinin önünü kesecek başka bir kuvvet yoktur. O’nun kemali, mahlûkatın kemali gibi parçalı, sınırlı, sonradan kazanılmış değildir. Allah mutlak kemal sahibidir.

Allah Bir Sebepten Dolayı Değil, Zâtı İçin Sevilir

Biz insanları çoğu zaman bir sebeple severiz. Bize iyilik yaptığı için severiz. Güzel ahlâkından dolayı severiz. Bilgisinden dolayı severiz. Fakat Allah’ın sevgisi böyle değildir. Allah şu veya bu sebeple değil; zatında sevilmeye lâyıktır. Çünkü bütün sevme sebeplerinin aslı zaten O’ndadır.

  • Bütün güzelliklerin menbaı O.
  • Bütün kemallerin kaynağı O.
  • Bütün ihsanların hakiki sahibi O.

Bu yüzden deniliyor ki: “Allah, Kâmil-i Mutlak olduğundan lizâtihî mahbubdur.” Yani zatı için sevilir.

Kâinattaki Güzellikler Nereden Geliyor?

Şimdi kâinata bakalım.

  • Bir çiçekte güzellik var.
  • Bir kuşta sanat var.
  • Bir insanda ilim var.
  • Bir annede şefkat var.
  • Bir baharda ihtişam var.
  • Bir yıldızda nizam var.

Peki bu güzellikler kendi kendine mi ortaya çıktı?

Üstadın ifadesiyle: “Masnu’daki feyz-i kemal, Sâniin zıll-i tecellisinden muktebestir.” Yani mahlûkta gördüğümüz her güzellik ve kemal, Yaratıcının kemalinden gelen bir tecelli gölgesidir.

Güzellik, Güzel Olandan Gelir

Çok açık bir ölçü var: Nur, nuranî olandan gelir. Vücud vermek, var olandan gelir. İhsan, zenginlikten gelir. Cömertlik, servetten gelir. Öğretmek, ilimden gelir.

Aynı şekilde: Güzellik vermek de güzel olandan gelir. Bir varlığa güzellik veren Zât’ın kendisinin güzellikten mahrum olması düşünülemez. Bir mahlûka kemal veren Zât’ın kemalsiz olması düşünülemez. Bütün kâinatı ihsanlarla dolduran Zât’ın ihsandan mahrum olması düşünülemez.

Eserde Varsa Ustasında Daha Mükemmeli Vardır

Bir ressamın tablosunda sanat görüyorsanız bu, ressamda sanat bilgisinin bulunduğunu gösterir. Bir kitapta ilim varsa, onu yazanda ilim vardır. Bir eserde ölçü varsa, ustasında ölçü bilgisi vardır.

Öyleyse kâinatta bu kadar güzellik, nizam, hikmet, sanat, rahmet ve ihsan varsa; bütün bunlar Sâni-i Zülcelâl’in cemal ve kemaline işaret eder.

Kâinatın güzelliği O’nun güzelliğine rakip değildir. Bilakis O’nun cemalinin bir gölgesi, bir işareti, bir delilidir.

Sevdiğin Her Güzelliğin Arkasında O Var

  • İnsan bir çiçeği seviyor.
  • Bir manzarayı seviyor.
  • Bir insanı seviyor.
  • Bir ilmi seviyor.
  • Bir güzel ahlâkı seviyor.
  • Bir merhameti seviyor.

Fakat dikkat edilirse insan aslında bunların içindeki güzelliği, kemali ve ihsanı seviyor.

İşte o güzelliklerin hepsi Esmâ-i İlâhiyenin tecellileridir. Demek kâinata dağılan muhabbetin asıl adresi Allah’ın isim ve sıfatlarıdır.

Muhabbetin Yanlış Adrese Gitmesi

Üstad Hazretleri çok çarpıcı bir noktaya dikkat çekiyor:

“Zaten sana, sende senin nefsine olan şedit muhabbetin, onun zatına karşı muhabbet-i zatiyedir ki sen sû-i istimal edip kendi zatına sarf ediyorsun.”

İnsan kendini çok seviyor. Hayatını seviyor. Vücudunu seviyor. Devamını istiyor. Güzelliğini korumak istiyor. Fakat bütün bunları insana veren Allah’tır. Demek insan, kendindeki güzelliği seviyor ama bazen güzelliğin sahibini unutuyor.

Eneni Yırt, Hüveyi Göster

İşte bu yüzden deniliyor: “Nefsindeki eneyi yırt, Hüve’yi göster.” Yani “Benim.” deme. “Benden.” deme. “Ben yaptım.” deme. Perdeyi kaldır. Arkasındaki Hüve’yi, yani O’nu gör.

  • Sendeki ilim O’ndan.
  • Sendeki hayat O’ndan.
  • Sendeki güzellik O’ndan.
  • Sendeki kabiliyet O’ndan.
  • Sendeki bütün nimetler O’ndan.

O zaman muhabbet yanlış adreste kalmaz; asıl sahibine gider.

Kâinata Dağılan Muhabbeti Topla

İnsanın sevgisi parça parça dağılmıştır.

  • Biraz mala.
  • Biraz evlada.
  • Biraz dünyaya.
  • Biraz güzelliğe.
  • Biraz makama.
  • Biraz kendine.

Halbuki bu sevgilerin hepsinin arkasında Allah’ın isimleri vardır.

  • Rahmeti seviyorsun: er-Rahim’i ara.
  • Güzelliği seviyorsun: el-Cemîl’i ara.
  • İhsanı seviyorsun: el-Kerîm’i ara.
  • İlmi seviyorsun: el-Alîm’i ara.
  • Kudreti seviyorsun: el-Kadîr’i ara.
  • Demek kalbin parçalanmasına gerek yok.

