Close Menu
Nur Divanı
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Soru- Cevap
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Son Eklenenler

Allah hakkında “كَانَ” ne ifade eder?

Nisan 20, 2026

Allah ümit eder mi? “لَعَلَّ”ın hakikati

Nisan 20, 2026

Kur’an mahluk mudur?

Nisan 20, 2026
Facebook Instagram YouTube X (Twitter) TikTok
Nur Divanı
Facebook X (Twitter) Instagram
Pazartesi, Nisan 20
  • Ana Sayfa
  • Risale-i Nur
    • Risale-i Nur Cümle İzahı
    • Risale-i Nur Video
    • Risale-i Nur Kavram
    • Bediüzzaman Hakkında Sorular
  • Hadis-i Şerif
    • Hadis-i Şerif Video
  • Kur’an’ı Kerim
    • Kur’an’dan İnciler
    • Kur’an Tefsiri Video
  • Ehl-i Sünnet İtikadı
  • Soru- Cevap
  • İz Bırakanlar
  • Tefekkür Damlaları
  • Dualar
Nur Divanı
Ana Sayfa»Sözler»Yedinci Söz
SözlerYedinci Söz

11- Eğer ölümü öldürüp zevali dünyadan izale etmek ve aczi ve fakrı…

0
By Nur Divanı on Mart 6, 2026 Yedinci Söz

İşte ey tembel nefsim! Beş vakit namazı kılmak, yedi kebairi terk etmek, ne kadar az ve rahat ve hafiftir. Neticesi ve meyvesi ve faydası ne kadar çok, mühim ve büyük olduğunu, aklın varsa bozulmamış ise anlarsın. Ve fısk ve sefahete seni teşvik eden şeytana ve o adama dersin:

Eğer ölümü öldürüp zevali dünyadan izale etmek ve aczi ve fakrı, beşerden kaldırıp kabir kapısını kapamak çaresi varsa söyle dinleyelim. Yoksa sus. Kâinat mescid-i kebirinde Kur’an kâinatı okuyor. Onu dinleyelim. O nur ile nurlanalım, hidayetiyle amel edelim ve onu vird-i zeban edelim. Evet, söz odur ve ona derler. Hak olup Hak’tan gelip Hak diyen ve hakikati gösteren ve nurani hikmeti neşreden odur.

Ey nefsim! Bir an dur ve düşün. Beş vakit namaz… Yedi büyük günahtan sakınmak… Hepsi bu kadar. Ne kadar az, ne kadar hafif, ne kadar yapılabilir şeyler.  Buna karşılık vaat edilen netice ne kadar büyük! Ebedî bir hayat, kabir karanlığında nur, mahşer gününde selamet, sonsuz bir saadet…

Ey nefsim! Eğer aklın hâlâ bozulmamışsa, şu basit hakikati anlarsın: Küçücük bir zahmet, ama karşılığında sonsuz bir kazanç. Bir tüccar küçük bir sermaye ile büyük bir kazanç elde edecek olsa sevinmez mi? Bir insan az bir emekle büyük bir servet kazanacak olsa gece gündüz çalışmaz mı?

Öyleyse söyle ey nefsim: Bu kadar kârlı bir ticaretten neden yüz çeviriyorsun? Neden geçici bir zevki, ebedî bir saadete tercih ediyorsun? Birkaç dakikalık gaflet için sonsuz bir kazancı tehlikeye atmak aklın işi midir? Biraz düşün… Çünkü bu ticaretin kazancı ebediyettir.

Ey nefsim! Bu dünyada insanı günaha çağıran sesler hiç eksik olmuyor. Bazen sokakta, bazen ekranda, bazen bir arkadaş meclisinde, bazen de insanın kendi içinde… Hep aynı davet: “Bir şey olmaz.” “Herkes böyle yaşıyor.” “Bir kereden ne çıkar?” “Hayatın tadını çıkar.”

İnsanı dışarıdan çağıranlar da var, içeriden dürtenler de var. İşte o anda durup şunu sormak lazım: “Eğer ölümü öldürmenin bir yolunu biliyorsanız söyleyin. Eğer dünyadan zevali kaldıracak, ayrılıkları yok edecek bir çare varsa anlatın. Eğer insanın aczini ve fakrını ortadan kaldıracak bir kudretiniz varsa gösterin. Eğer kabir kapısını kapatacak bir güç sizde varsa konuşun.” Yoksa susun!

Çünkü ölüm var. Ayrılık var. Kabir var. İnsan acizdir, fakirdir. Bunları inkâr etmekle ortadan kaldırmak mümkün değildir. Eğer arkamdaki ecel aslanını öldürebiliyorsanız, önümde kurulmuş olan ölüm darağacını kaldırabiliyorsanız; şu kalbimde kanayan acz ve fakr yaralarına hakikî bir merhem sürebiliyorsanız ve beni bu ebedî yolculuktan tamamen kurtarabiliyorsanız… o zaman gelin, oturalım; sizin dediğiniz gibi eğlenelim.

