Pazartesi, Haziran 15
Ana Sayfa » Ehl-i Sünnet İtikadı » Ölülerin ardından Kur'an okunur mu?

6- Bir ağacın tesbihi dahi ölüye fayda sağlıyorsa Kur’an nasıl fayda sağlamaz?

22 kez izlendi
Video bulunamadı.
Bu video için “Video URL (YouTube/Vimeo)” alanına link girmen lazım.
Paylaş:

Bu dersimizde, İbni Abbas Hazretlerinden nakledilen bir hadis-i şerifin tahlilini yapacağız. Hadis-i şerif şöyledir:

مَرَّ النبيُّ صَلَّى اللهُ عليه وسلَّمَ بقَبْرَيْنِ فَقالَ إنَّهُما لَيُعَذَّبَانِ وما يُعَذَّبَانِ في كَبِيرٍ أمَّا أحَدُهُما فَكانَ لا يَسْتَتِرُ مِنَ البَوْلِ وأَمَّا الآخَرُ فَكانَ يَمْشِي بالنَّمِيمَةِ ثُمَّ أخَذَ جَرِيدَةً رَطْبَةً فَشَقَّهَا نِصْفَيْنِ فَغَرَزَ في كُلِّ قَبْرٍ واحِدَةً قالوا يا رَسولَ اللَّهِ لِمَ فَعَلْتَ هذا قالَ لَعَلَّهُ يُخَفِّفُ عنْهما ما لَمْ يَيْبَسَا

Resulullah (a.s.m.) iki kabre uğradı ve şöyle dedi:

— Şüphesiz bunlar azap olunuyorlar. Büyük bir günahtan dolayı da azap olunmuyorlar. Onlardan biri idrarından sakınmaz, diğeri ise söz taşırdı.

Sonra Resulullah (a.s.m.) yaş bir hurma fidanı istedi. Sonra çubuğu ikiye bölerek, bir parçasını birinin, diğer parçasını da diğerinin üzerine dikti.

Sahabeler sordular: Ya Resulallah! Niçin böyle yaptın?

 Resulullah (a.s.m.) şöyle buyurdu: Bunlar kurumadığı müddetçe azapları hafifletilir. (Buharî, Vudu, 55; Müslim, Tahâret, 34; Ebû Dâvûd, Tahâret, 11; Tirmizî, Tahâret, 53; Nesâî, Tahâret, 27)

Bu hadisin delaleti çelik gibi açıktır: Peygamberimiz, kabir azabını ağacın tesbihiyle hafifletmiştir!

Hadisin meselemize bakan cihetini izah etmeden önce şu izahı yapalım:

Yerde ve gökte ne varsa hepsi Allah’ı hamd ile tesbih eder. Bu hakikat birçok Kur’an ayetinde beyan buyrulmuştur.

تُسَبِّحُ لَهُ السَّمَاوَاتُ السَّبْعُ وَالأَرْضُ وَمَنْ فِيهِنَّ وَإِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ وَلكِنْ لاَ تَفْقَهُونَ تَسْبِيحَهُمْ

Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar Allah’ı tesbih eder. Allah’ı hamd ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat siz onların tesbihlerini anlayamazsınız. (İsra 44)

Bu manada Kur’an’da daha birçok ayet vardır. Bizler bu ayetlere imanla biliriz ki her şey; küçük olsun büyük olsun, yerdeki taş, gökteki yıldız, denizdeki balık, dağ, ağaç, hepsi Allah’ı hamd ile tesbih eder. İdraki olmasa bile, yaratılışı gereği Allah’ı zikreder.

İşte Peygamberimizin kabirlerin üstüne diktiği ağaçlar da şuursuz tesbih yapar ve bu tesbihin bereketiyle kabirde yatanların azabı hafifler.

Şimdi şunu bir düşünün:

Ağaç ki bu tesbihi iradesiyle yapmıyor, ona ilham olunuyor. Şuuru ve ilmi yok ki yaptığı tesbihten haberi olsun. Nasıl ki saat zamanı gösterir ama zamandan haberi yoktur. Aynen bunun gibi, cansız varlıklar ve nebatat da Allah’ı tesbih ederler ama bu tesbihten haberleri yoktur. Buna rağmen, onların tesbihinin, altlarında yatan ölüye faydası vardır. Faydası vardır ki Peygamber Efendimiz (a.s.m.) kabirlerin üzerine ağaç dikmiş ve: “Bunlar kurumadığı müddetçe azapları hafifletilir.” buyurmuş.

Şimdi Selefilere sorumuz şu:

— İnsan ağaçtan daha mı kıymetsiz? İnsan ki yeryüzünde Allah’ın halifesi, mahlukatının müdebbiri, hitabının muhatabı ve Allah’ın en nazdar misafiridir. Bu insanın Allah katında ağaç kadar bir kıymeti yok mudur? Ağacın tesbihi kabirde azabı hafifletiyorsa,  yeryüzünde Allah’ın halifesi olan insanın Kur’an’ın okunması kat kat daha fazla hafifletmez mi?!

Ağaç şuursuzca tesbih ediyor ve onun tesbihiyle kabirde yatanın azabı hafifliyor.

— Acaba Kur’an’ın o ağacın tesbihi kadar bir tesiri yok mu? O Kur’an ki Allah’ın hitabıdır, ezelî kelamıdır, ins ve cinne karşı burhanıdır. Şu Kur’an’ın ağacın tesbihi kadar kıymeti yok mudur? Ağacın tesbihiyle hasıl olan bereket ve rahmet Kur’an okumakla nasıl hasıl olmaz?   Ağaç tesbih ediyor ve ölüye faydası oluyor da…  Allah’ın kelamı olan Kur’an okununca mı faydası olmuyor?

Hem şunu nasıl iddia edersiniz:

Bir ağacın tesbininin ölüye faydası olsun lakin insan gibi en kıymetli bir varlığın Kur’an gibi en kıymetli kelamı okumasının ölüye bir faydası olmasın. Ağacın şuursuz tesbihiyle bir bereket ve rahmet kabre insin ama Kur’an’ın okunmasıyla böyle bir bereket ve rahmet oluşmasın.

Bu hiç mümkün müdür? Eğer mümkün değildir derseniz -ki mümkün değildir- o zaman kabrin başında Kur’an okumanın caiz olduğunu kabul etmek zorundasınız. Elhamdülillah, biz kabul ettik ve iman ettik.  Biz Kur’an’ın, taşların tesbihinden daha aziz, ağaçların zikrinden daha kıymetli olduğuna iman ettik! Elhamdülillah, biz Kur’an’la ölülerimize rahmet diliyoruz, Selefi taassubu ile ilahi rahmeti reddetmiyoruz! Allah’ım! Kalbimize Kur’an’ın değerini, rahmetini ve bereketini idrak ettir.
Kur’an’ın şifasını bereketini feyzini inkâr eden gafillerden bizi uzak tut. Âmin!