Lupin Tohumu: Toprağın Altında Bekleyen Hikmet
Biz gökyüzüne bakar, havayı koklar, mevsimi tartar ve ona göre bir tahminde bulunuruz. Peki, toprağın altına gömülmüş küçücük bir tohum bunu nasıl yapabilir? Ne gözü var gökyüzünü görsün, ne kulağı var dış dünyayı işitsin, ne de aklı var şartları değerlendirsin. Fakat Arktik tundralarda yetişen Lupin bitkisi, tam da bunu yapar. Onun tohumu, sanki dış dünyadan haberdarmış gibi davranır; ne zaman büyümesi gerektiğini bilir, ne zaman beklemesi gerektiğini de şaşırmadan uygular.

Uygun Şartlar Oluşmadan Asla Başlamaz
Lupin tohumları çimlenip gelişebilmek için sıcak havaya ihtiyaç duyar. Eğer ortamda nem, toprak ve diğer bazı şartlar mevcut olsa bile sıcaklık uygun değilse, tohum asla gelişmeye başlamaz. Hemen çatlamaz, acele etmez, yanlış zamanda harekete geçmez. Uykuya çekilir, bekler, sabreder. Ne vakit uygun şartlar tam manasıyla oluşursa, işte o zaman gelişmeye başlar. Demek ki bu küçücük tohum, hayatı için gerekli şartları tanıyor ve onlara göre hareket ediyor.
Yıllarca Bekleyen Sessiz Nöbetçi
Bu hadise sadece birkaç günlük veya birkaç haftalık bir bekleyiş değildir. Lupin tohumları, gerekirse yıllarca, hatta çok uzun zamanlar boyunca canlılığını koruyarak bekleyebilir. Sanki kendisine “Henüz vakit gelmedi” denilmiş gibi yerinde durur. Ne çürür, ne vazifesini unutur, ne de gelişimini yanlış zamanda başlatır. Sonra şartlar oluşunca kaldığı yerden devam eder. Bu tablo, toprağın altında sessizce duran bir tohumun, dış âlemle irtibatlı bir programla yönetildiğini açıkça gösterir.
Bu Bilgiyi Tohum Nereden Alıyor
Şimdi soruyoruz: Bu tohum, yetişmesi için gerekli şartları nereden biliyor? Dış ortamdaki sıcaklık değişimini nasıl haber alıyor? Gelişimini ne zaman durduracağına, ne zaman başlatacağına nasıl karar veriyor? Toprağın altında yıllarca beklerken dış dünyayı nasıl kontrol ediyor? Daha kendisi yokken, yaşayacağı coğrafyanın şartlarını öğrenip kendine böyle bir sistem mi kurdu? Bu soruların hiçbiri tesadüfle geçiştirilemez. Çünkü burada bilgi vardır, ölçü vardır, zamanlama vardır, tercih vardır.
Tohumun İçindeki İlahi Program
Bir tohumun ne zaman susacağını, ne zaman konuşur gibi filizleneceğini belirleyen şey; kör tesadüf olamaz. Çünkü tesadüf bilmez. Sebepler duyamaz. Tabiat karar veremez. Şuursuz maddeler, “Şimdi sıcaklık uygun değil, bekle” diyemez. Ama Lupin tohumu tam da bunu yapıyor. O hâlde burada görünen şey, tohumun kendi ilmi değil; tohumu yaratanın ona yerleştirdiği bir programdır. Bu, genetik yapıya yazılmış hikmetli bir emir, yaratılışa konulmuş kusursuz bir ölçüdür.
Tesadüfün Çaresiz Kaldığı Yer
Eğer Allah kabul edilmezse, o zaman şu küçücük tohumun ilim sahibi olduğu söylenecek. Ya da hayatsız, şuursuz sebeplerin, bu tohumu dış dünyayı tanıyacak şekilde programladığı iddia edilecek. Oysa bu, hakikati açıklamak değil; sorunu daha da büyütmektir. Çünkü aklı, iradesi ve şuuru olmayan şeylere; akıl, irade ve şuur gerektiren işler yüklenmiş olur. Bu ise izah değil, çelişkidir.
Netice
Lupin tohumu toprağın altında sessizce bekler; ama bu sessizlikte büyük bir hakikat gizlidir. O küçücük tohum, uygun vakti bekleyerek, yanlış zamanda harekete geçmeyerek ve doğru anda filizlenerek şunu ilan eder: Ben başıboş değilim. Beni yöneten, bana vakit tayin eden, bana ne zaman büyüyeceğimi bildiren sonsuz ilim ve hikmet sahibi bir Rabbim var. Evet, toprağın altındaki bu küçük tohum bile, Allah’ın ilmini, iradesini ve kudretini güneş gibi göstermektedir.