Fakat bunların hiçbirini yapamıyorsunuz. Ne ölümü durdurabiliyorsunuz, ne zamanı geri çevirebiliyorsunuz, ne de kabir kapısını kapatabiliyorsunuz. Bir insanın ömrüne bir dakika eklemeye gücünüz yetmezken, onu ebedî hayatını tehlikeye atmaya çağırıyorsunuz.

O hâlde bu boş davetleri bırakın. Çünkü hakikat şudur: Arkamda ecel koşuyor, önümde kabir bekliyor ve önümde uzanan yol ebediyet yoludur. Böyle bir yolculuğun ortasında insanın en büyük ihtiyacı eğlence değil, hakikati bulmak ve o hakikatin nuruyla yürümektir.

Öyleyse gel ey nefsim… Kâinatın gürültüsünü bırak. Günaha çağıranların seslerini değil, Kâinatın içinde yükselen o büyük sedayı dinle.

Şu koca âlem bir mescid-i kebir gibidir ve onun içinde Kur’ân kâinatı okuyor. Her varlıkla konuşuyor, her hâdiseyle hakikati anlatıyor.

Gel onu dinleyelim. Onun nuru ile nurlanalım. Onun hidayetiyle yürüyelim. Onu dilimize vird edelim. Evet, söz odur ve ona derler. Hak olup Hak’tan gelip Hak diyen ve hakikati gösteren ve nurani hikmeti neşreden odur.

📥 PDF İndir
Paylaş: Facebook Twitter Email Telegram WhatsApp Copy Link
Önceki Konu10- Ve o bilet, senet ise başta namaz olarak eda-i feraiz ve terk-i kebairdir.

İlgili Konular

Yedinci Söz

10- Ve o bilet, senet ise başta namaz olarak eda-i feraiz ve terk-i kebairdir.

Yedinci Söz

9- Diğer ilaç ise şükür ve kanaat ile talep ve dua ve Rezzak-ı Rahîm’in rahmetine itimattır.

Yedinci Söz

8- Ve o iki ilaç ise biri sabır ile tevekküldür.

Yorum Ekle
Yorum Yap Yanıtı İptal Et

Yedinci Söz içerikleri
  • 1- Şu kâinatın tılsım-ı muğlakını açan اٰمَنْتُ بِاللّٰهِ وَ بِالْيَوْمِ الْاٰخِرِ ruh-u beşer için saadet kapısını fetheden…
  • 2- Sağ ve sol iki tarafından dehşetli derin iki yara ile yaralı ve arkasında cesîm bir arslan
  • 3- O bîçare asker ise sensin ve insandır. Ve o arslan ise eceldir.
  • 4- Ve o darağacı ise ölüm ve zeval ve firaktır ki gece gündüzün dönmesinde her dost veda eder, kaybolur.
  • 5- Ve o iki yara ise; biri müz’iç ve hadsiz bir acz-i beşerî, diğeri elîm ve nihayetsiz bir fakr-ı insanîdir.
  • 6- Ve o nefiy ve yolculuk ise âlem-i ervahtan, rahm-ı maderden…
  • 7- Ve o iki tılsım ise Cenab-ı Hakk’a iman ve âhirete imandır.
  • 8- Ve o iki ilaç ise biri sabır ile tevekküldür.
  • 9- Diğer ilaç ise şükür ve kanaat ile talep ve dua ve Rezzak-ı Rahîm’in rahmetine itimattır.
  • 10- Ve o bilet, senet ise başta namaz olarak eda-i feraiz ve terk-i kebairdir.
  • 11- Eğer ölümü öldürüp zevali dünyadan izale etmek ve aczi ve fakrı…

Nur Divanı, Risale-i Nur’u sadece okumak için değil; anlamak, hazmetmek ve hayata taşımak için kurulmuş bir izah platformudur. “Anlaşılmaz bir kitap muallimsiz olsa, manasız bir kâğıttan ibaret kalır.” Bu sebeple metinler; şerh ve izahlarla açılır, mânânın zihne ve kalbe yerleşmesi hedeflenir.

Facebook X (Twitter) Instagram YouTube TikTok
Son Yazılar
  • Allah hakkında “كَانَ” ne ifade eder?
  • Allah ümit eder mi? “لَعَلَّ”ın hakikati
  • Kur’an mahluk mudur?
  • “Ol” emri hakikatte nasıl anlaşılmalı?
  • Kur’ân, münafıkları neden isim isim ifşa etmez?
Risale-i Nur Cümle İzahları
  • Risale-i Nur
  • Sözler
  • Lem’alar
  • Mektubat
  • Şualar
  • Mesnevî-i Nuriye
Takip Edin
  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram
  • YouTube
  • TikTok
© 2026 Feyyaz Medresem - Maddi çıkar gözetilmemesi şartıyla tüm içeriği kaynak göstererek paylaşabilirsiniz.
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • RİSALE OKU

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.