Muhabbetleri topla ve kaynağına yönelt.

Bir Zerre Muhabbeti Kâinata Bedeldir

Ve işin zirvesinde şu muazzam cümle gelir: “Mahbub-u Ezelî’nin elbette bir zerre muhabbeti, kâinata bedel olabilir. Kâinat onun bir cüz’î tecelli-i muhabbetine bedel olamaz.”

Çünkü kâinat nedir? O’nun bir eseridir. Kâinatın güzelliği nedir? O’nun cemalinin bir gölgesidir. Kâinatın nimetleri nedir? O’nun ihsanının küçük bir tecellisidir. Öyleyse gölge, aslın yerini tutamaz. Eser, Müessirin yerini tutamaz. Nimet, Mün’imin yerini tutamaz.

Allah, kâmil-i mutlak olduğundan

Netice

  • İnsan dünyayı seviyor çünkü onda güzellik var.
  • Kemali seviyor çünkü ruhu kemale âşık.
  • İhsanı seviyor çünkü kalbi iyiliğe meyyal.

Fakat bütün güzelliklerin, bütün kemallerin, bütün ihsanların kaynağı Allah’tır.

Öyleyse kalbin en büyük muhabbeti de O’na ait olmalıdır. Çünkü Allah sadece nimet verdiği için değil, sadece bizi yarattığı için değil, sadece bizi koruduğu için değil; Kâmil-i Mutlak olduğu için lizâtihî mahbubdur.

Ve kalp hakiki adresini bulduğunda anlar: Sevdiğim bütün güzellikler O’ndan geliyor; öyleyse en çok sevilmeye lâyık olan da O’dur.

📥 PDF İndir
Share. Facebook Twitter Email Telegram WhatsApp Copy Link
Previous Articleİ’lem eyyühe’l-aziz! Allah’a tevekkül edene Allah kâfidir.
Next Article Allah mûcid, vâcibü’l-vücud olduğundan kurbiyetinde vücud nurları, bu’diyetinde adem zulmetleri vardır.
Add A Comment
Leave A Reply Cancel Reply

Habbe içerikleri
  • 1- Şu gördüğün büyük âleme büyük bir kitap nazarıyla bakılırsa Nur-u Muhammedî (asm)
  • 2- İ’lem eyyühe’l-aziz! Hilkat şeceresinin semeresi insandır.
  • 3- Ve keza o kalbin öyle bir kabiliyeti vardır ki bir harita veya bir fihriste gibi bütün âlemi temsil eder.
  • 4- İnsanın çekirdeği olan kalp, ubudiyet ve ihlas altında İslâmiyet ile iska edilmekle imanla intibaha gelirse
  • 5- Ve keza o habbe-i kalp için pek çok hizmetçi vardır ki o hâdimler
  • 6- Binaenaleyh cisminin küçüklüğüne bakıp da günahlarını küçük zannetme.
  • Nefis dâima ızdırablar, kalâklar içinde evhamdan kurtulup tevekküle yanaşmıyor.
  • Merâyı tecavüz eden koyun sürüsünü çevirtmek için çobanın attığı taşlara musâb olan bir koyun,
  • İnsanı havalandırıp baş aşağı felâkete atan şöyle bir hâl var…
  • Cenab-ı Hakk’a malûm ve maruf unvanıyla bakacak olursan meçhul ve menkûr olur.
  • İ’lem eyyühe’l-aziz! Allah’a tevekkül edene Allah kâfidir.
  • Allah, kâmil-i mutlak olduğundan lizatihî mahbubdur.
  • Allah mûcid, vâcibü’l-vücud olduğundan kurbiyetinde vücud nurları, bu’diyetinde adem zulmetleri vardır.
  • Allah melce ve mencedir.
  • Allah bâkidir, âlemin bekası ancak onun bekasıyladır.
  • Allah mâliktir, sendeki mülkünü senin için saklamak üzere alıyor.
  • Allah ganiyy-i muğnîdir, her şeyin anahtarı ondadır.
Nur Divanı, Risale-i Nur’u yalnızca satırlarda bırakmak için değil; mânâsına nüfuz etmek, hakikatlerini kavramak için hazırlanmış bir izah platformudur.

Bir eser ne kadar kıymetli olursa olsun, doğru anlaşılmadığında hakikati okuyucuya tam olarak ulaşmayabilir. Bu anlayışla Risale-i Nur’un derin mânâları; şerhler, izahlar ve açıklamalarla daha anlaşılır hâle getirilir.
Son Yazılar
  • Allah ganiyy-i muğnîdir, her şeyin anahtarı ondadır. Eylül 20, 2026
  • Allah mâliktir, sendeki mülkünü senin için saklamak üzere alıyor. Eylül 20, 2026
  • Allah bâkidir, âlemin bekası ancak onun bekasıyladır. Eylül 20, 2026
  • Allah melce ve mencedir. Eylül 20, 2026
  • Allah mûcid, vâcibü’l-vücud olduğundan kurbiyetinde vücud nurları, bu’diyetinde adem zulmetleri vardır. Eylül 20, 2026
Risale-i Nur Cümle İzahları
  • Risale-i Nur
  • Sözler
  • Lem’alar
  • Mektubat
  • Şualar
  • Mesnevî-i Nuriye
  • Risale-i Nur Dinle
  • Risale-i Nur Kavramlar
Takip Edin
  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram
  • YouTube
  • TikTok
© 2026 Feyyaz Medresem - Maddi çıkar gözetilmemesi şartıyla tüm içeriği kaynak göstererek paylaşabilirsiniz.
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • RİSALE OKU

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.