İbadet, kulun Rabbine yönelişidir; fakat tefekkür, o yönelişin idrakle dolmasıdır. Zira düşünmeden yapılan ibadet, bir hareketten ibaret kalabilir; ama tefekkür, o hareketin içine ruh, şuur ve derinlik kazandırır. Bu yüzden âlimler, tefekkürün bazı yönlerden nafile ibadetten daha üstün olduğunu ifade etmişlerdir.
1- Tefekkür Allah’a ulaştırır
Tefekkür, insanı doğrudan doğruya Allah’a götürür. Varlıkta tecelli eden isimleri gösterir, kalbi Hakk’a bağlar. İbadet ise çoğu zaman sevap kazandırır. Elbette Allah’a ulaştıran, sadece sevaba ulaştırandan daha kıymetlidir.
2- Tefekkür kalbin amelidir
Tefekkür kalbin işidir; ibadet ise çoğu zaman azaların hareketidir. Kalp ise insanın en şerefli merkezidir. Bu yüzden kalbin ameli, bedenin amelinden daha derin ve daha değerlidir
3- Neticesi marifet ve muhabbettir
Tefekkürün meyvesi marifetullahtır. Marifetten de muhabbetullah doğar. İnsan Rabbini tanıdıkça sever, sevdikçe yaklaşır. İbadet ise tek başına her zaman bu derinliğe ulaştırmayabilir.
O hâlde insanı marifet ve muhabbetullaha götüren bir amel, götürmeyen bir amelden daha üstündür.